Güven Duygusu Yaratmak. Prof. Dr. Acar Baltaş | 26 Mart 2014 | Makaleler | 12 yorum. Güven, açıklık ve dürüstlük, bir çalışma ortamında işbirliğinin ne ölçüde gerçekleşeceğini belirler. Güven duygusu, sağlıklı bir ekip çalışmasının temelini oluşturur. Bugüne kadar yaptığımız “Ekip Oluşturma ve Geliştirme Saygılıinsan kendini bilen insandır. Başkalarına karşı dürüst davranan, güzel ahlaklı olan, güler yüzlü, yardımsever, başkalarının arkasından atıp tutmaktan zevk almayan, sabırlı, güvenilir, paylaşımcı, insanlara değer veren, davranışlarına dikkat eden kimselerdir. Saygının olduğu yerde sevgi de güneş gibi 3 Sınıf Türkçe Güvenilir bir insan nasıl davranır? konusu kısaca hakkında bilgileri ele alacağız. Cevap : Güvenilir bir insan her zaman adaletli, dürüst, çalışkan ve insanlara sözleri ve davranışlarıyla birlikte güven veren bir kişidir. Söz verdiği zaman her zaman tutar. İnsanlara güzel ve doğru sözler söyler. Çoğu insan onlara yardım edebilecek insanlara gerçekten iyi davranır. Birisini gerçekten tanımak istiyorsanız, kendisine hiç faydası dokunmayacak bir kişiye nasıl davrandığına bakın. Birerkekle olan ilişki er ya da geç durma noktasına gelebilir. Bir kadın endişelenmeye ve düşünmeye başlar: Bana nasıl davranır, gerçekten benimle bir aile kurmak ister mi, benim hakkımda ne düşünüyor? Tabii ki, yardım için profesyonel bir falcıya başvurabilirsiniz, ancak o ücretsiz bir tahmin yapmayacaktır. Dürüstinsanlar gerçek, hakiki ve samimidirler. Dürüst insanların içi dışı birdir. Ne yazık ki bu bulunması zor bir niteliktir. Problem şu ki bütün insan etkileşimleri görecelidir. Diğerlerini kendi öznel lenslerimizle algılarız. Dürüst ve güvenilir olmak ender bulunan bir niteliktir. Sahte hevesler, medya abartmaları InkNar. 3. Sınıf Türkçe Güvenilir bir insan nasıl davranır? konusu kısaca hakkında bilgileri ele alacağız. Cevap Güvenilir bir insan her zaman adaletli, dürüst, çalışkan ve insanlara sözleri ve davranışlarıyla birlikte güven veren bir kişidir. Söz verdiği zaman her zaman tutar. İnsanlara güzel ve doğru sözler söyler. Adaletlidir ve adaletsizliğin karşısında dimdik duran kişidir. Güvenilir bir insan nasıl davranır?Konusu Hakkında Soru Sormak İster Misiniz ? Yorum ve Düşüncelerinizin Bizim İçin Ne Kadar Değerli Olduğunu Biliyor Musunuz ? Destek ve Yorumlarınız için Tıklayınız... Güvenilir bir insan her zaman adaleti ve adil olmayabilir birbirine karşı yalan söylemez emanet edildiği sana emanetleri ihanet etmez bir arkadaş sırrını paylaştığın zaman sana ihanet etmez. Güvenilir bir insan her zaman adaletli ve dürüsttür arkadaşlarını asla yalan söylemez yalan elbette ki güven duygusunu sarstığı için güvenilir bir arkadaş her zaman sözünde durmayı Bir Cevap bölümünü boş bırakabilirsiniz. Önceki Ders Kitabı Sayfa Cevapları Bir söz verdiğimizde nasıl davranmalıyız? Bir Sonraki Sayfa Cevapları KonusuUyandıktan sonra gün içerisinde neler yaptığımızı, hangi sorumluluklarımızı yerine getirdiğimizi aşağıdaki saatlere göre yazalım. » Bu yazıda “Güvenilir bir insan olarak bilinmek sizce neden önemlidir?” sorusunu cevapladık. Toplumda güvenilir bin insan olmak çok önemlidir. Güvenilir bir insan olarak bilinmek şu sebeplerden dolayı çok önemlidir;Güvenilir bir insan olmak önemlidir çünkü,İnsanlar güvenilir insana saygı duyar, sözlerini dinlerlerGüvenilir insan kimseye zarar vermezİnsanları yanlış yollara götürmezİnsanların iyiliği için çalışırGüvenilir bir insana sorunları çözmek için gönül rahatlığı ile danışılır,Güvenilir insan toplumu yönlendirebilir, topluma iyi ve kötü olanı söyleyebilir, bu yüzden güvenilir bir insan olmak olmayan bir kişinin sözleri dinlenmez, saygı duyulmaz toplum dışında kalır. Güven8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ KİTABI CEVAPLARI Kendinizi güvenilir biri olarak görüyor musunuz? Verdiğiniz sözlerde duruyor, içinizin dışınızın bir olduğunu düşünüyor musunuz? Peki, kendiniz hakkındaki bu düşüncelerinizin başkaları tarafından da onaylanacağını söyleyebilir misiniz? Yani diyorum ki, birileri yakınlarınıza sizin ne kadar güvenilir biri olduğunuzu sorsa, alacağı cevaplar nasıl olur, bunu tahmin edebilir misiniz? Evet, güvenilir olmak hiç şüphesiz hayatın her alanında kişiye artı değer katıyor. İnsanlar hem iş hem de özel hayatlarında güvenilir insanlarla ilişki kurmak, sözünün eri kişilerle yakınlaşmak istiyor. Özellikle de kimsenin kimseye sırtını dönemediği şu zamanda. Sahte yüzlerle gerçeklerinin birbirinden ayrılamadığı, kimin doğru kimin yalan söylediğinin anlaşılamadığı şu gelişmiş medeniyet çağında. Dürüst gibi görünen kişilerin sahtekar, sahtekar izlenimi verenlerin ise dünyanın en güvenilir kişisi çıkabildiği zamanımızda, güvenilirlik gerçekten mumla aranır bir nitelik haline geldi. İnsanlar aldatılmaya o kadar alıştı ki, her taşın altında bir şey aramak artık bir nevi önlem gibi oldu. Birbirine kazık atan ortaklar, yıllarca aynı yastığa baş koyduktan sonra hiç beklenmeyecek hatalar yapan eşler, anne babasını kandıran çocuklar, kardeş yerine koyulan ama bunu hiç hak etmeyen dostlar ve kim bilir daha neler… Güvenilirlik! Evet, çağımızın mumla aranan özelliklerinden bir tanesi! Peki, ama bu bir kişilik özelliği midir yoksa başka bir şey mi? Yani bazıları güvenilir doğarken diğerleri bu özellikten mahrum bırakılmış olarak mı dünyaya geliyor? Tabii ki hayır. Aslına bakarsanız, güvenilirlik bir kişilik özelliği falan da değil. Bu kavram insanın kişilik özellikleri ile yaşadıklarının ortak bir sonucu. Mesela; parası olmayan bir kişi borcunu zamanında ödeme konusunda daha az güvenilir, maddi durumu iyi olan biri ise bu konuda daha çok güvenilir olacaktır. Elbette, tam tersi de olabilir ancak genelleme yapıldığında varılacak sonuç aynı olur. İşte burada kişinin güvenilir olacağını belirleyen şey, hem sahip olduğu özellikler hem de yaşayış tarzıdır. Ama bu ikisini şekillendirecek kişi de biz olduğumuz için güvenilirlik bir anlamda kişilik özelliği diyebiliriz. Ta ki yaşamımız bizi dürüstlükten ödün verecek raddeye getirene kadar! Ama biz bugün bunu değil de normal olan durumu konuşacağız. Yani güvenilir insanların kişilik özelliklerinden bahsedeceğiz. Gerçi hepimiz bunların farkındayız ama etrafımızdaki kişileri seçerken bildiklerimizi hatırlamanın bizim için faydalı olacağını düşünüyorum. Şayet aynı fikirdeysek, buyurun emin kişilerin özellikleri neymiş, hemen incelemeye başlayalım. Dedikodu Yapmazlar! Siz hiç dedikodu yapan biri hakkında “ne kadar da güvenilir” dendiğini duydunuz mu? Tabii ki hayır! Çünkü kimse birilerinin arkasından konuşan kişilerin güvenilir olduğunu düşünmez. Bu nedenle etrafınızdaki insanlar hakkında güvenilir güvenilmez ayrımı yaparken onların dedikodu yapıp yapmadığını düşünmelisiniz. Eğer birisi yanınızda aşikarca dedikodu yapıyorsa sevmediğiniz biri hakkında olsa bile ona karşı şüpheyle yaklaşmalısınız. Zira bugün bir başkası hakkında sizin yanınızda dedikodu yapa kişi yarın da bir başkasına sizin dedikodunuzu yapabilir. Bu gerçeğin farkında olun ve ne başkalarının arkasından konuşun ne de başkalarının arkasından konuşan kişilerle yakın ilişkiler kurun. Başkalarına Göre Değiştirdikleri Maskeleri Yoktur! Güvenilir insanlar, kendileri gibi görünmekten çekinmeler. Nasıl bir ortama girdikleri onların hal ve hareketlerinde bir değişikliğe neden olmaz. Hani sözüm ona, bukalemun gibi ortamdan ortama renk değiştiren kişiler arasında değildir onlar. Karakter özelliklerinden hiçbir şekilde taviz vermezler. Birileri tarafından kabul edilebilmek için görüşlerini değiştirmez, kendilerini dışarıya farklı biriymiş gibi yansıtmaya çalışmazlar. Çağımızın en tehlikeli insanlarının yaptığı gibi bir yerde ayrı başka bir yerde ayrı biri olup çıkmazlar. Çünkü onlar kendilerini bilir ve sonunda kaybedeceklerini anlasalar bile yine de oldukları gibi görünmekten vazgeçmezler. Hatalarını Kabul Ederler! Sorumluluk bilinci gelişmiş olan güvenilir insanların bir diğer özelliği de hatalarını kabul etmeleridir. Yaptıkları yanlışları inkar etmek ya da bahaneler üretmek yerine “benim hatamdı” demeyi bilen bu kişiler, öz güvenleriyle de dikkat çekerler. Güvenilmez kişilerin yaptığı gibi suçu başkasının üzerine atma ya da “yaptım ama benim yüzümden değildi” gibi bahaneler üretmenin ne kadar yanlış olduğunu bilirler. İşte tüm bu nedenlerden dolayı da bir hataları varsa onu açıkça dile getirmekten çekinmezler. Çıkarları Uğruna Prensiplerinden Vazgeçmezler! İş ya da özel hayatta menfaatleri doğrultusunda hareket eden insanları bilirsiniz, değil mi? Nasıl bilmeyeceksiniz ki? Etrafımızda bu tür insanlardan o kadar çok var ki! Çıkarları uğruna görüşlerini değiştiren, nerede menfaati varsa orada olan, nereden en çok kazanç elde edecekse yönünü o tarafa doğru çeviren o kadar çok insan var ki! Nasıl bilmeyeceksiniz! İşte güvenilir insanların bir diğer dikkat çekici özelliği de bu. Onlar birine bir söz verdikleri ya da biriyle bir bağ kurdukları zaman, asla ama asla ona sırt çevirmezler. Çok fazla çıkar elde edeceğini bilseler bile, sözünden dönmez, birlikte yola çıktıkları kişiyi arkada bırakma gibi büyük bir yanlış yapmazlar. Zira onlar için asıl önemli olan şey çıkarlar değil bundan çok daha kıymetli olan manevi değerlerdir. Açık Sözlülükleriyle Dikkat Çekerler! Açık sözlülükleri çoğu zaman başlarına dert açsa da yine de bu özelliklerinden vazgeçmezler. Evet, bu takdir edilesi nitelikleri yüzünden sık sık problem yaşan güvenilir insanlar “doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar” atasözünün canlı örnekleridir de diyebiliriz. Çünkü hepimizin bildiği gibi bu devirde doğru olanı söylemek ve onu savunmak kişinin başına çoğunlukla dert açıyor. İşte bu nedenle de güvenilir kişiler aynı zamanda haklıyken haksız konuma düşme durumunu sıklıkla yaşayan kişiler de oluyor. Ama neyse ki, güvenilir insanlar yaşadıkları sorunlardan yılmıyor ve düşüncelerini açık sözlülükle ifade etmeye devam ediyorlar. Zaten susmak isteseler bile sahip oldukları özellikler onların üç maymunu oynamalarına izin vermiyor. Güven Konusunda Sorun Yaşamazlar! Aslına bakarsanız, bu dünyada başkaları tarafından en çok aldatılan kişilerdir güvenilir olanlar. Çünkü onlar herkesi kendileri gibi düşünür ve akıllanana kadar pek çok kez hata yaparlar. Yani aşırı doz empatiden dolayı sıklıkla kendilerine zarar verirler. Her defasında değil belki ama en az birkaç kez kandırılmanın ne demek olduğunu anlarlar. Çünkü onlar diğerleri gibi insanlara karşı güven sorunu yaşamazlar. Yeni tanıştıkları birine ellerini uzatırken tedirgin davranmaz, “ya başıma bir şey gelirse” gibi düşünceler içine girmezler. Aslında bütün insanların yapması gerektiğini yaparlar ama insanın çiğ süt emmiş olduğu gerçeğini de unuturlar. Ama yine de bu yaklaşımlarıyla insanlara güvenme konusunda paranoya yapan insanlara göre çok daha kazançlı çıkarlar. Sadece Tutabilecekleri Sözler Verirler! Güvenilir kişilerin dikkat çekici özelliklerinden bir diğeri de hiç şüphesiz verdikleri sözlerde durmaları. Aslına bakarsanız, onların bu konudaki başarı nedenleri sadece tutabilecekleri sözler vermeleri de denilebilir. Yani güvenilir kişiler tutamayacakları sözler vermeyerek, başkalarının karşısında mahcup duruma düşmüyorlar. Kendilerini tanıdıkları için ne yapıp ne yapamayacaklarını biliyor, insanların onları “sözünde durmayan kişi” olarak tanımlamasındansa “katı kuralları olan, yardımsever olmayan ya da bencil” gibi yaftalarla etiketlemelerini tercih ediyorlar. Zira onlar neyi ne için yaptıklarını biliyor, açıkçası başkalarının onlar hakkında ne söylediğini de pek umursamıyorlar. Söz verip de tutmayan ama sözde iyi kalpli olan kişiler gibi olmak yerine gerçekçi sözler veriyor ve bir söz verdikleri zamanda ne olursa olsun arkasında duruyorlar. Çünkü onlar etrafımızdaki sayısız insanın yaptığı gibi boş yere söz vermenin kişinin kendisine yapacağı en büyük kötülüklerden biri olduğunun açıkça farkındalar. GÜVENLİ/SALDIRGAN DAVRANIŞ TESTİ Sayın cevaplayıcı aşağıda bazı cümleler verilmektedir. Lütfen hepsini dikkatle okuyup 0’dan 4’e kadar puanlayınız. 0 Hiçbir zaman böyle davranmam, 1 Genellikle böyle davranmam, 2 Bazen böyle davranırım, 3 Genellikle böyle davranırım, 4 Her zaman böyle davranırım. Verdiğiniz puanları aşağıdaki davranış belirleme çalışması puanlama formuna yazınız. Her bir kategorideki puanları toplayarak çizelgeden en yüksek çıkan davranış kalıbınızı belirleyiniz. Davranış kalıbınızın açıklamasını aşağıdan okuyabilirsiniz. Başkalarına hayır diyebilme hakkına sahip olduğuma inanırım. Birlikte çalıştığım insanların çoğundan daha üstün olduğumu hissederim. Kızgın olduğum zaman duygularımı kendime saklarım. Haklarım çiğnendiğinde, bu durumu düzeltecek kurnazca, fakat emin bir yol bulurum. Karşımdaki kişilerle göz ilişkisi kurmada zorluk çekmem. Kendileriyle aynı fikirde olmadığım zaman, karşımdaki kişilerin bunu bilmesini çağlarım. Başkaları canımı sıktığında, bir şey söylemem, fakat bunu hareketlerimle belli ederim. Gizlice araştırmalar yaparak, başkalarını kontrol etmeyi severim. Öğrenmeyi umduğum bazı şeylerin nasıl yapılacağını bilmediğim gerçeği, beni ürkütüyor. Karşımdaki kişiler vaatlerini yerine getirmediklerinde, bu durumun beni üzdüğünü onlara anlatmada güçlük çekerim. Kendimi ihtiyaç duyulan bir kişi olarak değerlendiririm. Karşımdaki kişiler kaba ve saygısız davranırsa ben de öyle davranım. Başkalarına kızgınlığımı ifade ettiğim zaman, bunu en uygun davranış olduğu için yapmışımdır. Önemli olduğunu düşündüğüm bir şeyi elde edersem konuşmaya devam etmem, keserim. Birisi yaptığım işi överse rahatsız olurum. Başkaları benim zaaflarımdan yararlanırsa, sessizce durumu düzeltmeye çalışırım. Gerektiği zaman yardım istemekte sakınca görmem. Elimde sağlam kanıtlarım olduğunda başkalarını suçlamakta tereddüt etmem. Başkalarının gözünde popüler olmamı sağlayacak şekilde davranmaya çalışırım. Başkaları ile uyuşmadığımı açıkça belli etmem, fakat onlar daima bunu biliyor görünür. Eğer yöneticimle uyuşamıyorsam istediği şeyleri yapmamanın bir yolunu bulurum. Kendi gereksinimlerimi öncelikle düşünürüm. Bir konuda titizliğimi belirtmek için, iğneleyici sözler kullanırım. Diğer insanların isteklerine uyma zorunluluğunu hissederim. Kızgınlığımı farklı yüz ifadeleri ile belli ederim. Bilinmedik bir çevrede rahatsızlık duyarım. Konuşmalarımda etkiyi arttırmak için, jestler yaparım. Duygularımı, dürüstçe ve açık olarak belirtirim. Bir kimseden hoşlanmamışsam bunu ona açıkça değil, dolaylı yoldan ima ederim. Başkalarına, üzerilerine düşen görevi yapıp yapmadıklarını sorduğumda suçluluk duyarım. Her durumu kontrol altında tutmayı severim. Başkalarının da benimle aynı haklara sahip olduklarına inanırım. Birine kızdığım zaman, ona karşı sessiz kalırım. Birisi bana kızdığında bende ona kızarım. Yapılmamasını tercih ettiğim bir şeyde bile başkalarına hoşgörülü davranırım. Başkalarını kontrol etmede dolaylı mesajları tercih ederim, doğrudan mesajları kullanmam. İnsanların hislerini zedeleyecek şeyleri dosdoğru söylemeyi sevmem. Mantıklı bir bilgi bulduğumda, yanlış yaptığıma inandığım şeyleri düzeltme kararı veririm. Başkalarının saygısını kazanmak için, onlara güçlü yönlerinizi göstermeniz gerektiğine inanırım. Mantıklı olarak düzenlenmiş tartışmaları kazandığımda, bu durumun diğerleri ile olan ilişkilerimi bozacağı endişesi taşımam. DAVRANIŞ BELİRLEME ÇALIŞMASI PUANLAMA FORMU GÜVENLİ DAVRANIŞ PASİF DAVRANIŞ GİZLİ SALDIRGAN DAVRANIŞ AÇIK SALDIRGAN DAVRANIŞ 1 3 4 2 5 9 7 11 6 10 8 12 13 15 16 14 17 19 20 18 22 24 21 23 28 26 25 27 32 30 29 31 38 35 33 34 40 37 36 39 GÜVENLİ DAVRANIŞ PASİF DAVRANIŞ GİZLİ SALDIRGAN DAVRANIŞ AÇIK SALDIRGAN DAVRANIŞ Çok Yüksek 40-37 40-26 40-25 40-28 Yüksek 36-32 25-21 24-19 27-22 Orta 31-27 20-15 18-13 21-17 Düşük 26-21 14-9 12-6 16-11 Çok Düşük 20-0 8-0 5-0 10-0 AÇIK SALDIRGANLIK Açık saldırganlık davranışında kişi bireysel olarak çalışmalarda oldukça açık kalpli ve samimi davranır ancak başkalarının düşünce ve duygularına saygısı ve hoş görüsü azdır. Bu davranış, despot, itici, ben-merkezci egoist olarak tanımlanabilir. Açık saldırgan davranış içinde bulunan kişi küfürbaz, tehditkar ve otoriter eğilimli olabilir. Bu tarz davranışlar gösteren kişilerin en önemli jesti kızgınlık anında parmağını, karşısındakilere doğru uzatmasıdır. GİZLİ SALDIRGANLIK Bu davranışta kişi, ne kendini motive etmekte, ne de başkalarının hakkına saygılı olmakta, samimi ve içten davranmaktadır. Gizli saldırganlık davranışı gösteren kişi tepkilerini ve hislerini ortaya koymada kurnazca ve açık olmayan yollar bulur. Açık saldırganlıkla, arasındaki fark, yalnızca açıklıktadır. Birincisi, davranışını açıkça ortaya koyarken ikincisi ise sinsice ve çok daha yıkıcı davranır. PASİF DAVRANIŞ Pasif davranış içinde bulunan kişiler kendi gereksinimlerinden ve hislerinden çok, başkalarının gereksinimlerine ve hislerine göre davranırlar. Kendilerine olan saygıları azdır. Kızgınlıklarını ve diğer hislerini, açığa vurmazlar başkalarının duyguları kendi duygularından daha önemlidir. Başkalarının haklarına kendi haklarından daha fazla saygılıdırlar. GÜVENLİ DAVRANIŞ Güvenli kişi başkalarının hakları konusunda hem açık hem de saygılıdır. Kendine olan saygısı yüksektir ve iletişim kurma yoluyla düşünce ve hislerini aktarırken, başkalarının haklarını çiğnememeye özen gösterir. Peşin hükümlü davranmaz, aynı zamanda da başkalarının yargıcı olmayı istemez. Güvenli kişinin davranışları ölçülüdür. Kendini açıkça ortaya koymaktan kaçınmaz, eleştiriye açıktır. Yaşaması için derinden bir nefes alması gerekir ki, bu esnada acı hisseder. O sırada duyduğu korku, hayatının ilk korkusudur. İnsanda doğuştan güven duygusu arayışı vardır. Çocuk doğduğu zaman ilk olarak güvenli bir sığınak arar. Annesinin karnında her ihtiyacı karşılanır, bütün istekleri giderilirken; doğduğunda birdenbire soğuk havaya maruz kalır. Yaşaması için derinden bir nefes alması gerekir ki, bu esnada acı hisseder. O sırada duyduğu korku, hayatının ilk korkusudur. Korku, çocuğun küçük dünyasında güven de değilim’ tepkisi oluşturur. Bunun için çocuk, kendisine güven veren şeye bağlanma eğilimine girer. Çocuğa güven veren kişi, annesi ya da bakımını yapan kişidir. Böylece anneyle/bakımı üstlenen kişiyle bebek arasında sevgi bağı oluşur. Çocuğu annesinin kokusu bile çekmeye başlar. Mesela, ağlayan çocuğun yanında annesi yoksa, annesine ait bir giysinin koklatılması çocuğu hemen teskin eder. Çocuk, temel güven duygusu oluştukça bireyselleşir. Kendi kişiliğini kazanmaya başlar. Eğer anne babanın çocuğa davranışları tatlı bir disiplin de doğurursa çocukta güven oluşur. Yetiştirilmesi esnasında iyi olduğu konularda desteklenen kişi, o konuda ustalaşır. Çünkü çocuğun özgüven sahibi olmasında “ben yaptım” demesi, zafer duygusu yaşaması çok önemlidir. Yüreklendirilen çocuk yetenekli olduğu bir konuda ustalaşabilir. Eğer anne çocukla ilgilenmez, uzak durursa çocuk kendisini yalnız hisseder. İstediği şeyi başarsa dahi yalnızlıktan kaynaklanan bir korku hissedebilir. İdeal olan çocuğu cesaretlendirip, gerisini kendisinin başarmasını sağlamaktır. Bunu başarabilen anneler kendine güveni tam evlatlar yetiştirebilirler. Batılılar, kendi başına yaşamayı başarması için, 15 yaşından sonra çocuklarını serbest bırakırlar. Fakat pek çok çocuk bu esnada kötülüklere kurban gidebilir. Çünkü bütünüyle özgür bırakılan çocuklar içerisinde, tahammül gücü zayıf, mücadele etmekten uzak, korkak gençler de olabiliyor. Güvenin zıddı olan korku, insan hayatındaki en önemli duygulardan birisidir. Nasıl ki fiziksel bütünlüğü bozulan, yaralanan insan ağrı hissederse; psikolojik bütünlüğü zedelenmiş kişi de korku duyar. Biyolojik sağlığın gerekliliği tedavi ve ilaç arayışına girmekse, ruhsal sağlığın teminatı da güvende olmaktır. İnsan kendini güvende hissettiği zaman her şeyin kontrol altında olduğunu düşünür. Bu sebeple kontrol duygusu, güven duygusu ile bağlantılıdır. Kişinin, hayatı üzerindeki denetimini sağlayan güven, korkuyla aşağıya, sevgiyle yukarıya çekilir. Güvene, insanın kendini keşfetmesine yönelik içgüdüsel ilgi’ de diyebiliriz. Güvenli kimseler, kendileri oldukları için sevilirler. Mesela, çocuğumuza ders başarısından ziyade şahsi özellikleri sebebiyle sevildiği hissini yaşatabiliyorsak, ona rahatlıkla temel güven duygusunu kazandırabiliriz. Bu anlamda çocuk iyi şeyler yaptığında kendisine duyulan sevginin artacağını bilmelidir. Çocukları olumlu davranışlara yönelten bir diğer kural da; onlara varlıklarına önem verildiğini, özlendiklerini hissettirmektir. Bu çocuğun en büyük psikolojik ihtiyaçlarından biri olduğu halde, Sosyal Darwinizm bu ihtiyacı baltalamıştır. Darwin’den sonra Batı kültüründe anne ile çocuk arasında savaş başlar ve bu savaşı anne kazanmalıdır. Şimdilerde bu tezin çocuktaki temel güven duygusunu zedelediği için- yanlış olduğu anlaşılmıştır. Çünkü bu ve benzer görüşler, ailede ve toplumda güveni zayıflatır. Oysa güven ve disiplin yan yana yürümelidir. Eğer ailede ve toplumda güce dayalı bir disiplin hâkimse güven duygusu zayıflar. Aklı referans alan bir disiplin anlayışı, güvenin artmasına katkıda bulunur. Bunun için, son derece duygusal bir tepki olarak, çocuklarının her dediğine evet’ demek de, katı disiplin anlayışının devamı olarak çocuklara aşırı baskı uygulamak da onların gelişimi bakımından sakıncalıdır. GÜVEN DUYGUSUNU NELER ARTIRIR? Güven duygusunu artıran unsurlar, olumlu pekiştirmelerdir. İnsanın kendine olan güveniyle başkalarına duyduğu güven farklıdır. Özgüveni geliştirmenin yolu, insanın şahsi özellikleriyle ilgili farkındalığını sağlamasından ve ümidini hiçbir şartta kaybetmemesinden geçer. Ego ideali oluşmuş birisinin olumlu yönlerini artırması için ümide çabanın eşlik etmesi gerekir. Kabiliyetlerini geliştirilmesi, güvene katkıda bulunur. GÜVEN DUYGUSU NEDEN ZARAR GÖRÜR? Güvene zarar veren şeyler iç ve dış tehlikelerdir. Mesela, bir ülkenin güvenlik değerlendirmesi yapılırken tehdit algılamasına bakılır. İnsan da böyledir Emniyette olduğunu anlamak için muhtemel tehlikeleri gözden geçirir. İnsanın kendini güvende hissetmesinin en kolay yolu da, dost düşman ayırımının doğru ve akılcı şekilde yapılmasıdır. Mesela, paranoid kişilerin psikolojik dinamiklerinde başkalarına kötülük yapma, diğer insanların malına el koyma, etraflarındaki kimseler üzerinde kontrol kurma isteği gibi olumsuz duygular vardır. Ancak bu kişilerde aynı zamanda ego kabarması da olduğu için söz konusu duyguları kendilerine mal etmezler. Bu hislerinden utandıkları için durumu reddeder, “Ben iyi bir insanım” der ve düşündüklerini başkalarına yansıtırlar. Yansıtma mekanizmasını kullandıklarından yakınlarını kendilerine düşman gibi görürler. Onlardan zarar görecekleri endişesiyle, devamlı o kişilerle ilgili güven sorgulamasına gider ve şüpheli kategorisine birini daha eklerler. Dostuyla düşmanını ayırt edemeyenler, içlerinde düşmanlık duyguları yoğun olan kişilerdir. Kötülük düşünen birisi, başkalarından da aynı şeyi bekler. ÖNYARGI VE KIYAS GÜVENİ ZAYIFLATIR Doğru şekilde güven oluşturmak için, gerçekçi tehdit algılamaları yapmakta yarar vardır. Eğer insan kendi artı ve eksilerini görüyor, önyargılarının farkına varıyor, yani kendini tanıyorsa; başkasından gelebilecek tehlikeleri daha doğru analiz edebilir. Mesela, “Bu kişi bana kötü bakıyor gibi geldi, ama belki de yanılıyor olabilirim” diye düşünür. Şüphelendiği kişiyle ilgili bilgi topladıktan sonra bir kanaate varır. Önyargı, ilk izlenimle karar vermek gibi aceleci tutumlar güveni azaltırken, diyalog artırır. Önyargı, doğru sorgulamanın önündeki en büyük engel olduğundan insanı yanlış hükme götürür ve neticede hatalı karar vermeye sebep olur. Bu da kişiye gerçeklerden uzak adımlar attırır. Güveni zayıflatan şeylerden birisi de kıyaslamadır. İnsanda temel güven duygusunun oluşması için kendisine, “Dünya emin bir yer mi?” sorusunu sorması ve buna olumlu cevap bulması gerekir. İnsanın güveni zayıfladıkça depresyon gelişir. Kendini tehdit altında hisseden kişi, hayata bağlanmakta güçlük çeker. Cesur adımlar atamaz ve riske giremez. Özgüven bu sebeple önemlidir. Yayınlanma Tarihi 17 Temmuz 2021 Cumartesi, 2000 Güncelleme Tarihi 31 Aralık 2012 Pazartesi, 0759

güvenilir bir insan nasıl davranır