tArY. Rüyada birinin insan eti yediğini görmek kendisini mutsuz edeceğine, herkesin sevdiği ve saydığı bir kişi olacağına, takdir edilip her konuda destek göreceğine, varolan borçların ödeneceğine, hayırlı ve güzel günler görüleceğine, maddi açıdan çok iyi bir noktaya gelineceğine, sıkıntılı geçen ve zarar edilen bir dönemin biteceğine ve bu sayede sorunların ortadan kalkıp yerini çok başarılı çalışmalara bırakacağına, hayırlı ve güzel olayların yaşanacağına ve huzurlu günler geçirileceğine, yaptığı işlerin günbegün artacağına, etrafındaki kişilere de yardım edeceğine, âlim kimselerden feyz alacağına bu sayede din konusunda insanlara yol gösterecek kadar bilgili hale geleceğine işaret etmektedir. Yaşam koşullarınızı iyileştirmenin yollarını bulmalısınız. Rüyada birinin insan eti yediğini görmek daha sonra yapılan araştırmalar sayesinde bu durumun düzeltilmesi için çaba harcanacağına, mahkemeye taşınmış olan bir konu hakkında olumlu haber alınacağına, iş hayatında çok istenen bir mevkiye terfi alınacağına ve rahata erileceğine yorulur. Rüyada başka birinin insan eti yediğini görmek o kişiyle münakaşaya düşeceğine ve karşı karşıya kalacağı olaylar yaşayacağına, aile bireylerinin birbirleri ile sürekli tartışma içinde olacağına rivayet etmektedir. Rüyada başkalarının insan eti yediğini görmek maddi kayıpların sona ereceğine, sevdiği kişilerden yardım alarak girdiği bir işte kendisini ispat edeceğine alamet etmektedir. Rüyada başkasının insan eti yediğini görmek uzun zamandan beri çok istediği şeylere kısa sürede kavuşacağına, sağlık sorunlarının başgöstereceğine alamet etmektedir. Rüyada insan eti yediğini görmek zaman zaman farklı yerlere tatile ya da iş gezilerine gidileceğine ve huzurlu bir ruh yapısına sahip olunacağına, çok rahat ve huzurlu bir döneme gireceğine delalet etmektedir. Rüyada pişmiş insan eti yediğini görmek bundan büyük kazanımlar elde edeceğine, mutlu olacağına ve güleceğine yorulmaktadır. Rüyada birinin köpek eti yediğini görmek çalışmaların birçok kişi tarafından takdir göreceğine, mal mülk sahibi olunacağına, çok fazla zarara sebep olmayacağına tabir olunur. Rüyada birinin domuz eti yediğini görmek kısa süre içinde işten çıkılacağına, önünü açacağına, huzurunu yerine getireceğine rivayet etmektedir. Rüyanı Sevdiklerinle Paylaş Bu web sitesi, size en iyi deneyimi sunabilmek için çerezler kullanır. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikası Rüyada başkasının insan eti yediğini görmek huzurun ve sükûnetin geleceğine, helal rızka kavuşacağına, ne yapacağına, daha temkinli ve garantici olacağına, hanesine bolluk ve bereket dolacağına, sıkıntılarının biteceğine, kolaylıklara kavuşacağına, can bulacağına, yaşamının tazeleneceğine, kişinin her işte başarılı olacağı güce ve kudrete sahip olacağına, işlerinin yolunda gideceğine, problemlerinin çözüleceğine, hayatına huzurun ve mutluluğun daim olacağına işarettir. Biraz öz hesaplara göz atın. Rüyada insan etini yediğini görmek üzüleceğine ve hatta hastalanacağına, elindeki malların bir hiç uğruna satılacağına delalet eder. Rüyada başkalarının insan eti yediğini görmek ticaret hayatında ya da meslek hayatında sağlam ve sarsılmaz bir yer edineceğine, iş hayatında ya da aile hayatında başı sıkıştığında yardımına koşup destek olacağına rivayet eder. Rüyada başka birinin insan eti yediğini görmek sıkıntı çektiği konularda çok iyi bir sonuca ulaşacağına, kazancının günden güne artacağına, sorunlarının kısa bir süre içinde çözüme kavuşacağına, girdiği işlerin herkes tarafından takip edileceğine, sorun olarak yoluna çıkan şeylerden kurtulacağına işaret eder. Rüyada birinin insan eti yediğini görmek isabetli adımlar atılacağına, aile bireylerinin birbirlerine çok bağlı olacağına işaret eder. Rüyada pişmiş insan eti yediğini görmek kimseye el açmadan yaşayacağına, günahların da affolacağına rivayet etmektedir. Rüyada insan eti yediğini görmek aile içinde bireylerin birbirleri ile uyum, anlayış ve iyi geçim halinde yaşayacaklarına, kişinin de ailesini geçindirmek için zorluk çekmeyeceğine ve onların ihtiyaçlarını kolaylıkla karşılayabileceği oranda geliri olacağına, sıkıntıların ve sorunların son bulacağına ve çok güzel günler görüleceğine yorulmaktadır. Rüyada başkasının insan eti yediğini görmek güvendiği, sevdiği ve inandığı kişilerle karşı karşıya kalacağına, huzurunu, mutluluğunu, ağız tadını ve keyfini yitireceğine, her şeyin güllük gülistanlık hale geleceğine delalet eder. Rüyada ölmüş bir insana yemek yedirmek mutlu ve huzurlu bir hayata sahip olacağına, hanesine bolluk ve bereket dolacağına işarettir. Hayırlı Paylaş, Hayırlı Çıksın Bu web sitesi, size en iyi deneyimi sunabilmek için çerezler kullanır. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikası Rüyada İnsan Eti Görmek Ne Anlama Gelir? isimli rüya tabirini görüntülüyorsunuz. Farklı tabirleri görmek için rüya tabirleri sayfasına insan eti yediğini görmek, mala zenginliğe işaretle yorumlanır denmiştir. Rüyasında bir insanın etin­den yediğini gören kişi, o kişinin malından yiyeceğine işa­ret eder şeklinde yorumlanır demişlerdir. Rüyada bir insanın etini görmek, o insanın gıybetini yapmaya işârettir. Rüyada bir ölünün etini yediğini görmek de, gıybet yapmaya işâret eder. Rüyada bir insanın etini kopardığını ve yediğini görmek, o kimsenin malından yemeye işâret eder. Rüyada bir insanın etini iştahla yediğini ve kopardığı yerden kan aktığını görmek, isteme­den büyük servete nâil olmaya işâret eder. Yine rüyada insan eti görmek, düşmana galip gelmek ile tabir olunur. Bir kimsenin rüyada kendi etinden yediğini görmesi, onun büyük bir servete, sayısız bir mala kavuşacağına işa­ret eder demişlerdir. Rüyada kendi etini yediğini görmek, zina yapmaya da işâret eder. Yine rüyada kendi vücudunun etini yediği­ni görmek, kendi kazancından ve elinin eme­ğiyle meydana getirdiği şeyden yemeye işârettir. Bir kimse rüyada kendi etinin siyah ve gök renkte veya parça parça kesilipyere düştüğünü görse, bu rüya, o kişiye arız olacak şiddetli bir azaba yahut tutulacağı bir hastalığa işârettir. Bir kimse rüyada kendi etini fazla görse, o kimsenin geçimi yoluna girer. Eğer o kimse hasta ise sıhhat bulur. Bir kimse rüyada kendi etinin noksan oldu­ğunu görse, o kimsenin işlerinin durgunluğu­na veya hastalığına yahut kendi durumununya da ticaretinin noksanlığına işârettir. Abid ve zâhid bir kimse rüyada kendi eti­nin fazla olduğunu görse, ibadet yapmaktan usanır, dünya ve zevkleriyle meşgul olur. Bir kimse rüyada kendisinde gördüğü fazla eti yerse, o kimse malının kazancını yer. Sermayesini bırakır. Rüyada kendisinin fazla olmayan etini yediğini gören kimse, sermayesini zayi eder veya bir iş yaptığından dolayı pişman olur. Rüyada düşmanının etinden yediğini gör­mek, ona karşı zafer bulmaya işâret eder. Rüyada bir kadının diğer bir kadının etini yediğini görmesi, o kadının diğer kadınla sevi­cilik ettiğine işârettir. Diğer Rüya TabirleriRüyada Namazı Bozmak Ne Anlama Gelir?Rüyada Nikah Şahidi Olmak Ne Anlama Gelir?Rüyada Namaz Kılamamak Ne Anlama Gelir?Rüyada Nohut Yemeği Görmek Ne Anlama Gelir?Rüyada Namaz Bozmak Ne Anlama Gelir?Rüyada Nişana Gitmek Ne Anlama Gelir?Rüyada Nehirde Yüzmek Ne Anlama Gelir?Rüyada Nişan Elbisesi Giymek Ne Anlama Gelir?Rüyada Nişan Hazırlığı Yapmak Ne Anlama Gelir?Rüyada Nevresim Görmek Ne Anlama Gelir?Kaynak Rüyada insan etini yediğini görmek üzerinde çok büyük baskı bulunmasından ötürü küçük bir rahatsızlık yaşayacağına, çok büyük ve sıkıntılı bir döneme girilecekken bir dostun yardım etmesi ile bu durumdan kurtulacağına, çok hayırlı ve güzel çalışmalar gerçekleştireceğine, neşesini, mutluluğunu, huzurunu ve ağız tadını yitireceğine, kara bulutların ve melanetin dağılacağına, mutsuz günlerin kısa zaman içinde biteceğine, kafa dağıtacak kısa bir izne çıkılacağına ve daha iyi fikirlerle geri dönüleceğine, anlaşmazlıkların ve kavgaların son bulacağına, sorunların kısa süre içinde çözüm bulacağına, uzun süreden beri iş hayatında yaşanan maddi sıkıntıların biteceğine işaret eder. Rüyada insan etini yediğini gördüyseniz Zamanınızı ilerlemenize faydası olacak kişilerle paylaşmalısınız. Rüyada pişmiş insan eti yediğini görmek uzun yıllar boyunca çekeceğine, çok büyük üzüntüler yaşayacağına, uzunca bir süre bu hastalık ile uğraşacağına, zahmetli bir işin alınacak yardımlar sayesinde kolayca nihayete erdirileceğine ve sevinçli haberler alınacağına delalettir. Rüyada birinin insan eti yediğini görmek atılacak adımların hatalı olması yüzünden işlerin daha da kötüye gideceğine, yapılan işlerde büyük kazançlar elde edileceğine, uzun zamanda beri özlem duyulan ve biraraya gelme fırsatı bulunamayan bir kişi ile yakın zaman içinde kavuşulacağına işarettir. Rüyada insan eti yediğini görmek evinde hiçbir zaman kıtlık yaşanmayacağına, kararlarına saygı duyulacağına, kişinin hiçbir üzüntü ve sıkıntı yaşamayacağına, çok büyük başarılar kazanacağına ve huzura ereceğine rivayet eder. Rüyada insan etini yediğini görmek elinde avucunda ne varsa büyük kısmını bu yüzden kaybedeceğine, işlerin daha kötü bir hal alacağına, deyim yerindeyse mutluluktan havalara uçacaklarına, uzun zaman önce tedavi edilmiş olan bir rahatsızlığın tekrar edeceğine alamet etmektedir. Rüyada başkalarının insan eti yediğini görmek ailesi ile çok büyük tartışmalara gireceğine, iş hayatının tamamen bozulacağına, yaşadığı kötü olaylar yüzünden ruhunda oluşan yaraları sarmak için çok büyük bir çaba sarfedeceğine, hastalıkların şifa bulacağına, maddi ve manevi sorunların Allah’ın izni ile zarar görmeden aşılacağına, yardıma muhtaç insanların yardım göreceğine delalet eder. Rüyada başkasının insan eti yediğini görmek belaya ve derde düşeceğine, huzur dolu günlerin yakın zaman içinde geleceğine, sorunların ve sıkıntıların düzeltileceğine, mutlu olunacağına, şifaya ve çarelere kavuşacağına işaret eder. Rüyada başka birinin insan eti yediğini görmek rahatın ve konforun yerine geleceğine, sorunların gün geçtikçe büyüyeceğine, çok büyük kazançlar elde edeceğine, zengin olacağı ve istediği gibi yaşayacağı bir döneme gireceğine, eline geçen imkânları çok daha iyi bir şekilde kullanarak başka insanlara örnek olacağına işaret eder. Rüyada insan yediğini görmek iş hayatında parlak bir döneme girildiğine ve yapacağı tüm çalışmalardan oldukça büyük başarılar kazanacağına, aile bireyleri tarafından deyim yerindeyse kendisine cephe alınacağına, hayatı boyunca hiçbir şeyin yoksunluğunu çekmeyeceği gibi her şeyden en az ikişer tanesine sahip olacağına yorulmaktadır. Halvetiyiz biz erenler Nişansızlık nişanımız Soyumuz İbrâhim soyu Muhammed pirimiz bizim Ey aşıklar ey garipler Bu diyar hangi diyar Kerbeladir gam yüklüdür Kan gölüdür bu diyar Cemal yolu bulunur Allahı zikretmekle Resulullah bilinir Daim tevhit etmekle Aşık olan söz eylemez Aslına yalan söylemez Söz veripte geri dönmez Muhammede bak ibret al Söyledin özünde ara kendini Özünde gizlidir senin Muhammed Sözünde anlattın bize tevhidi Özünde gizlidir senin Muhammed Açılınca güller dalda Bülbüller ötüyor onda Hasan Hüseyinim gonca Kokulmuyor Muhammedsiz Cemalini seyredince Resulullah kim bilince Ehlibeyit söylenince Yanıyorum cemaline Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir rıza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Gel aşıklar gel arifler Gel Muhammedi bulalım Ey dost yolunda sadıklar Gel Muhammedi bulalım Previous Next Rüyada Birinin İnsan Eti Yediğini Görmek Rüyada birinin insan eti yediğini görmek tabiri Rüyada birinin insan eti yediğini görmek bir sırrının bu kişi tarafından düşmanlarına iletileceğine ve malının çalınacağına, hayat içerisinde en zor anlarda bir çıkış yolu bulacağına, helal olan rızka ve makbul olan mallara kavuşacağına, sorunların biteceğine, rakiplerine yenileceğine, rızkın genişleyeceğine, kötü, tabir edilir. Ayrıca rüyada birinin insan eti yediğini görmek çok büyük aksilikler ile karşılaşacağına, sıkan ve hasta eden tüm kötü olayların biteceğine, rüya sahibinin kazancının da katlanarak çoğalacağına, zor zamanların ve tartışmaların geride kalacağına, işinde verimsiz olacağına, büyük bir sorun yüzünden ertelenmiş olan hayallerin gerçekleştirileceğine, yorumlanır. ekmeğini daha kolay şekilde kazanacağına ve rahat edeceğine tabir edilir. anlayışlı ve hoşgörülü bir kişi ile evlenileceğine delalet eder. kendisine uygun bir kişi ile çok hayırlı bir birliktelik yaşayacağına alamet eder. eşle üzerinde uzun uzun konuşulan bir konudan ötürü ters düşüleceğine yorulur. Dini olarak Rüyada birinin insan eti yediğini görmek tabiri Dini olarak rüyada birinin insan eti yediğini görmek maddi imkanlarının çoğalacağına, bu performans sayesinde de iş konusunda teklif alınacağına, çok kolay bir hayatı olacağına, çok daha geniş bir kitleye yayılmak için pek tanımadığı kişiler ile çok büyük iş ortaklığı kuracağına, gittiği yolda muvaffak olacağına, kişinin kendisi için iyi dileklerle girdiği işlerin kendisine kar getirmesine sadece sayılı günlerin kalmış olacağına, kazanılan başarılar sayesinde insanların dikkatinin çekileceğine, türlü sürprizler ve şakalar hazırlayacağına, işinde en üst noktaya gelmek için hırslı, çektiği sıkıntıların daha da artacağına, delalet eder. Psikolojik olarak Rüyada birinin insan eti yediğini görmek yorumu Psikolojik olarak rüyada birinin insan eti yediğini görmek maddi olarak çok büyük kazançlar elde ederek çok iyi bir duruma geleceğine, iyi ve hayırlı günlere kavuşacağına, sağlık sorunları ile geçecek bir döneme girileceğine, kazanılan paranın artacağına, iş hayatında yaşanan kötü olaylar yüzünden uğranılan zararın telafi edileceğine ve huzurlu ve mutlu günlerin yaşanacağına, borçlarından ve hastalıklardan kurtulacağına, çok büyük bir borcun altına birlikte gireceklerine, sorunlarının da son bulacağına, işaret KONULARDA RÜYA TABİRLERİ ESERLERİMİZ  SON EKLENENLER GÜNÜN AYETİ Ey iman edenler! Sabrederek ve namaz kılarak Allah’tan yardım dileyin. Şüphe yok ki, Allah sabredenlerle beraberdir.BAKARA- 153 ÖZLÜ SÖZLER Ezeli ervahta nur-u Muhammedi ile beraber olmaya halvetilik denir. Adem "ben hata yaptım beni bağışla " dedi, İblis ise" beni sen azdırdın" dedi ya sen!... sen ne diyorsun? Edep, söz dinlemek ve gönle sahip olmaktır. Güzelliğin zekatı iffet ve edeptir. Hz. Ali Zeynel Abidin oğlu Muhammed Bakır'a "Ey oğul, fasıklarla cimrilerle yalancılarla sıla-i rahimi terk edenlerle arkadaşlık etme." diye buyurmuştur. Kemalatın bir ölçüsü de halden şikayet etmemektir. En güzel keramet gönlü masivadan arındırmaktır. Alem-i Berzah insanın kendisidir. Zahir ve batının karşılığı aşk-ı sübhandır. Mutaşabih ayetler ledünidir. Ölüm ve cehennem korkusu Hak'ka dost olmayanlar içindir. Şartlanmalardan ve önyargılardan arınmadan kimse masum olamaz. Uzlaşmak için bahane arayan düşman zıtlaşmak için bahane arayan dosttan daha iyidir. Baki hakikatler fani merkezli inşa edilemez. Her zorluğun çözümü sevgidir. Allah var gayrı yok sevgi var dert yok. Allah de ötesini bırak. Sorunları erteleyen ve örten değil çözüm üretip sorunları çözen olmalıyız. Kişinin irfanı kemalatı nispetinde şeytanı da nefsinin şiddetinde olur. Kötü huylardan kurtulmanın en keskin yolu ilahi aşka yanmaktır. Mücevherden sarraf olan anlar, başkası bilemez. Ne fark eder kör için elmas da bir, cam da bir. Eğer sana bakan kör ise sakın sen kendini cam sanma.Mevlana Kendini oldum ve doğru zannedenler kendileri gibi düşünmeyenlerden rahatsız olurlar. Eflatun'a dediler ki "Ne kadar çok çalışıyorsun". O da dedi ki "hayır ben sevdiğim işi yapıyorum" Allah kuluna sevdirdiği her işi kuluna kolaylaştırır. Kurtuluş hidayete tabi olanlar içindir. Selam olsun hidayete tabi olanlara. Tevhid-i Ef-al meratibi ihvanın kendi gerçeğine seyir haritasıdır. Kişi ilk önce kendisinin arifi olacak ki Rabbinin arifi olabilsin. İnanmak başka şey, teslim ve tabii olmak başka şeydir. Kalıcı dostluklar edinin. İhvan gibi yaşa, gerisine karışma. Mutlu insan başkalarının mutluluğu için yaşayandır. İslam dini istişare esaslıdır. Allah için affet, Allah için paylaş. İhvanlığını işine göre değil, işini ihvanlığına göre ayarlayacaksın. Kul, iradesini Allah’a teslim edendir. Hakk'ı hatırladığımız unuttuğumuzdan fazla olsun. "Olacağım" diyene engel yok, "olmayacağım" diyene bahane çok. Ben merkezli değil, biz merkezli olun. Dervişçe yaşamak, tevhitçe yaşamaktır. Yaptığınızı azimle yapın, hırs ile yapmayın. Kullukta devamlılık esastır. Önce emin insan olmalıyız. Derviş, halinden belli olmalıdır. Beşeriyet kemalâtın hammaddesidir. Mükemmeliyet istikamette daim olmaktır. İnsanın cismi arza, ruhaniyeti semaya mensuptur. Yaradılış farziyetimiz hakkı bilmektir. Hakk'ı tanımanın ön şartı Resulûllah’ı tanımaktır. İnsanın sırrında Allah’ın sonsuzluğu vardır. Kulluğa bahane yok değer üreteceksiniz. Şikayet, Mevla’ya hürmetsizliktir. Kulluk adına yapmadıklarımıza hiçbir bahane geçerli olmayacak. Bu âleme kavga için gelmedik. Telkin öncelikle bizim nefsimize olmalıdır. İnsan, Allah’ın sırrı Allah da insanın sırrıdır. Varlığımızın sebebi zuhuru, Cenab-ı Resulûllah’tır. Kullukta teslimiyet “Rağmen” olmalıdır. Kazası olmayan tek şey hayatımızdır. Sevgi dışındaki bütün hallerde zorluk vardır. Nefsinde mevsimi hazan olanın, gönül mevsimi bahar, Ahireti bayram olur. Hayat yaşamak, yaşamaksa sevmektir. En güzel keramet istikamet üzere olmaktır. Kişinin Rabbini tanıması için kendini tanıması lazım. Hakk’ı ancak Mirat-ı Muhammet’ten görebiliriz. İnsanı Hakk’ta sonsuzlaştıran ve yaşatan, sevgidir. Sevgi bütün yaratılanların varoluş mayasıdır. Sevgisiz olan her mekân ve mahâl mundardır. Sevgi Allah için yanmak ve olmaktır. Allah’ın ve Resulullah’ın sevgisi ile yanmayan gönül hamdır, ahlâttır. Hakikat ehlinin sermayesi aşk-ı sübhandır. Talepte kararlılık, kararlılıkta da sabır esastır. Sabır, sadrın genişliği kadardır. Sadır genişliği ise; kabulümüz, sevgimiz kadardır. Kamil insan demek;Bütün duygularda,düşüncede ruhta olgunlaşmış insan demektir., Dervişân, Mürşidinin eşiğinde sadık olduğu sürece, farkında olsa da olmasa da tekamül halindedir. Kim ki Allah’ı ciddiye almaz ise; Allah o kimseyi ciddiye almaz. Hakkı görmeyen gözler amadır. Gayret olmadan kişinin ulaşacağı hiçbir âliyet olamaz. Kendi gerçeğimize yol bulmak için arz üzerinde var olan bütün mevcudiyetten istifade edeceğiz. Bu fırsat âleminin bir tekrarı daha yoktur. Hiçbir oluşum kendi halinde, kendi başına müstakil değildir. İhvan isek bir iddianın sahibiyiz demektir. İhvanın kemâlâtı, olgunluğu, karşılaşmış olduğu olumsuz tecellilere verdiği tepkilerle ölçülür. Kişi muhatabı ve müdahili olmadığı hiçbir meselenin şahidi olamaz. Herkes kazanımlarını kayıplarını tespit etsin ki şuurlu bir hayat yaşayabilsin. Birebir uyarılar insanı daha çok uyandırır. Bütün canlılara dostça yakın olmalıyız. Tekâmül için her anı yeniden yaşamak , her anın yeniden talibi olmak zorundayız. Gayret etmeyen kişiden Kâmil insan olmaz. Ehl-i talip bu Kâinatın özelidir, özetidir. Kul, hizmeti kadardır. Kul, sevgisi kadardır, Kul hoş görebildiği kadardır. Kul feragat edebildiği kadardır. Kul paylaşabildiği kadardır. Ehl-i ihvan’ın sevgisi Rabbi’nin sevgisi, meşguliyeti Rabbi’nin meşguliyeti olmalıdır. Her an Rabbi ile meşgul olanın, muhatabı Rabbi olur. Güzel bakmalı, güzel konuşmalı, güzel dinlemeliyiz. Hayırları geciktirdiğimiz zaman şerre dönüşür. Şerleri geciktirdiğimiz zaman hayra dönüşür. İhvanın irşad olmasının ön şartı teslimiyattır. İlmen yâkinlik; bilmek ve kabul etmektir. İhvan telkin edileni yaşadıktan sonra Hakkel yâkina ulaşır. Kul, Rabbini ne kadar ciddiye alırsa, Rabbi’de onu o kadar ciddiye alır. Rahman’ın sevgilisi olmak gönlü cenab-ı Resulullah’a yönetmek ve tabi olmakla orantılıdır. İhvan, kendi özünde kâmil duruşa ulaşırsa, onda bir değil de nice esmanın açılımı, nice sıfatın inkişaf ve izhariyeti yaşanacaktır. Dünkü gibi konuşan, dünkü gibi anlayan, dünkü gibi yaşayanın anı ve akibeti hüsrandır. Ehli gönül olan, ,Resulullah’a ve Ehli Beyt’egönül veren Ehl-i İhvan’ın seyr-i sülüğü nefis merkezli akıl ile değil gönül merkezli akıl iledir. İhvan, hayırda ve şerde damlayı derya mesafesinde görecek kadar Rabbini önemseyen olmalıdır. Hakka vuslat, ancak aşk- sübhân ile olur. Aşığın, sevgisinin sancısıyla uykularının kaçması lazım ki, orada aşktan söz edilebilsin. Hayatla zıtlaşan değil hayatla uzlaşan olmalıyız. Eğer kişi yarışacaksa hayırda yarışsın selâmda, yarışsın, paylaşmada hoş görüde affetmede yarışsın. Kişi tercihinin neticesini yaşar. İnsan, sevebildiği kadar, değer üretebildiği kadar insandır. İhvan, arif olmalı ve gönlünü bütün olumsuzluklardan arındırmalıdır. Herkes yaptıklarının neticesini yaşayacak. Biz kulluğumuzu her gün yeniden yenilemeliyiz. Üstünlük ancak takva ile sevgi iledir. Allah hiçbir zaman abes ile iştigal etmez. Her işte bizim için hikmet ve hayır vardır. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. Herkesin şeytanı, Cebrail’i, Mikail’i, İsrafil’i ve Azrail’i kendisiyle beraberdir. Ehl-i ihvan demek arif olan, Hakk'a eren demektir. Sevginin tezahürü ibadettir. Eğer inanıyor, iman ediyor, seviyorsanız, yap denileni yapacak ve aksatmayacaksınız. Sevenin ne gecesi ne gündüzü ne yorgunluğu ne bahanesi ne de mazereti olur. Karşılaştığımız zorlukların tamamı tekâmül için ikrarımızı ispat içindir. Bu âlem teşbih, tespit, tenzih, takdis ve şahadet âlemidir. İnsanın Hak katında kadri, kıymeti sevgisi kadardır. İnsan, yaşadığı zorluklar aşabildiği engeller kadar insandır. Hiç zorluk, acı çekmeden, uğraş ve çaba sarf etmeden kimsenin başarıya ulaştığı görülmemiştir. Hepimiz Allah’ın Resulûllah’ın ve Ehlibeyt’in aşkından muhabbetinden istifade edip Hakk’ta bakileşebilecek yetilere sahibiz. İnsan, asliyeti kendisine unutturulmuş varlıktır. Müsemmâ ehli olan için, isimler değişşe de asliyet değişmez. Hiçbir güzelliği kendimize mal etmeden, bütün güzellikleri Rabbimizden bilmeliyiz. Herkesin imtihanı iddiası kadar olur. Yani iddiası büyük olanın, imtihanı da büyük olur. Kâinat, insan için, insana hizmet için halk edilmiştir. Hayatın tamamı, kulluğun ve dostluğun talimidir. Kişi bilgisinde değil yaşantısında kâmil insan olur. Bizim yaşadıklarımız; tercihlerimizin, taleplerimizin ve dualarımızın neticesidir. Mezheplerin farklı olması, dünya iklimlerinin, ırkların ve kültürlerin farklı olmasındandır. İrfan mekteplerinin temelde aynı, detaylarda farklı farklı olması insanların, meşreplerinin farklı farklı olmasındandır. Kimi takva ile kimi zikrullah ile, kimi hizmet ile, kimi de ibadet ile Hak rızasına ulaşmak ve kâmil insan olmak arzusundadır. Din adına zıtlaşmalar, taraflaşmalar ve tefrikalar çıkarmak Rahman’ın ve Kuran’ın reddettiği duruşlardır. Elin eksiğiyle uğraşan, kendi eksiğini hiçbir zaman göremez. Biz bu âleme eksik tespit zabıtalığına gönderilmedik. Âşık; mâşûkunu hususiyetle geceleyin, en çok yalnızlık halindeyken düşünür. Geceleri ve seher vakti çok özeldir. Dostluğun ilk şartı sevmektir. Fakat çıkarsız beklentisiz sevmektir. Dost olmak, dostun her türlü yüküne katlanmaktır. Bizim için yaşamak bir gündür, o da bugündür. Kulluk adına yapmamız gereken ne varsa sabırla ve ihlâsla yapmalıyız. Hak katında gıdalanmanın birinci esası, âdab-ı Muhammediye ve hakıkati Mahmudiye ile kıyam durmaktır. Biz eyvallah tacını, sensin’ tacını başımızdan, hiçlik hırkasını da eğnimizden hiçbir zaman çıkartmayacağız. Bir damlanın hiçliğe ulaşması, onun deryaya düşmesiyle olur. Bize ulaşan her tecellinin, Mevlâ'dan olduğunun bilincinde olalım ve rıza gösterelim. Sakın tecellilerden kahreden, kederlenen olmayalım. Tecellilerden şikayetçi olmak, kulun Rabbine olan saygısızlığıdır. İhvan, hangi tecelli içinde olursa olsun, mutlaka güzel düşünmeli ve güzel değerlendirmelidir. Edep ve âdap dışında nefes almayalım. Biz, Cenâb-ı Resûlullah’ın vitrini olmalıyız. Bütün nimetler ve âliyetler, gayret ve hizmet iledir. Biz hangi hali yaşıyorsak bizim için hayırdır ve hikmetlidir. Hikmete tabi olanlar hikmet ehli olurlar. "Senin için Ya Rabbi" zevkiyle hayatı yaşayalım. Huzur, ancak tevhid ile aşk ile sevgi ile Allah’a ve Resûlun’e yönelmek iledir. Güzel ahlâk ve sevgi insanlığın omurgasıdır. Her gününü son gün, her namazını son namaz, her muhabbetini son muhabbet gibi kabul eden kişinin yaşantısı Ehl-i ihvanca olur. Büyük laf etmemeye sahibi olalım. Ehl-i Beyt olmak, hem nesebi hem de mezhebidir. Ehl-i Beyt, Kur’an’ın ete kemiğe bürünmüş halidir. Yaptığımız her şey kulluğumuzu ispat edercesine olmalıdır. Halkı memnun etmek için Hakk'ı incitmeyelim. Kemalat, hissedilen ilk nefesten son nefese kadar sadece Allah ve Resûl’u için say ve gayret etmektir. Tevhid-i Ef-al hakikatin zübdesi, tevhidin nüvesidir. Kullukta edebi olmayanın Hak’ta izzet bulması mümkün olamaz. Hikmetleri seyretmenin tek şartı, tecellilere karşı sabırlı olmaktır. Kişi yaşamış olduğu imtihanları aşabildiği kadar tekâmül etmiş olur. Aslında bize zor gelen tecelliler, bizim için ikramdır. Kulluğun esasında yap denileni yapıp sonucuna da razı olmak vardır. Bütün kâinat, kişinin kendi hakikatine misaldir. Öncelediğimiz Allah ve Resûl’u olmalı. Ertelediğimiz ise nefsimizin arzu ve istekleri olmalıdır.. Dervişi tekâmül ettirecek olan iştiyakı, kendine olan telkini, ve gayretindeki kararlılığıdır. Her günü yaşamak, her günü diğer günden farklı bir alana taşımak için biz bugünün talebesiyiz. Hatasını kabul edip hatasından dönen kul hayırlı kuldur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İhvan ne dünle ne de yarınla zaman kaybedecek sadece anını ve gününü değerlendirecek. İhvanlık, halde örnek olmaktır. Aile yaşantımızla, tecellilere olan tepkilerimizle, kişilerle olan ünsiyetimizle, her halimizle hele hele de ibadete olan düşkünlüğümüzle fark edilmeliyiz. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, Hak katında şerefli olamaz. İbadet etmenin hoşnutluğunu yaşarken bu hoşnutluğu, ibadet etmeyenlere karşı bir üstünlük saymadan fail Allah'tır zevkiyle yaşamalıyız. Kıyas, şeytani sıfatlardandır. Karşımızda gördüğümüz eksikliği önce kendimizde tetkik etmeliyiz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrine mürşitsiz yol bulamaz. Baki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak Hak’ta ölüp Hak’ta dirilmektir. Hayata ders veren değil de hayattan ders alan talip olmalıyız. Anlayan ve öğrenen olmalıyız. Anladığını genişleten, hayatına uyarlayan olmalıyız. Tasavvuf önce şeriat-ı Muhammediye ile hakikat-ı Mahmûdiye ile hikmetler talim edilir. Bir meselenin görevlisi olmak ayrı şeydir, gönüllüsü olmak ayrı şeydir. Ehl-i ihvanla konuşularak halledilmeyecek hiçbir mesele olmamalıdır. Hak dostları bir araya geldikleri zaman bakışmaları bile muhabbettir. İhvanlığın dört ana esası vardır; ihlas, şecaat, cesaret ve cömertliktir. Hayatın tamamında, her adımda, her bir nefeste; bir tuzak, bir imtihan vardır. Gönül, Rahman ile coşarsa; kişi karşılaştığı her türlü tecelliye sabır ve tefekkür ile mukavemet gösterir. İhvan, ne Dünya ne de ahiret beklentisi olmaksızın kulluğunu fi-sebilillah yaşamalıdır. Kur’ân'ı öğrenmeye, okumaya, okutmaya, anlamaya ve yaşamaya çalışalım. İslam, yap denileni yapmak; yapma denilenden uzak durmaktır. Kulluğunu yarına erteleyenin Allah sevgisi yeterli değildir. Tekâmül etmek için sürekli gayret halinde olmalıyız. İnsana olan sevgisizlik Allah’a olan sevgisizliktir. Allah’a vuslat ancak Aşk-ı sübhan ile olur. Hak’ta bâki olabilmek için kayıtsız şartsız teslim olmalıyız. Dilimizde zikrullah ile gönlümüzde her daim muhabbetullah ile inşa olmaya çalışmalıyız. Şeriatın ihlâl olduğu yerde hakikat olmaz. Her türlü tecelliden istifade edecek kadar arif,hiçbir zorluktan yılmayacak kadar da dirayetli olalım. Arif olan baktığı her zerreden, karşılaştığı her tecelliden kendisine istikamet arar. Ehl-i ihvan hatasında ve günahında ısrar etmeyen ve tövbesinde aceleci davranandır. Âşık maşukundan gelen cefalardan haz duymazsa gerçek aşık olamaz. Kendisindeki gayrilikten arınan insan için dışarıda ve içeride gayri olan hiçbir şey kalmaz. Kişinin samimiyeti, sadakati ve sevgisi ona istikamet verir. Bizden istenilen öncelikle safiyet, samimiyet ve sadakattir. Ehl-i ihvan öyle bir kristalize olacak, safiyet kazanacak, kendi benliğinden öyle bir sıyrılıp latifleşecek, şeffaflaşacak, kendine ait bir renk zan düşünce ve duygu kalmayacak ki Allah’ın boyasıyla boyansın yani Resûlullah’ın haliyle hallenmiş olsun. Gayret, kulluğun esasıdır. Biz bildiklerimizle amel edelim. Bilmediklerimiz, bize bildirilecektir. Her Ehl-i ihvan bulunduğu cemiyette fark edilmelidir. Bizim sabrımıza, bize kötülük yapanların şahitlik etmesi lazım. Asli maksadımız, nefsimizi ve Rabbimizi tanımaktır. Gayret etmeyen kişiden kâmil insan olmaz. İhvan, kendi hakikatine seyri sülük ederken hem dünyasını hem de ukbâsını saadete erdirmiş olur. Muhabbetimiz Resûlullah’ın ve Ehl-i Beyt’in muhabbeti, davamız Hak davası olsun. Eğer insan Rahman’ın aynası olacaksa yansıtıcılığının çok net,arı ve duru olması lazımdır. Eğer bir olumsuzlukla, zorlukla karşılaşıyorsak, bu bizim olumsuzluluğumuzdandır. Arz ve semada her ne olursa insan ile ilişkilidir. Sözümüzün ilk müşterisi kendi kulağımız olmalıdır. İslâm şahitlik ile başlar, şuhut ile yaşanır. Ve yine şahitlik ile kemal bulur. Hangi başarı vardır ki uğraşsız gayretsiz ve gönülsüz zuhura gelsin. Aşığın ölümü Hakk’ta vuslat, sonsuzluğa uyanmak ve sonsuzluğu yaşamak olur. Artık etrafımızla ve kendimizle olan kavgamızı bitirip, sevgiyle nefes almanın gayretinde olmalıyız. Kişinin kararlılığı tecellilere gösterdiği mukavemeti kadardır. Aşık hep maşukundan söz etsinler, hep ondan konuşsunlar ister; zaten gayrı şeyler aşığı rahatsız eder. Kişi mutmain olmadıkça kulluğunda, dostluğunda hep hüsrandadır. Cemal aşıkları için gayri olan her şey haramdır. Zikrin esası namazdır, muhabbetullahdır. İhvan, hayatın tamamında Rahman’ın iradesi altında yaşamaya dikkat ve özen göstermelidir. Her şeye rağmen seveceğiz Her şeye rağmen hizmette gayretli olacağız Kulluk, içinde Rabbi'nden başkasını bulundurmayan, gayrilerden boşalmış hiçlik makamıdır. Hayatın ve kulluğun emanetçisi olduğumuzu, bu emaneti taşımamız ve ehline teslim etmemiz gerektiğini hatırdan çıkartmamalıyız. Hayatı hep Hakkça yaşamanın gayretinde olmalıyız. Hayat, bizi kullukta belirli bir kıvama taşımak içindir. Kendine gafil olan, Allah’a arif olamaz. Her varlık Hakk'tandır ve Hak ile kaimdir. Bütün masivalardan arınmak, “ölmezden önce ölmek” Hak’ta ebed olmak; olağanüstü bir azim ve gayret ister. Kişinin kararlılığı, cesareti, azmi ve sevgisi bir arada tekmil olursa; kişinin önünde aşamayacağı engel ve mâni olmaz. Talibin âli ve en yüce değerlere ulaşabilmesi, Allah ve Resûlu’ne olan muhabbeti, sevgisi ile orantılıdır. Hedefimiz ve gayemiz, bugün tevhid noktasında Allah’ı Resulullah’ı ve Ehl-i Beyt’i dünden daha farklı idrak etmek ve yaşamaktır. Tevhid adına bize yapılan teklifatın tamamını yaşamak, bizi kendimize döndürmek ve kendi hakikatimizle tanıştırmak içindir. Tevhid meratiplerindeki yaşam talimlerinin tamamı, bizi kendi ruh derinliğimizdeki iç potansiyelimizden istifade ettirmek adınadır. İhvanın bilip, yapmak isteyip de yapamamasının sebebi kendisinde yetersiz olan kararlılığı, gayreti ve talebidir. Cenab-ı Resûlullah’ın tezahür etmediği hiçbir mekân, mükerrem ve münevver olamaz. Hiç kimse kendi gerçeğine olan seyrinde mürşitsiz yol kat edemez. Kulluk adına yaşanılacak ne kadar âli değerler varsa, bunların tamamı ancak mürşid-i kâmilin nezaretinde ve refakatinde yaşanılabilir. Bâki olabilmenin, sonsuzluğa ulaşabilmenin tek şartı; Hak ile Hak olmak, Hakk’ta ölüp Hakk’ta dirilmektir. Yaşadığımız ne tür olumsuzluk olursa olsun, bizim hedefimize olan iştiyâkımızı arttırmalıdır. Her türlü olumluluk ve olumsuzluktan istifade eden olalım. Ehl-i ihvan hiçbir zaman olumsuzluk adına hesap yapmamalıdır. İhvan, kendisini yargılayan, kendisini öz eleştiriye açık tutan ve kendini kemâle taşıyan olmalıdır. İhvan, ancak telkin edilen hikmetli sözleri, hadisleri ve ayetleri yaşantısına uyarlayarak gayretinde istikamet bulabilir. Kim hidayeti dilerse hidayete ulaşacak; kim hidayete ulaşmak istemezse Rahmân da ona hidayet etmeyecek. İnancı olmayanın istikameti olmaz. İnsan-ı asli Allah’ın aynasıdır. Nurun olduğu yerde zulüm, dinin olduğu yerde kin, sevginin olduğu yerde nefret olmaz. Ehl-i ihvan demek arif olan gerçeklere eren demektir. Herkes tercihinden yönelişinden meyil ve rızasından sorumludur. Nimete ulaşmak için mutlaka hizmete talip olmalıyız. İhvan düşünmekle, keşfetmekle ve gayret ile kemâlat bulur. “Rabbim” diyen için zaten zorluk yoktur. Hedefi olmayanın istikameti de olmaz. İslam, aslen teslim olmak ve selamet bulmaktır. NAMAZ VAKİTLERİ

rüyada birinin insan eti yediğini görmek