dSPtk. Celal Toprak Hindistan’a rakip oldu Yazılım, bugünlerin en zirve işlerinden biri… Son üniversite tercihlerinde gençlerin gözdesi. Ekonomi dünyasından kiminle konuşsanız yazılımcı sıkıntısından bahsediyor… Her yerde yazılım ve yazılımcı konuşuluyor. Yazılımcı aranıyor. Bu konuda durum nedir öğrenelim istedik… Ve aklımıza o isim geldi. Ekonomi basını onu ilk tanıdığından bu yana neredeyse çeyrek asır geçti. O günlerde KOSGEB Başkanı olan Erkan Gürkan’a veri bankası oluşturma noktasında destek veriyordu. KOBİ’lerin dijitalleşmesi o günlerde bu kelime kimse için çok şey ifade etmiyordu gerektiğini söylüyordu. Ve bugünlerde Azerbaycan, İngiltere, Bulgaristan, Mısır, Arnavutluk, Hindistan ve Sırbistan gibi birçok ülkede de hizmet sunan Mehmet Önder ve kurduğu Uyumsoft’tan bahsediyoruz, Yazılım meselesini Mehmet Önder’e sorduk… İlk cevap çok çarpıcıydı - Biz bu işi çözdük… Hindistan’a rakip olmaya hazırlanıyoruz. Cevap çarpıcıydı ama karşılığı var mıydı? Sanki biraz şüphe etmiştik. Anladı Mehmet Önder ve devam etti - Bilgiye dayalı konuşuyorum. Yıllar önce Sen de Tokat’a yatırım yapmalısın’ dedikleri için Mehmet Önder, Tokatlı bu kentte bir çağrı merkezi kurduk. Tamamen sosyal sorumluluk amaçlıydı. Kısa süre sonra bir de baktık ki işler iyi gidiyor. Şimdi Tokat en önemli AR-GE üssümüz. Devamında Sivas ve Malatya’da benzer çalışmalar yaptık. Her iki kentimizde de 100’den fazla çalışanımız var. İşler de gayet iyi gidiyor. Herkes evinden, ailesinden kopmadan mutlu bir şekilde çalışıyor. Verimlilik muhteşem. En iyi yazılımcılarımız Tokat’ta, Sivas’ta ve Malatya’da… Yakında bu illere başkaları da katılacak. Hindistan’a Anadolu ile rakip olacağız. Bunun altyapısını görüyoruz. İstanbul’da ve büyük kentlerde yazılımcı olmak zor. Yazılımcı trafik istemez, yazılımcı gürültü kirliliği istemez… Yazılımcı Tokat; Sivas ve Malatya, Anadolu ister… İşte böyle anlatıyor Mehmet Önder… Yazılımcı bulamıyoruz diyenlere duyuruyor. Türkiye’nin en çok yazılımcı çalıştıran kurumu sorunu böyle çözmüş… Buradan hareketle Mehmet Önder’in bilişimcilere de bir çağrısını iletelim - Gelin hep birlikte Anadolu’da bilişim üsleri kuralım. Anadolu’yu bilişim merkezi yapalım. Gençlerimiz bunu bekliyor ve hak ediyor. xxxxxxxxxxxxxxxx İki önemli kültür sanat mesajı Zaman ne çabuk geçiyor… Türkiye gazetesinin minik kardeşi Türkiye’de İş Dünyası dergisinin 10’uncu sayısı çıktı. Bu sayıda kapakta Leyla Alaton yer aldı… Çok ses getiren bir söyleşi oldu ve ses getirecek mesajlar yer aldı. Her yeni sayıda olduğu gibi bu sayıda da güzel bir tanıtım yapıldı. Dosyada kültür sanat ekonomisi işlenmişti. Ve etkinlik bu dosyaya uygun olarak kültür sanat ekonomisi ağırlıklı olarak Şişli’de Grand Cevahir Hotel ve Kongre Merkezinde gerçekleşti. Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin ve Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt ile sanat çevresinden önemli isimler katıldı etkinliğe… Başkan Keskin, Şişli’deki en son gelişmeyi ilk olarak bu etkinlikte paylaştı - Artık Şişli’nin kültür sanat rotaları var. Bu rotaları telefona indirip hangi kültür sanat noktası nerede bilgisine sahip olabileceksiniz. Şişli ile ilgili bu önemli mesajın verilmesinden sonra Esenyurt Belediye Başkanı Kemal Deniz Bozkurt’un konuşmasında vurguladığı gibi kültür sanatın birleştirici gücü damgasını vurdu etkinliğe. Ve Türkiye İş Dünyası ekibi yeni sayılar için bilgi gücü toplayarak ayrıldı etkinlikten… xxxxxxxxx Şile’ye destek olmak gerekmez mi? Tüketici hareketinin önemli isimlerinden şimdi Şile Belediyesinde Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Ömer Keser aradı - Şile bezi ile ilgili çok önemli bir çalışma yapıyoruz. Festivalde bunu paylaşacağız. Size de anlatmak isteriz. Yeşillikler arasında bir yolculuk yaparak davete icabet ettik. Fark ettik ki Şile, İstanbul’a yeni yolları ile iyice yaklaşmış. Başkan İlhan Ocaklı karşıladı. Çok özel güzel mekânlar yapılmış Şile’de bunlardan birinde sohbete başladık Başkan anlattı - İstanbul’un ilk coğrafi işaretli ürünü olan Şile bezini dünyaya tekrar duyurmak için büyük bir seferberlik başlattık. Ünü dünyaya ulaşmış ve İstanbul’un ilk coğrafi işaret tesciline sahip ürünü olan Şile bezini bugün bulunduğu yerden kadınlarımızın katkılarıyla daha ileri götüreceğiz. Şileli kadınların elinde doğan Şile bezi marka hâline gelecek. Bunun için büyük bir üretim tesisi hamlesi yaptık. Ekim ayında temelini atacağız. Şile için çok önemli bir hamle… Olur mu? Cevabı MÜSİAD Tekstil Sektör Kurulu Başkanı Fatih Canpolat verdi - Olur hem de çok güzel olur. Biz tam destek veriyoruz… Başkan Ocaklı, Şile’nin köylerine de çok önem veriyor. Her hafta bir gün bir köyde toplanıp daha fazla üretim, daha verimli tarım toplantıları yapılıyor. Şile bezi hamlesi, köylerdeki çalışmalar ile Başkan Ocaklı, Şile’yi ikinci konut saldırısından korumaya çalışıyor. İstanbul’a en yakın Şile’nin tarım üretiminde kalması için herkesin bu çalışmalara destek olması gerekmez mi? Bu arada çok önemli bir ayrıntı… Başkan’a bu konuda en büyük destek Kaymakam Mehmet Nebi Kaya’dan geliyor bilginize olsun. Hızlı nüfus artışı çok sayıda sosyoekonomik ve politik sorunların ortaya çıkmasına yol açmanın yanında, yanlış arazi kullanma ve toprak kayıpları nedeniyle ekonomimize ve kalkınmamıza önemli etkileri olan sorunlar da yaratmaktadır. Diğer yandan hızlı nüfus artışı gereksinimlerin karşılanması açısından, üretim ve tüketim ilişkilerini de olumsuz yönden etkileyecektir. Özellikle tarımsal üretimde birim alandan daha yüksek ürün almayı özendiren olumlu sayılabilecek etkisi yanında, orman ve meraların tarım arazilerine dönüştürülmesi gibi olumsuz ve zararlı yöndeki gelişmelere de neden olmakta ve bunları hızlandırmaktadır. Nüfus artışı hızı 1990' da % iken 2000 yılında % a inmiştir. Türkiye'nin potansiyel kaynakları artan nüfusu beslemeye belli bir süre için yeterli bir potansiyeldir. Nüfus artışının zamanla düşürülmesi bu hızlı artıştan kaynaklanan sorunları da azaltacaktır. TOPRAK KAYNAKLARININ SORUNLARI VE ÇÖZÜM YOLLARI Türkiyenin önemli yaşamsal sorunlarından birisi toprak kaynaklarında ortaya çıkan sorunlardır. Bu sorunlar genelde su ve rüzgar erozyonu ile oluşan sorunlar, yanlış arazi kullanımı ve toprakların fiziksel ve kimyasal etmenlerle kirlenmesi ya da kalitelerin bozulması, üretim gücünün yitirilmesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. milyon hektar olan toplam tarım arazisinin milyon hektarında çeşitli şiddetlerde erozyon tehlikesinin mevcut olduğu araştırmacılar tarafından saptanmıştır. Tarım arazilerimizin yaklaşık 2/3' ünde toprak kaynaklarımızı kemiren ve azaltan erozyon tehlikesi vardır. Yine yapılan bir araştırmaya göre yılda 500 milyon ton toprağın akarsularla denizlere taşındığı belirlenmiştir. Ayrıca erozyonla taşınan toprakların tarıma elverişli toprakların üst kısımları olduğu göz önünde tutulursa tarımsal toprakların ne denli büyük bir sorunla karşı karşıya kaldığı daha net anlaşılacaktır. Erozyonun oluşumuna ve şiddetine etki yapan önemli etmenler iklim, topografya, toprağın özellikleri, bitki örtüsü gibi türlü etmenler yanında insanın kendisidir. Erozyonu önleyici toprak işleme, ekim ve dikim yöntemlerinin kullanılmamasının neden olduğu toprak kayıpları ağırlık taşımaktadır. EROZYONUN HIZLANMASINDA BAŞ ROLÜ TOPRAĞI YANLIŞ İŞLEYEN VE KULLANAN İNSAN OYNAMAKTADIR Bu konuda yapılan çalışmalar göstermektedir ki her yıl on binlerce hektar tarımsal alan tarım dışı amaçlar için kullanılmaktadır. İl ve İlçeler bazında organize sanayi ve küçük sanayi sitelerinin kapladığı arazilerin 18000 hektar olduğu ve bunun % 62' lik kısmının tarıma elverişli araziler üzerine kurulmuş olduğu saptanmıştır. Yanlış arazi kullanımı, bilimsel araştırmalarla da kanıtlanmıştır. Kentleşme sürecinde ve kıyılarımızın turizme açılmasında da yanlış arazi kullanımı uygulamaları sürmektedir. Hızlı kentleşme, kent nüfuslarının hızlı artışı ve gecekondu olayının süregelmesi, kent topraklarının genişler. Yeryüzünün büyük kısmı topraktan oluşur. Tabiat toprağı ile insanlığa merhametini göstererek kirliliklerden arındırıp ihtiyacı olanı vermektedir. Çevre insan için önemlidir. En temel ihtiyacımız olan beslenme ihtiyaçlarımızı karşılar. Ekilir biçilir bu sayede tüm canlılar ihtiyacını karşılar. Çevre kirliliğine bağlı olarak toprak kirliliği ortaya çıkar. Çevremizdeki kirlilikler etrafa yayılarak toprağa zarar verir. Kimyasal maddeler ise toprakta geri dönüşümü olmayan zararlara sebep olmaktadır. Toprakla beraber doğanında dengesi bozulmaktadır. Toprak yardır vatandır. Toprak candır sahip çıkmalı kirletmemeli. Toprak evimizdir, kirlenir ancak temizlenmeli. Temiz toprak temiz geleceğini işaret eder. Toprak hayattır uğruna canlar verilmiştir. Toprak evimizdir temiz tutmalıyız. Toprak aşımız her şeyimizdir. Toprak ana iyi davranıldıkça evlatlarına da iyi bakar. Doğaya değer veren evlatlarına değer verir. Toprak kirlendikçe insanlıkta kirlenir. Toprak kirliliği bireysel değil evrenseldir. Duyarsızlık geleceğimizi tehlikeye sokar. Başa dön tuşu Hava, Toprak ve Su Kirliliği Çevre kirliliği Hava, su ve toprak canlıların yaşamaları için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. İnsanlar yaşadıkları çevre bıraktıkları katı, sıvı ve gaz maddelerle çevreyi ve doğayı kirletmektedir. Canlı kalıntıları ve yiyecekler doğada bir süre sonra yok olmaktadırlar, fakat cam şişe, plastik atıklar, atılmış elektronik cihazlar, piller, deterjanlar, atık yağlar, ağır metaller çevrede kalıcı kirliliğe sebep olmaktadır. Sanayileşme ve şehirleşme kirlilik sebeplerindendir. Çevre Kirliliği Hava kirliliği Fabrika, otomobil ve evlerin bacalarından çıkan zehirli gazlar hava kirliliğine sebep olmaktadır. Hava kirliliği astım bronşit, akciğer kanseri gibi hastalıklara neden olmaktadır. Hava kirliliğini önlemek için fabrikalara filtre takılmalıdır. Havadaki karbondioksit miktarının artması küresel ısınmaya neden olmaktadır. Bu nedenle fosil yakıtların kömür, petrol, doğal gaz kullanımının azaltılması gerekmektedir. Hava kirliliği asit yağmurlarına da neden olmaktadır. Asit yağmurları toprağı verimsizleştirir, canlılara zarar verir. Toprak kirliliği Kirlenen toprağın temizlenmesi mümkün değildir. Bu nedenle topraklarımızı çok iyi korumamız gerekmektedir. Bitkiler toprakta yaşamaktadırlar. Kirli toprakta yetişen bitkilerden elde edilen ürünlerde sağlıklı olmamaktadır. Endüstriyel ve evsel atıklar topraklarımızı kirletmektedirler. Toprak kirliliğinin sebepleri 1. Toprağa atılan piller toprağı zehirlemektedir. 2. Tarımda daha fazla ürün almak için kullanılan gübreler de toprağı kirletmektedir. 3. Bitkileri korumak için yapılan zirai ilaçlama toprağı kirletmektedir. 4. Çöplerde toprak kirliliğine sebep olmaktadır. Toprak kirliliği nasıl azaltılır 1. Gübre ve zirai ilaç kullanımında çiftçilerimiz bilinçlendirilmelidir. 2. Çöplerin ayrıştırılarak geri dönüşümle kazanılması toprak kirliliğini azaltır. 3. Pillerin geri dönüştürülmesi gerekmektedir. 4. Suni gübre yerine bitki ve hayvan atıklarından üretilen gübre kullanılmalıdır. TOPRAK KİRLİLİĞİ Ülkemizdeki çok çeşitli jeolojik yapı, iklim, bitkisel örtü ve topografik yapı nedeniyle bütün toprak gruplarına sahip ender ülkelerden biridir. Ülkemiz nüfusunun az olduğu cumhuriyetin ilk yıllarına ait dönemlerde kurala uygun olarak 1-4 . sınıf araziler işlenmekteydi. Özellikle 2. Dünya Savaşından sonra artan mekanizasyona bağlı olarak mera ve ormanlardan açılan araziler işlenmeye başlanmıştır. 1934 yılında 11 677 000 hektar olan tarım arazisi, bu gün 27 699 000 hektara ulaşmıştır. Bu durum bir yandan erozyonu arttırırken diğer taraftan meraların azalmasına ve buna bağlı olarak hayvancılığı olumsuz yönde etkilemiştir. Bu gün yurdumuzun toprakları işlenebilir yada tarıma açılabilir toprak kaynağı kalmamış 19 dünya ülkesinden biridir. Ülkemiz topraklarını toprak kirliliği açısından değerlendirdiğimizde ; Her şeyden önce ülkemiz topraklarının, en büyük ve önemli sorunlarının başında erozyon gelmektedir. Her yıl milyonlarca ton verimli toprak taşınarak elden çıkmaktadır. Ekonomik gerekçeler ve insanların yüksek gelir elde etme isteği sonucu tarım arazileri amaçları dışında kullanılarak sanayileşme, kentleşme vb. elden çıkmıştır. Öte yandan kurulan bu tesisler yakın çevre arazileri için önemli kirletici noktaları oluşturmaktadır. Gerek tarla ziraatı gerekse son yıllarda artan örtü altı yetiştiriciliğinde ürün miktarı ve kalitesini arttırmak için kullanılan gübre, pestisid, hormon vb. kirleticiler önem taşımaktadır. Kirlenmiş suların tarımsal sulamada kullanılması sonucu kirleticiler toprak bünyesine geçmektedir. Gediz ovasındaki bor kirliliği örneği Ülkemizin bazı bölge özellikle İç Anadolu yöresinde topraklarının doğal yapılarında bulunan asbest gibi insan sağlığı açısından önemli kirleticiler önemli bir risk faktörünü oluşturmaktadır. Öte yandan Türkiye topraklarının büyük bir bölümünde toprakların tamponlama güçlerini etkileyen pH , kireç ve kil gibi kimyasal ve fiziksel özellikler açısından birçok ülke topraklarına göre oldukça iyi olduğu söylenebilir. Bununla birlikte Karadeniz Bölgesi, Çukurova ve Gediz havzası toprakları diğer bölge topraklarına göre daha dikkatli davranılması gereken bölgelerdir. Ancak ülkemiz topraklarına yönelik toprak kirliliğinin önemi, boyutları, çevre ve insan sağlığı üzerine etkileri konularında kapsamlı çalışmalar bulunmamaktadır. Çalışmalar daha çok akademik seviyede yapılıp uygulamaya yönelik değildir. Türkiye’de toprak kirliliği ile ilgili olarak ; • Her şeyden önce çok yaygın ve şiddetli derecedeki erozyonun devam etmesi, • Tarımsal arazilerin amaç dışı kullanımı sonucu bu bölgelerde kurulan sanayi tesisleri ve yerleşim alanlarından çıkan kirleticilerin özellikle yakın çevredeki tarım arazileri için önemli bir kirlilik riski oluşturması, • Doğal yapılarında sağlık açısından zararlı maddeleri içeren toprakların bölgelerin sınırlarının ve envanterlerinin çıkarılmamış olması, • Toprak kirliliğinin önemi , boyutları , çevre ve sağlık üzerine olan etkileri gibi konularda yapılmış araştırmalar ; hava ve su kirliliği gibi diğer çevre sorunları üzerine yapılmış geniş çaplı araştırmalara göre yetersiz olup envanterler ve bilgiler ek******, • Toprak kirliliğinin önlenmesi, kontrolü, izlenilmesi ve değerlendirilmesine yönelik yönetmeliğin henüz yayınlanamamış olması, • Kurumlar arası koordinasyon eksikliği, gibi sorunlar öncelikli olarak sayılabilir. Toprak Kirliliğine Yönelik Çalışmalar • Resmi yada özel kurum ve kuruluşlardan, şahıslar tarafından gönderilen toprak numunelerinin , toprak kirliliği yönünden, yada Çevresel Etki Değerlendirilmesi’ne ÇEDesas olmak üzere gerekli analizleri yapılmaktadır. • Çalışma konularına yönelik olarak ; gönderilen, yönetmelik, tüzük ve standart tasarıları hakkında görüş bildirilmektedir. • Toprak kirliliğine ilişkin çeşitli araştırma ve proje çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Kimyasal Kirlenme toprakta yetiştirilen bitkiler çeşitli zararlılara karşı karbon, hidrojen ve klor içeren ilaçlarla ilaçlanır. Bu ilaçlar toprakta bozulmadan kaldıkları için toprak kirliliğine neden olur. Yağmur sularıyla su kaynaklarına taşınır. Ve onlarında kirlenmesine neden olur. Gübreleme, toprağı tanımadan yapılırsa verimi arttırmaz tam tersi verimi düşer ve toprak kirlenmiş olur. Fazla verilen gübre bitkilerin hastalanmasına neden olur. Nükleer Kirlenme Nükleer santrallerde meydana gelen kaza sadece toprağı değil suyu ve havayı da kirletir. Etkileri uzun yıllar süren bu kirlenme kazanın olduğu yerde kalmaz çok büyük bir alanı etkisi altına alır. Örneğin Rusya da meydana gelen Çernobil kazası gibi. Atıklar endüstriyel aktiviteler sonucu havaya ve suya atılan sanayi atıkları toprağı kirleterek toprağın fizikokimyasal özelliklerini bozar ve toprağın verimini düşürür. Hastane atıkları gerekli önlemler alınmadan toprağa atıldıklarında önemli ölçüde toprağı kirletirler. Nükleer santrallerde meydana gelen kazalar sonucu havaya karışan radyasyon yağmur ve rüzgârlarla taşınarak toprağa iner. Toprakta yetişen bitkilere bulaşan radyoaktif maddeler besin zinciriyle hayvanlara ve insanlara taşınır. Toprağı Kirleten Diğer Etkenler toprağı kirleten en önemli kirleticilerden biri erozyondur. Erozyonla, verimli topraklar eğim doğrultusunda taşınıp denizlere ve göllere dolar. Toprak verimsizleşir. Dibe çöken toprak oraların ekolojik dengesini bozar. Erozyon toprağa ve suya zarar vermiş olur. Maden ocaklarının olduğu yerde bitki örtüsü zarar görmektedir. Tarım arazilerinin hatalı sulanması ve sürülmesi de toprağa zarar vermekte, özelliklerini bozmaktadır. Etkileri Toprağa atılan atıkların en zararlıları kimyasal maddelerdir. Bu maddeler bitkilerde birikir beslenme yoluyla hayvanlara ve insanlara geçer. Endüstriyel aktiviteler hatalı yapılan gübreleme, ilaçlama ve sulama sonucu toprağın fizikokimyasal yapısı bozularak verimi düşer. Önlemler Toprağın kirlenmesini önlemek için şu tedbirler alınmalıdır. 1- Ev atıkları olan çöpler, toprağa zarar vermeyecek şekilde toplanmalı, taşınmalı ve depolanmalıdır. 2 – Hiçbir endüstriyel atık arıtılmadan toprağa zarar verilmemelidir. 3 – nükleer santraller yerine, toprağa zarar vermeyecek enerji kaynakları kullanılmalıdır. 4 – tarım yapılan arazilerde, sanayi tesisleri ve yerleşim alanları kurulmamalıdır. 5 – toprağın ilaçlanmasında yanlış uygulamalar yapılmamalı, bu iş için çiftçiler eğitilmelidir. 6 – otlaklar ve ormanlar korunmalı kesilen ağaçların yerine yenileri dikilmelidir. 7 – ambalaj sanayi için alanlarda kâğıt cam çelik ve alüminyum gibi maddeler kullanılmamalıdır 8 – bu konuda toplum eğitilmelidir. Özellikle okullarda ağaç sevgisi ve ormanların korunması konuları yoğun olarak işlenmelidir.

toprak kirliliği ile ilgili afişler