üniversitelerde özgürlük sınırlamaları olmalı mı olmamalı mı?iletişim araçlarımı halkın tercihlerini,halk mı iletişim araçlarının tercihlerini şekillendirir 03 Temmuz 2009 22:40 kalbim
Bursa Sınav Eğitim Kurumlarının lise öğrencileri arasında her yıl geleneksel olarak düzenlenen münazaraların bu yıl ki konusu idam cezasının hukuk sistemindeki yeriydi. DOLAR: 17,23 EURO: 17,57
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın orman yangınlarıyla ilgili "Cezası nereye varıyorsa öyle olmalı. Caydırıcı bir ceza. İdama çıkıyorsa, idam olmalı" açıklaması sonrasında gözler orman yakmanın cezasına çevrildi. Avukat Dilara Yeni, TCK'ya göre orman yakmanın cezasını tv100.com'da anlattı.
İdamolmalı diyen de var, insanlar eğitilerek suçlar önlenir diyende. Türkiye’de idam cezası olmalı mı? İdam cezası kimlere uygulanmalı? İdam cezası caydırıcı olur mu? Karamanlılar İdam Cezasına Ne Diyor. Kaynak: Karaman Habercisi - Karaman Haber Merkezi.
Allah'ın nimetini (bunlar gibi) her kim değiştirir, bozar da zarar ve bozgunculuk peşinde koşarsa, Allah'ın onlara cezası da her halde pek şiddetlidir. 212-Bu gibi bozgunculukları da dünya debdebesine tutkunluklarından dolayı kâfirler yapar; çünkü dünya hayatı, kâfirler için çok süslenmiş, gözlerine güzel gösterilmiş
Münazara Yarışmasının Finali Yapıldı. 10D ve 11C sınıfları arasında yapılan münazara finalinde, öğrencilerimiz Yapay Zeka Olmalı Mı?/Yapay Zeka Olmamalı Mı? konusunu tartıştılar. Kazanan 10D sınıfı oldu. Kazanan Öğrencilerimize 300 TL para ödülü verildi.
BKAb0rR. 21 Ekim 2020, 2017 1 Kadın gökyüzü, adam renk körü 37. Haftanın Tarışması İdam Cezası Olmalı mı Olmamalı mı? Türkiye’de kadına, çocuğa, şiddet dur durak bilmiyor. Günümüzün en önemli kanayan yaralarından biri özellikle cocuk tacizleri ve kadın cinayetleri. Her geçen gün artmakta olan kadın cinayetleri ve çocuğa yönelik taciz suçları için caydırıcı bir ceza verilmemesi nedeni ile artış gösterdiğini düşünen kesim olduğu gibi her hangi bir cezai yaptırımın bu durumun önüne geçemeceğini düşünen kesim de mevcut. Peki sizlerin bu konu hakkında düşünceleriniz nelerdir? Kadına ve çocuğa karşı fiziksel veya ruhsal olarak yapılmış olan şiddet için hangi yaptırım uygulanırsa önü alınabilir? İdam cezası olmalı mı olmamalı mı? ________________"Sürekli değişen, hiç kalıcı ve samimi olmayan insan ilişkileri. Şeytan görsün hepsinin yüzünü!" 21 Ekim 2020, 2021 2 Her ne kadar insanın yaşama hakkı elinden alınmamalı diye düşünsem de bazı iğrenç olaylar karşısında hayret içinde kalıyorum. Özellikle de çocuk ve kadın tecavüzü suçuna istemiyor değilim. ________________ 21 Ekim 2020, 2033 3 Çocuk tecavuzlerinde idam istemiyorum işkence edilerek öldürülmesi taraftarıyım...Mesela derisi soyulmalı ,tırnakları çekilmeli ve bunları yaparken zerre merhamet duyulmamalı... ________________ 21 Ekim 2020, 2037 4 Bence idam cezası olmalı, kesinlikle desteklerim yani böyle birşey olsa. Nice masum kadınlarımız, bebeklerimiz yeri geliyor tecavüze uğruyor yeri geliyor katlediliyorken geç bile kalındı. Öylelerine aldıkları nefes bile haramken, içeriye atıp senelerce beslemek yerine varsın idam edilsinler. ________________ 21 Ekim 2020, 2046 6 İdam cezalı olmalı ve bir an önce bu cinayetlerin önüne geçilmesi için yürürlüğe girmeli. 21 Ekim 2020, 2048 7 olmali diri diri kopeklere yem edilmeli ozelliklede cocuk tecavuzlerine karsi oyle biceza verilmeliki oylelerine bidaha kimse oyle kansizliga cesaret edememeli 21 Ekim 2020, 2053 8 Zaten hukukun yürümediği ülkede idam cezası da yürümez. together- 21 Ekim 2020, 2100 9 İdam caydırıcı olur ölüm korkusu başkadır o tip insanlarda yaparım çıkarım rahatlığı olmaz . Aslında Allah'ın emirleri arasında da var idam yada hirsizin elinin kesilmesi falan . ________________ Kafamız gibi yani kalpler kırık Kollar çizik ciğerler yanık Valla yedik dosttan da kazık harbiden üzülüyom haline yazık Bir anda düştük bir anda çıktık mermiyi şeytanın pabucuna sıktık Rüyanda görürsün anca bıktığımı her şeyi kendimize bile bile yaptık Gözlerimi çok uzun zaman önce kapadım. Benim yalanlarım, gerçeklerim ve hedeflerim karanlıkta.. 21 Ekim 2020, 2102 10 olmali derim, ama ya sucsuz oldugu halde suclu bulunur da idam edilirse ________________
06 Temmuz 2018 Cuma, 1426 Son zamanlarda artan çocuk kaçırmaları, çocuk istismarları ve cinayetleri üzerine idam tartışması yeniden gündeme geldi. İstismarcıların ve çocuk cinayetlerinin faillerinin idam edilip edilmemesi tartışma konusu oldu. İdam tartışmalarına medyada bir çok köşe yazarı da katıldı. İşte son günlerde idam üzerine yazılan yazılarda öne çıkan görüşler İdam cezası çare olsaydı, idam uygulanan ülkelerdeki ağır suç oranları böylesine yüksek olmazdı. Konuya ilişkin bütün araştırmalar, tarih boyunca yaşanan deneyimler idamın suçu engellemediğini açıkça gösteriyor. “Sallandıracaksın birkaçını, bak bir daha yaparlar mı” mantığının hükmü olmadığı ispatlanmış bir gerçek. Hepimizi dehşet içinde bırakan, kanımızı donduran kadın ve çocuk cinayetlerinin önüne idam cezasıyla geçilebileceği meselenin özüne inemeyen, derinlerdeki toplumsal yarayı görmeyen bir kandırmacadan ibaret. Muktedirlerin gazına gelip sokaklarda meydanlarda “idam” diye bağıran kitleler bunları bilmezler, düşünmezler. İntikam peşinde, ölümü zulümü kanıksamış, kendi güvenlik ve kurtuluşlarını “öteki”nin yok edilmesinde gören, cellatlığa hevesli kurbanlardır onlar. Oysa devlet intikam peşinde koşmaz, koşmamalıdır. Ceza suçluyu yok etmek için değil ıslah etmek, iyileştirmek, topluma kazandırmak içindir. Ölüler ıslah edilemez, topluma kazandırılamaz. Kitleleri sakinleştirecek, bilinçlendirecek, insanî-vicdanî değerleri hatırlatacak, manevî gelişmelerini sağlayacak olanlar liderlerdir, yöneticilerdir, halk önderleri, siyasetçilerdir. Onlar, idam çığlıkları karşısında “Yaşam hakkı dokunulmazdır, uygar bir toplumda idam ceza değil, devlet eliyle işlenmiş cinayettir, üstelik geri dönüşü yoktur. Suçluluğu, etkili bir hukuk sistemi ve güvenilir yargı erkiyle yeneceğiz” diyebilseler, idam cezasının kaldırılmasının ülkemizin onuru olduğunu, geri getirilmesinin ise ayıbımız olacağını anlatsalar üzerimize çökmüş kötülük bulutları bir kenarından aralanır, karanlık azalır. T24 - Oya Baydar Bu ülkede idam tekrar gelecekse mutlak terör örgütü mensuplarını da kapsamalı ki şehit ailelerinin yüreklerindeki yangın bir nebze de olsa hafiflesin. Avrupa Birliği'nin 'kırmızı çizgisi' olduğunu söylediği idamın geri getirilmesi halinde, Türkiye'nin üyelik sürecinin durabileceği uyarısı yapanlara Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çok güzel cevap vermişti. Erdoğan, Batı'dan bu konuda gelen eleştirilere yönelik şunları söylemişti "Burada milletin evladı şehit oldu. Bunları bizim affetme yetkimiz yok. Öyleyse parlamento kararını verecek, ondan sonra da idam çıkacak. 'Efendim Avrupa Birliği ne der?.' George ne derse desin, Hans ne derse desin, Helga ne derse desin, benim için önemli olan Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin, Ayşe, Fatma, Hatice ne der, o önemli." Yeni Asır - Yunus Karakaya Hiç tanımadığımız çocukları merak ediyor, onlardan gelen kötü haberlere üzülüyoruz günlerdir. Öfkeliyiz hepimiz, öfkemizden “idam geri gelsin” diyoruz. Suçlular en ağır cezayı çeksin istiyoruz. Bir çocuk yitip gittikten ve herkesin canı yandıktan sonra, suçlunun alacağı cezayı konuşmak yerine, suçun engellenmesini konuşalım artık. Trafik cezası kesilebilsin diye yolların dört tarafı akıllı kameralarla dolu değil mi? Peki ya kaç çocuk parkında ya da okulun önünde kamera var? Milliyet - Özay Şendir Dünyanın en önemli ekonomik krizi çıksa, dünya tersine dönse,dursa, şu anda iki masum yavrunun hunharca katledilmesinden daha önemli bir gündemimiz olamaz. Olmamalı. Eğer kendimize insanız diyorsak, hele hele buna bir de Müslümanlığı ekliyorsak bizim üzerimize düşen, omuzlarımıza yüklenen en ağır yük bu masum canlara kıyan canavarlara, ailesinin ve tolumun vicdanını rahatlatacak olan en ağır cezanın verilmesidir. Bu ceza ise bellidir. Allah hükmünü Kuran’da koymuştur. Allah’ın koyduğu hükümden başka hiçbir ceza bu gibi olaylarda ne ailenin ne de toplumun vicdanını rahatlatır. Hadım falan, geçin hayat vardır. Sözümüzü eğip bükmeden yazalım;Bu canavarları bu millet şehrin meydanında ipin ucunda sallanırken görecek. Birde gidip tükürecek. Cümle âlem görecek. Bu ülkede bunu yapan, yapmaya cüret edenin sonunun ne olduğunu bütün dünya bilecek ki bundan sonra bu gibi olaylarla bir daha hiç karşılaşmayalım. Şehir Medya - Serdar Aydın Îdâm’ın bütünüyle kaldırılması yolundaki dayatmaya teslimiyet, çok yanlış bir siyasî karardı. Bugün bu yanlıştan dönülmesinin zamanıdır. Bizim kendi kesin doğrularımızdan ve halkımızın haklı taleplerinden kaynaklanan îdâm talepleri’nden kaçınmanın bir mantığı yoktur. Bu pislikler, sosyal bünyemizden temizlenmelidir. Îdâm olmasın..’ deniliyorsa, buna da önce kaatiller Evet’ demelidir. Star- Selahaddin E. Çakırgil Darbeleri, hainliği ırza geçmeleri ve katliamları azaltmayan idam cezasını bir daha tartışmayacağımız bir dünya hayal edelim. Bu dünyada çocukların sadece kahkahalarının yükseldiği, ağıtların yakılmadığı yüreklerin dağlanmadığı ortamları yaratmak İDAM 'ı getirmekle sağlanmayacak… Habertürk - Yasemin Güneri İdam öylesine tehlikeli bir güç ki, bugün suçlu’ diye öldürülen pek çok insanın sonradan aslında suçsuz’ olduğunun anlaşıldığı olaylar hukuk dosyalarında bir hayli yer kaplıyor. Merhum Başbakan Adnan Menderes’in idamı bugün bile yürek yakıyor. İşin garip yanı şu ki, Adnan Menderes’in idamına karşı çıkanlar bile bugün idam istiyor. Oysaki Türk toplumu idamın pek çok acı tecrübesini yaşadı. Dolayısıyla idamı bir kez daha akla getirmemek gerekirdi, ancak bugün durum böyle değil! Peki, çözüm nedir? Mademki herkes “En ağır ceza uygulansın!” diyor, tamam itirazımız yok. Artık bu utançla yaşayamayız. Çocuklarımıza zarar verenler de yaşayamamalı… Ancak çözüm öldürmek değil! Çünkü öldürmek, suçluyu bir anlamda suçundan kurtarıyor. Oysaki kurtulamamalı! Yaşadığı sürece en büyük acıyı çekmeli! Yazar dostumuz Orhan Bahtiyar'ın önerisi en doğru çözümü sunuyor “İdam cezasına karşıyım. Neden mi? Çünkü daha ağırı var; vicdan cezası... Ölmek suçlu için en kolayıdır. Devlet için de öldürmek öyle... Ama suçluyu tek başına bir hücrede vicdanıyla yalnız bırakmak cezaların en ağırıdır. En canisi için bile...” Hürriyet - Ömer Kurt İdamın sokakta, göz önünde infaz edilmesi bile caydırıcı olamıyor, sapık terörünü ortadan kaldırmıyor. Azalttığını, önlediğini, cinsel saldırı oranlarını düşürdüğünü söyleyecek kadar anlamlı bir farklılık göstermiyor istatistikler. Üstümüzdeki korkunç vicdan azabının ağırlığı altında, içimiz yanarak, duygusal patlamalarla konuşulacak bir konu hiç değil. 2002’de ortalık, Ümraniye sapığı’ haberleriyle çalkalanıyordu. Tüm Türkiye, dehşet içinde kurbanlarına ağlıyordu. Derken eşkale uyan adlı bir kişi yakalandı. Kanını içsen doymazdın; yatışacak dinecek gibi değildi sokaktaki öfke ve infial. Diri diri yakılsa, gözünü bile kırpmadan lincine odun taşımaya hazırdı kalabalıklar. Bir ay geçmeden yanlış kişi olduğu anlaşıldı, gerçek sapık bulunmuştu. kurtuldu, kağıt üstünde temize çıktı ama yüzü afişe olmuştu, alnındaki damgayı bir daha silemedi. Hayatı karardı, yine de tek tesellisi hala hayatta olmak... O gün darağacı kurulup millete sorulsa, yanlış kişinin bilmeden asılmasına rekor oyla destek çıkmaz mıydı! Karar - Akif Beki İdam cezası kanunlaşsın! Çocuklarımızın saffetli bedenine göz koyan, pak ruhunu kirleten, masum gözlerini kanlı yaşlara boğan tüm şerefsizler darağacında sallansın! Üstüne bastığımız ve vakti geldiğinde altına yatacağımız necip toprak, onu kirleten bütün insan suretli pisliklerden sıyrılsın! Lakin göz ardı etmememiz gereken bir nokta var… İdam büyük ceza. Aynı zamanda kullanışlı. Bir o kadar keskin. Sonuna kadar da destekçisiyim. Ama idam cezasının verimli işleyebilmesi de için hukuk sistemimizin mantık, adalet ve vicdan dairesinde dezenfekte olması gerekiyor. Eğer bir takım adi suçlara idam cezası getirilecekse, bunun yanında çeşitli hukuki düzenlemelerin mümkünse büyük reformların yapılması, yargı mensuplarının/müesseselerinin ehliyet ve liyakat sahibi olması, bu doğrultuda yetiştirilmesi, hukuki işleyiş ve karar mercilerinin en az falsoyla görevini ifa edebilmesi gerekiyor. Diriliş Postası - Cemalettin Hacıosmanoğlu Eğer kasıtla, taammüden bir cana kıyılmışsa, fıkıhta, onun yakınlarının kısas isteme hakkı vardır. Kamu aleyhine işlenen suçlarda da yerine göre idam cezası uygulamak hakkaniyete uygundur. Çünkü bu bağlamdaki fiillerde de insan hayatına son verme veya kamu düzenini bozma gibi fiillerle sonuçlanabilir eylem... Cezanın hakça olabilmesi için, yönetimin evleviyetle cezayı gerektiren o fiilin işlenme ortamını ortadan kaldırması gerekir. Yani ortada hırsızlığı veya herhangi bir suçu teşvik edici ortam yürürlükteyken o fiili ika eden kişiler cezalandırılıyorsa, burada hakça bir durumun tecelli ettiği söylenemez. Gelir dağılımdaki dengesizlik ortadayken, yani bir tarafta aşırı zenginler fink atarken, bir yanda da karnını doyurmakta aciz bırakılan insanlar yaşıyorsa, orada hırsızın elini kesmeye hükmetmek hakça bir ceza olmaz. Başka bir söyleyişle her ceza her yerde, her hukuk düzeninde aynı sonucu doğurmaz. İlkin hırsızlık yapmayı önleyici toplumsal, iktisadi bir düzen öngörülmüş olmalı ki, buna rağmen hırsızlık yapılıyorsa ceza müstahak sayılsın. İdam cezası bir de geçmişe dönük olsun diye talep ediliyorsa, yasa bu cezayı öngörse bile, onun geriye dönük olarak uygulanması hiçbir suretle imkân dâhilinde değildir. Hukuken boş taleptir... Yeni Şafak - Rasim Özdenören Bu ülkede adalet yok evlatlarım. Adaletin olmadığı yerde idam öç almak için, rakibini yok etmek için kullanılır. Güzel evlatlarım hem biliyor musunuz, idam olan yerlerde daha fazla suç işleniyor, idam edilenler genelde yoksullar ve ötekiler. İdamın caydırıcılığını gösteren elde herhangi bir hukuki veri de yok. Siz kulak asmayın idam tartışmalarına. Siz minik ellerinizle yakalarına yapışın sizi yasayla koruyamayanların. Sizin katlinizin vebali onların boyunlarındadır yavrularım. Sizi korumaya gücümüz yetmedi, bizi bağışlayın. Yurt - Adnan Bulut En Çok Okunan Haberler
Haberler > İdam Cezası Yalnızca Bir İntikam Aracı mı, Yoksa Gerçekten Yeni Suçların İşlenmesini Engelliyor mu? - 1245 Türkiye'de idam cezası 34 yıldır uygulanmıyor fakat tartışmalar cezanın yeniden gündeme gelmesini sağladı, belki de bir nesil yeniden tanışacak bu cezayla, peki nedir cezayı savunan yahut aksi yönde fikir belirten argümanlar?Yüzeysel yorumları bir kenara bırakalım, her yönüyle idam cezasının caydırıcılığıyla ilgili argümanları irdeleyelim. İdam cezası hep gündemdeydi fakat 15 Temmuz ve sonrasında artık halk tabanında da yankı bulduğunda talep edildiği tartışma sayısı arttı. Türkiye'de yasaklandığı tarih öncesinde, 1920-1984 yılları arasında 15'i kadın olmak üzere toplam 712 kişi idam edildi, bunu not edelim. Tabii darbe dönemlerinde gerçekleşen idamları bir kenara bırakırsak sivil yönetimlerin döneminde yılda ortalama 2 idam hükmü verildiğini söyleyebiliriz. Biz Türkiye özelinden biraz uzaklaşarak idam cezasına dair yapılan evrensel tartışmalara bakalım. Önce idamın caydırıcılığını savunan örneklere bir bakalım. Araştırmacı David Muhlhausen, ABD örneklerine odaklı araştırmasında bazı suçların riske edilemeyecek seviyede büyük tehlikeler arz ettiğini ve bunun ancak idam gibi caydırıcı bir cezayla karşılaşma riskiyle önlenebileceğini yolla bazı idam hükümleri verilmiş olsa bile toplum genelinde ölüm oranının azaltıldığını savunuyor. Tam da bu karşılaştırmalı örnekte bir karşı eleştiri geliyor. Stanford Üniversitesi'nden hukuk profesörü John J. Donohue idam cezasının ölümlü suçlarda caydırıcılık yarattığına dair net bir veriye sahip olmadığımızı belirtiyor. ABD'de idam cezasının olduğu eyaletlerle dünyadaki aynı boyutta herhangi bir coğrafyayı ele aldığımızda anlamlı bir fark bulmamız mümkün değil. İdam cezasının uygulandığı yerlere bakıldığında da benzer şekildeki tüm suçların idam cezasıyla sonuçlanmadığı bilindiği için aslında suçluların bu risklerin farkında olarak suça ilerlediklerini söylüyor, Donohue. Pepperdine Üniversitesi'nde Michael Summers gibi idam cezası üzerine çalışanlar caydırıcılığa dair ölçümlerin olduğunu belirtiyor. 1979 yılıyla 2004 arasında ABD'deki idam cezası ve cinayet oranlarını incelendiğinde bu 26 yıllık periyot bu iki kriter arasında negatif korelasyon olduğunu göstermiş. Yani idam cezası uygulandığında cinayet oranlarında bir azalma ölçümlenmiş. Korelasyonun neden sonuç ilişkisi doğurmadığını biliyoruz, bu sebeple biraz daha derinlere iki veri arasındaki bağlantıyı açıklayan regresyon oranına bakıldığında ortaya çıkan tutarlılık, Summers'a göre aradaki bağlantının daha da net olduğunu gösteriyor. Emekli bölge savcısı H. Lee Sarokin ise bu fikirlerin tümüne farklı bir gözden şerh düşüyor. Caydırıcılığın idam cezasının savunulmasında yahut reddinde herhangi bir anlam ifade etmediğini söylüyor, Sarokin. Hatta onun sözlerine direkt olarak kulak verirsek şöyle örnekliyor'İnsanlar mutfaklarında otururken kendi kendilerine 'İdam cezası alacağım için bu cinayeti işleyemem ama cezam mahkûmiyet olursa işleyebilirim.' demiyor. İstatistikler ne söylerse söylesin, insanlar suç işlemeden önce yakalanma risklerini göz önüne alarak karar vermiyorlar.' Bazı araştırmacılar bu ilişkiyi rasyonelize edebilme ve algılayabilmenin yolunun caydırıcılığı ölçmekten geçtiği konusunda ısrarlı ve 1980 sonrasında yine ABD'de yapılan araştırmaların şüpheye yer bırakmadan caydırıcılık etkisi yarattığı paylaşılıyor. Ekonomik bir araştırma sonucu paylaşılan bu veriye suç mahalline temas eden krimonologları dahil ettiğimizde tüm korelasyon etkisiz kalıyor. Yapılan anketlerde kriminologların %88'i şahit oldukları vakaları göz önünde bulundurarak idam cezasının herhangi bir caydırıcılığı olmadığında hemfikir. Caydırıcılığı savunan kriminologlar ise idam cezası ancak müebbet hapisle kıyaslanıyorsa caydırıcı hale geldiğini durumda vakaların psikolojisi idamın caydırıcılığını pek destekleyici nitelikte değil. Louisiana Üniversitesi'nde çalışmalar yapan Türk profesör H. Naci Mocan araştırmaları sonucunda bu tartışmaya net bir oranla katılıyor. Mocan'a göre her bir idam cezası beş cinayeti önlüyor. Aynı şekilde idam cezası yerine daha az caydırıcı her ceza da beş cinayetin artışına sebep oluyor. Yine sayılarla yanıt geliyor bu argümana, ABD'nin 39. Başkanı Jimmy Carter, idam cezası uygulanan eyaletleriyle ABD'de cinayet oranları herhangi bir Avrupa ülkesine kıyasla 5 kat daha yüksek. Carter, ABD'nin idam cezası uygulayan güney eyaletlerinde yine diğer tüm eyaletlere kıyasla en yüksek cinayet oranları olduğunu da belirtiyor. İlginç, değil mi? Net bir örnekle bakarsak, idam hükümleriyle sık sık adı geçen Texas'ta kayıtlara geçen cinayet vakaları idam cezasını yasaklayan ilk eyalet olan Wisconsin'e kıyasla hayli fazla. İdam cezası caydırıcı mı değil mi, bu tartışma ceza yürürlüğe girse bile sürmeye devam edecek. Daha da önemlisi sizce idam cezası caydırıcı mı, yeniden uygulanmalı mı?
SerdaR 21 Ekim 2020 2121 Olmalı derim tabi ki, Ta ki Kadir şeker gibi masum olursa.. Adalet nasıl sağlacanak merak etmiyor değilim. Olması temennimiz ama maalesef sadece bir temenniden öteye ceza kanunumuzda idam cezası vardı yanlış hatırlamıyorsam 2000 li yıllarda AB 'ye uyum süreci için kaldırıldı. Bence olmalı eğer birleri sırf kadın ve güçsüz diye ölüme gidiyorsa. Çocuk diye sessiz görünüp cinsel istismara maruz kalıyorsa. Tabiki olmalı, bu zamana kadar her yapılan canice, vahşice ölüme hep sessiz kalınıyor. Yapılan tek şey sadece hapise atıp orda beslemek. Bu ülkede "Olan ölene oluyor." Maalesef 'ki... Cocuk istismarları kadın cinayetleri vb gibi sucları işleyenlere kesinlikle uyqulanması qerekendir idam. türkiye'de iyi işleyen bir adalet mi var ki idamı da hakkıyla uygulasın İnsani olmayan bir yaklaşım dönüşü olmayan kararların sonuçları da kötü olur İyi bir adalet hukuk ülkesi olsak cezalar caydırıcı olsa O agır suçları işleyenler ölmekten beter olsa benim İcin daha iyi Alıntı Romeo Nickli Üyeden Alıntı Mesaj 218661 türkiye'de iyi işleyen bir adalet mi var ki idamı da hakkıyla uygulasın İnsani olmayan bir yaklaşım dönüşü olmayan kararların sonuçları da kötü olur İyi bir adalet hukuk ülkesi olsak cezalar caydırıcı olsa O agır suçları işleyenler ölmekten beter olsa benim İcin daha iyi Bir kereden birşey olmaz diyen bakanımız bu tarz insanların ben desteklendiğini düşünüyorum birileri oluşturulmazsa sosyal platformlardan bişiler yapılmadığı ancak istemekle denen bir mekanizmamız maalesef 18 yıldır yok. Ruyanur 22 Ekim 2020 0038 Tacize tecavuze,istismara idam cezasi gelse nufusu ciddi azalacak bir ulkede yasiyoruz Idam olsun ,hakkiyla uygulansin ve affi olmasin. Reyhan 22 Ekim 2020 0111 Bizim ülkemizde adaletin 1 ayağı topal. Baklava çalan çocuğa 5 yıl, Kadını koruyan, nefsi müdafaa kullanan Kadire 12 yıl veriliyorsa ; İdamı düşünemiyorum. Deniz Gezmiş neden ölmüştü sahi? Mustafa Pehlivanoğlu? Ahmet Kaya neden sürülmüştü? Nazım neden yatmıştı içerde? Sağcısı Solcusu ; Türkü Kürdü ; Alevisi Sünnisi diye diye bitirdiler onca genci. Yetti. Geçmişi unutturdular, unutmayın."Sakın bana ben de sevdim deme. Seninki sevgi değil, hınç. Hınçla sevilmez. Yok haksız tahrik, yok iyi hal… İndire indire bir madalya takmadıkları kalmış sana. Her zamanki gibi gereği düşünülmüş de gereği yapılmamış o mahkemede." diye çok sevdiğim bir replik var. Ölümün adını sevgi koymuşlar bizim ülkede. Gereği yapılsın kafi .. Adalet zalimlere işlemiyor ki. Gerçek bile göreceliyken çok zor. Insanı insanlığından soğutan mahluklar oluyor onlara bile indirim uygulanıyor, suçlu suçsuz sağlıklı bir şekilde ayırt edilemiyor. Allahın adaletine inanmaktan başka bir çözüm yolu bırakmıyor bu düzen bize. İdamın olduğu bir ülkede tam adalet olmalı diye düşünüyorum. Garibanı idam edip zengini salıvereceklerse ne idam çözüm olur bu vaşetlerin önüne geçebilmek için ne de alınacak herhangi bir önlem. Powered by vBulletin Version ©2000 - 2022, vBulletin Solutions, Inc. Copyright ©2019 - 2022 IRCRehberi
İdam Cezası OLmalı ßaşta Aponun Kellesinin Uçurulması ßin Şehidimiz Var Adam Sanki 5 Yıldızlı Hapishanede Kalıyor saddam öldükten sonra bunun bi anlamı kalmadı şaka şaka idam edilcek adam çok olmalı tabi quoteOrjinalden alıntı zalimtr Bu tür yorumlarda bulunurken bu dünyada en sevdigini tecavüz edilen öldürülen vb. kisinin yerine koylmalisin Yok eger diyorsan isterse ogluma kizima yapsinlar genede idama karsiyim,o zaman haklisin quoteOrjinalden alıntı OoßladeOoO adam öldürmeye karşıyımda tecavüz yani bebege veya bi çocuga tecavüz etmediyse cana kast yoktur onunda canını almayalım derim Doğru diyosun pislikleri çatır çatır asacaksın ya asacaksın ya asacaksın Halkını doğru eğit haklarını ver genede sapıtırsa as Amerika nasıl asıyor Biz p. besliyoruz onurumuzla oynadı Amerika veririrm ama astırmam hesabı bence idam olmamalı..psikopatlık derecesinde suç işleyenlerin idamı hak etmediğini düşündüğüm için değil suçsuz insanlarında arada gidebileceğinden korktuğum için söylüyorum.. apo gibi suçu ap açık ortada olanların asılmasına tam destek veririm ama herkes için idam cezası doğru olmaz.. çünkü ya yanlış adamı yakalayıp idam edersek??masum birinin hayatını almanın sorumluluğunu kim üstlenecek?heleki türkiye gibi bir ülkede... bir söz vardır 2 kişiden suçsuz olanı cezalandırmak yerine suçlu olanı serbest bırakmak doğru olandır.. Hakedene Bir Kurtuluş Dahi Olsa Kesinlikle Olmalı! Ama o kadar kolay olmamalı ölümleri! idam bence 2 suça ceza olarak verilmeli.. 1-Vatana ve rejime ihanet PKK, DHKP-C, Radikal Dinci örgüt ve kişiler vb.. 2-Kasten adam öldürmek. bence bazı suçlar dışındatecavüz,terör idam edilemeycek adamlar da içerde rahat bırakılmamalı en basitinden sigortasız ağır işlerde çalıştırılmalı,yattığı yerden gün geçirmeleri iyi değil misal maden işçisi olabilirler. ama birde mecburiyetten ekmek çalanlar bile var arada bunlarda kaynayabilir bunun hesabını kim verir cezaları sertleştirmesiyle birlikde işsizliği gidermeleri klavyesiyle atıp tutmak kolay,öksüzler yurdunda doğup türlü işkencelere haksızlıklara maruz kalıp bir sokak çocuğu olarak büyüseydim ve etrafımdakilerin hiç umursamaz sallamaz tavırlarını görseydim günümüzde olduğu gibi sanırım dünya hiç de umrumda olmazdı quoteOrjinalden alıntı RockWoman Çok ağır suç işleyenlerin müebbet hapisle cezalandırılması yerinde olacaktır. Yattığı yerden sürdürdüğü bir hayat değil, hapishane şartlarında faydalı işlerde çalıştırılması ile sürdürülebilecek bir hayat!. Dışarıya -firar hariç- çıkma umudu olmayan bir insan zaten ölüdür. Bu şekilde toplumdan izole edilirse kimseye zarar veremeyecektir. İdam, zehirleme benzeri yöntemlerle suçlu öldürülmesini; "o yaptı o zaman bizim de öldürmeye hakkımız var" mantığıyla düşünmenin insanca olmadığı kanaatindeyim. hocam eger mukemmel bir ceza yasasina veya mantikli af yasalarina sahip olsadik tamam derdim ancak. turkiyede ozellikle de son yillarda inanilmaz aflar cikti. Rahsan Affi da bunlardan biriydi. suclu saliverilmisti. inanilmaz bir rakam. daha sonra da tabi ki bircogu disarida devam etmisti benzer suclara... Hamurabi yasaları istiyorum. Süt akrabalığı kurumu eski toplum bakımından sonuçları ciddi yükümlülükler doğuran gerçek bir kurum olduğu için Hammurabi, özel bir hükümde şöyle yazdırmıştı § 194 - Eğer bir adam, evladını süt anaya verir, o evlat süt ananın elinde ölürse ve süt ana, ölen bebeğin babasının ve anasının haberi olmadan ikinci bir çocuğu emzirmek için alırsa, bunu ispat ederlerse, ölen bebeğin babasının ve anasının haberi olmadan ikinci bir çocuğu bağrına bastığı emzirdiği için süt ananın memelerini keseceklerdir. Hammurabi Yasası bence olmalı hatta ilk idamın sandalyesini ben itebilirim tabiki olmalı. bize insan hakları diyip saldıranlara bakınız. kendileri istedikleri adamı catır catır asıyorlar. Terörün oldugu bu ulkede idam kesinlikle serbest olmalı ve ilk once abdullah ocalan asılmalı. amerika saddamı yakaladı. ve astı diğer yandasları ile. ama biz apo denen ........... asamıyoruz dıs ulkelerın baskısından. quoteOrjinalden alıntı tobesh bence olmalı hatta ilk idamın sandalyesini ben itebilirim Tabiki olmalı tartışılmaz bile hem bu dünyada hem öte tarafta cezasını görmeli ki insanlara ibret olsun adalet diye birşey varsa adaletin aslı da astarıda budur.. Şimdi ben gidip insan öldürsem idam edilemeyeceğim. Burda adalet nerede??? İşte bu adaletsizliğin ta kendisi. İdam kesinlikle olmalı ve hatta kanunda değiştirilemez hükümler arasına alınmalıdır. Çoğunluğun güvenliği tek bir sadistin güvenliğinden daha önemlidir.
idam cezası olmalı mı olmamalı mı münazara