5 Kendiyle Barışık Olmayan Anne ve Baba Mutlu Bir Çocuk Yetiştirebilir Mi? l Adem Güneş ve Cansu Canan Özgen 123. 4. Pedagoji Okulu- Çocuklarda Davranış Eğitimi 163. 4. Duygusal Farkındalık ve Duygusal Zeka l Adem Güneş ve İbrahim Öztahtalı 162. 3. Pedagoji Okulu- Çocuklarda Davranış Bozuklukları ve Çözüm Önerileri
EskişehirÖzel Ümit Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikoloğu Mustafa Arı, okul öncesi dönemde çocuklarda görülen ağlama krizleri ve öfke nöbetleri konularında açıklamalarda bulundu.Çocukların bu dönemde ebeveynlerine karşı, istedikleri her şeyi ağlayarak yaptırma eğiliminde olmasının nedenlerini de açıklayan Arı, "Bu çok sık karşılaşılan bir problem. Bir çocuk
Bebekağlama sırasında ayaklarını karnına çekiyorsa. Hastalığın belirtileri çoğunlukla bebek 2-3 haftalık olduğunda ortaya çıkar, 4.-. 6. haftalarda zirve yapar, 3-4 aylık iken sona erer. Tipik olarak ilk 3 ayda, günde 3 saat süren, haftada en az 3 gün, en az 3 hafta devam eden döngüler şeklindeki aşırı ağlamalar
2Yaş Çocuk Gelişimi. 2 yaş çocuk bağımsızlığa emin adımlarla ilerler. Bebeğinizde bu dönemde zaman zaman öfke nöbetleri meydana gelebilir. Ağlama krizleri de söz konusu olabilir. Bunların nedeni 2 yaş sendromudur. Bebeğiniz eğer kızsa ortalama 11,5 kg, erkekse de 12,2 kg olacaktır.
Kartalda bir annenin 1,5 yaşındaki çocuğuna alkol içirip fotoğraflarının sosyal medyada paylaşılması tepki çekti. Bebek, babasının şikayeti üzerine annesinden alınarak devlet korumasına alındı. Çocuğun kendisine verilmesini isteyen baba savcılığa başvururken, anne hakkında soruşturma açıldı.
Bununyanı sıra sık sık ağlama krizleri yaşar, yaşıtlarına ya da büyüklerine vurur, eşyaları kırar. 2 YAŞ SENDROMUNUN NEDENLERİ NEDİR? 2 yaş sendromuna neden olan birçok durum bulunur. Anne babalar için unutulmayacak ve hiç bitmeyecek gibi görünür. 2 yaş sendromu 1,5 yaş gibi başlayarak 4 yaşa kadar devam eder
Io7bsls. Çocuklardaki ağlama krizleri pek çok annenin çaresiz kaldığı bir sorun. Çocuk bir şey ister. Eğer anne kabul etmezse, ağlamaya başlar. Anne sus, yeter dedikçe daha da bir iştahlanıp ağlamaya devam eder. Anne çaresiz kalır, ya sussun diye istediğini yerine getirir, ya da baba veya varsa evdeki diğer büyükler dayanamaz; “aman çocuğu ağlatma isteğini yapıver” deyip, bu şekilde çocuğu susturma yoluna tarz bir yaklaşım, anlık bir çözüm gibi gözükse de, çocukta başa çıkılmaz bir alışkanlık haline gelir. Her defasında bu durum tekrarlanır ve çocuk istediğini ağlayarak elde etmeye devam eğitimi üç-beş yaşından sonra başlamıyor. Bu eğitim anne karnında başlıyor. Annenin hamileyken tavırlarına dikkat etmesi, stressiz olmaya çalışması çocuğun sakin olmasında büyük bir etken doğduktan sonra her acıktığını hissettiği zaman anne bebeği emzirmelidir. İlk önceleri bebek acıktığını küçük mırıldanmalarla anlatmaya başlıyor. Eğer işe dalıp bebeği ihmal ederseniz, sabrı azalıyor ve ağlamaya başlıyor. Annelerde sanki hep, bebeğin yırtınır gibi ağlamasını bekler emzirmek bakarki böyle ağlayınca anne daha kolay geliyor, bundan sonra bu tekniği daha sık kullanır. Beşikteki bir bebekten bahsediyoruz ve bu bebek bile taktik geliştirmeyi yıllar geçtikçe bu alışkanlık katlanarak devam eder. Markete gidersiniz; çocuk mutlaka bir şey ister. Önce yok der, çocuk ağlamaya başlayınca insanlara rezil olmamak için isteğini yaparsınız. Bu öğrenilmiş bir harekettir ve buna sebebiyet veren anne ve izleyicim, çocuğuyla ilgili böyle bir sorunu yazıp, sizlerle de paylaşmamı istemiş “Benim huysuz oglum su suralar aldi basini gidiyo Daha yeni konu gecti hasta evlatlari olan kardeslerimiz var onlar icin cok uzuluyorum cok dua ediyorum onlarin yaninda benim oglum hic ama inan artik dayanamiyorum Oglum bu aralar iyice huysuzlasti ne soz dinliyo ne hizina yetisebiliyorum kiriyo dokuyo ayni zamanda kardesine zarar veriyo ben dayanamiyorum anlamiyo vuruyorum kiziyorum yok hic bisey anlamiyo istedigi olana kadar agliyo oyleki yarim saat 1 saat aglar dedigini yapmasam aglarken kendinden geciyo titriyo ben ozaman daha da sinirleniyorum inan vurmak istemedigimden agzima en basit sen benim basima belasin ALLAHin belasi diyorum sonra pisman oluyorum kendime kiziyorum ama is isten geciyo Acaba benmi bilmiyorum yani anlamiyorum istediklerini hep yapsam iyi terbiye edemem ki, terbiye etmeyi gectim tuvalete giderken bile doktugu goz yaslarini kendini yerlere atmasini gorseniz hem yapiyo, hemde “tuvaletim yok” diye nasil agliyo insan kriz geciriyo yaninda herkes “isin cok zor” diyor. “senin oglun cok huysuz” diyor Birde bu ara yine besigine yatiramiyorum o yuzden de ayni rezillikleri yapiyo en sonunda hem kizip bagirip cagiriyorum basimin belasi deyip besigine savuruyorum BEN IYI BIR ANNE DEGILMIYIM ACABA Onu cok seviyorum ama o anda cildirtiyo beni sabredemiyorum Acaba bu konuyu gundeme getirsen belki benim gibi olanlar vardir bana yardim edebilecek ablalarim vardir ne yapmaliyim evladimin elimde bu kadar harap olmasina dayanamiyorum ayni zamanda bende harab oluyorum ona sinirlendigim zaman vucuduma agrilar giriyo ikimize de yazik Birde sevgili esim var ne yapsam yaranamiyorum “sen cocuk yetistirmeyi bilmiyosun, hep sen suclusun o cocuk cok akilli” vs bir suru laf ediyo. En cokta “evin pis, temiz degil” sonra “cocuklara bak is kalsin” bir suru laf ne yapmaliyim ne olur yardim et bana ablacim!”Peki ne yapmalı?Kendi tecrübelerime dayanarak, çocuklarıma da uyguladığım yöntemleri anlatmaya çalışayım1-Çocuğun isteklerine düşünmeden hayır demeyin. Küçük şeyler için inatlaşıp, mücadeleye bir istekse yerine getirin, değilse alternatif sunun3-Eğer alternatifi de yoksa, neden hayır dediğinizi uygun bir dille başlarsa ilgisini başka bir yöne çekmeye Anne “hayır” derken, baba “evet” derse bu kez çocuk babayı anneye karşı kullanmaya başlıyor. Eşler birbirlerine destek Çocuk herşeye rağmen ağlamaya devam ediyorsa, “sus, tamam, yeter, ağlama” gibi lafları sakın Son sözünüzü söyleyip çekilin. Kararlı olun ve bunu çocuğa belli edin. Çocuk ne kadar ağlasa da duymamış gibi yapın. ilgilenmeyin. Seyircisi olmayan bir oyuncu asla rol yapamaz!8- Eğer etrafa zarar vermeye başlamışsa, yavaşça kolundan tutup bir odaya bırakın ve susana kadar orada beklemesini söyleyin. Kapıyı zorlarsa kitleyin, fakat mutlaka gözetim altında tutun. bu kısım 3 yaşından sonraki çocuklar için yapılabilir, daha küçük çocuklarda uygun bir davranış değildirEmin olun, bir kaç sefer bu şekilde kararlı bir tutum izlediğinizde çocuk bu ağlama krizlerinden mükemmel değiliz. Zaman zaman hepimiz acziyete düşer, hatalar yapabiliriz. Bu bizim kötü bir anne olduğumuz anlamına gelmez. Önemli olan hatalarımızı farkedip, düzeltme yolunda gayret sarfetmektir…Cahide Sultan
Güncelleme Tarihi Temmuz 08, 2020 1826Oluşturulma Tarihi Şubat 26, 2019 1700Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Uzmanı Dr. Memnune Aladağ, sık ağlayan çocuklara doğru yaklaşım konusunda önemli bilgiler küçük çocuklarda uzun süren ve sık görülen ağlama krizleri, onun yaramazlığına değil çeşitli hastalıklarla karşı karşıya kaldığına işaret edebilir. Sürekli ağlayan çocuklarda altta yatan bir hastalığın olup olmadığı mutlaka belirlenmeli, kişisel çareler aramak yerine ilk olarak mutlaka uzman yardımı alınmalıdır. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Uzmanı Dr. Memnune Aladağ, sık ağlayan çocuklara doğru yaklaşım konusunda önemli bilgiler Ingimage2/5Çocuğunuz nefesi kesilene kadar ağlıyorsa...Çocukların nefesleri kesilinceye kadar ağlamaları, çoğu annenin büyük bir telaş ve merakla karşıladıkları bir durumdur. Oysa çocuğun aç olması, altının ıslak olması, sevgi ve ilgi gereksinimi duyması ve ağrı hissediyor olması gibi tüm duygu ve ihtiyaçlar bebekler ve küçük çocuklar tarafından ağlama yolu ile ifade edilir. Ancak çocuklarda ciddi rahatsızlıklar da onların hiç durmadan ağlamalarına neden olabilir. Nedenin belirlenerek doğru tedavi uygulanması için doktorun önerileri dışına çıkılmamalı, düzenli takipler aksatılmamalıdır. 3/5İlk hafta daha sık emzirmek ağlamasını azaltabilirAğlama krizlerinin nedenleri çocuğun yaşına göre değişiklik gösterir. İlk bir haftada bebekler kriz şeklinde ağlıyor ise bu durumun sebebi açlık olabilir. Bu dönemde genellikle gazı var zannedilir ve sürekli gaz çıkarma için masajlar uygulanır. Halbuki anne sütü ilk 3 gün az üretildiği için bebek çoğunlukla açlıktan ya da annesini istediği için ağlar. Sık sık emzirmek hem süt üretimini artırır hem de huzursuz olan bebeğin ağlama krizinin sonlanmasını sağlar. Bazen bebekler aç olmasa da ağlar ve annesinin kucağına gittiğinde susarlar. Anne karnında alışmış olduğu ve ona kendini güvende hissettiren anne kokusu onlara huzur verir. Her zaman olduğu gibi bu dönemde bebeğiniz ağladığında onu kucağınıza alıp emzirmeniz, onunla sakin bir ses tonu ile sevgi dolu konuşmanız kesinlikle işe ağlayan bebek kolik olabilirİlk üç ay ağlama krizlerinin en önemli nedeni, gaz sancısıdır. Her üç bebekten birinde görülen haftada üç gün, üç saatten fazla süren ağlama olarak tarif edilen kolik sancısı, fizyolojik bir durumdur ve çoğunlukla 3. ya da 4. ayda kendiliğinden sonlanır. Koliğin nedeni bilinmediğinden tedavisi de yoktur, ilaçlar bu sancıları sonlandırmaz. Ebeveynlerin sakin olması, bebeğin termal konforunun sağlanması gerekir. Bebeğe düzenli kolik masajı yapılması, gaz yapan besinlerden annenin uzak durmasının sağlanması, karnına ılık havlu koyulması bebeği rahatlatır. Gevşek bir battaniye ile kalça eklemi rahat hareket edecek şekilde sarıp sarmalanması, baş ve boyun desteklenerek küçük ritmik hareketlerle bebeği sarsmadan sallanması işe yarayan diğer davranışlardır. Bebek ağrısından dolayı anneyi sık emmek ister, çok emzirmenin sakıncası yoktur, elini veya emziği de emebilir, bunlar da bebeği rahatlatır. 5/5Çocuğunuzu isteklerini konuşarak anlatması için cesaretlendirin0-2 yaş döneminde ağlamasına hemen ilgi gösterilmesi ve yanına gidilmesi gerekir. Bu davranış kalıcı güven duygusunun gelişmesine alt yapı sağlar. 2 yaştan sonra ise her ağladığında istediklerini yapmak yerine, bu davranışı sonlandırdığında yanına gidip ilgilenilmeli, istediğini ağlayarak değil, konuşarak anlatması için çocuk cesaretlendirilmelidir. Sürekli ağlayan çocukların altta yatan bir hastalığının olup olmadığının belirlenmesi için mutlaka çocuk doktoruna başvurulmalı, gerekli muayene ve tetkikleri yapılmalıdır.
Aniden oluşan öfke patlamaları, kendi dediğini yaptırma konusunda inatlaşmalar, her şeye hayır’ demeler, kendini yerden yere atmalar, durdurulamayan ağlama krizleri, çok hızlı değişen duygu geçişleri… Oyuncak için ağlama krizleri yaşarken bir anda başka bir şeye yönelerek susmak… Hiç beklenmedik bir şeye yoğun öfke krizleriyle karşılık vermek… Ebeveynleri oldukça yoran ve kaygıya sürükleyebilen bu davranışlar, çocukların bebeklikten çıkıp kendilerini birey olarak kabul ettirmeye çalıştıkları 2 yaş sendromu’nun tipik belirtilerini oluşturuyor. Bu dönemde kişiliklerini ispat etmek isteyen çocuklar inatçı ve saldırgan tavırlar sergileyebiliyor, ebeveynleriyle zıtlaşabiliyorlar. Gelişimsel olarak 18 ayda başlayan ve 36 aya kadar devam eden 2 yaş sendromu’ her çocukta görülse de aynı şiddette seyretmiyor. Bunun nedeni ise her çocuğun mizaç olarak farklı olmalarının yanı sıra ebeveynlerinin da farklı tutumlar sergilemeleri. Acıbadem Dr. Şinasi Can Kadıköy Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz, çocuklarda 2 yaş sendromu’nun ebeveynler tarafından dikkatle yönetilmesi gereken önemli bir süreç olduğunu belirterek, “Sendrom adıyla duyduğumuz bu süreç aslında bebeklikten çocukluğa geçişin yansımasıdır ve özerkleşme çabasıyla çok sağlıklı bir gelişimin parçasıdır. 2 yaş sendromu’nu ergenlikten önceki ilk bireyselleşme süreci olarak da nitelendirebiliriz. Ebeveynlere itiraz etmeden de onlardan ayrışmak, bireyselleşmek mümkün değildir. Çocuğun ağlaması, öfkelenmesi veya inatlaşması değil anne ile babanın verdiği davranışsal tepkiler süreci daha zorlayıcı hale getirebiliyor. Çocuklardaki bu süreci rekabet ve güç savaşına dönüştürmemek gerekiyor. Aksi halde çocuğun bireyselleşme süreci sekteye uğrayabiliyor ve çocuk ebeveynlerinin sevgisini kaybetmemek için bebeksi pozisyonda kalma çabasına girebiliyor.” diyor. Öfke patlamalarını yarıda kesmeyin! Çocuklarda 2 yaş sendromu’nda ağlama krizlerine ve öfke patlamalarına alan açmak, bir başka deyişle içinden gelen yoğun duyguyu dışarı yansıtabilmesine gerek ağlama gerek bedensel tepkilerle izin vermek ve bu duyguları kesmemek çok önemli. Zira, dışarı yansıtılamayan duygular kaybolmuyor, aksine bastırıldıkları için psikosomatik olarak beden üzerinden ifade yolu buluyorlar. Bu duyguları yaşadığında sakinleşinceye dek yanında beklemeniz, ona iyi geliyorsa sarılmanız, tıpkı bebeklik dönemlerinde yaptığınız gibi hımm hımm’ gibi yumuşak bir ses tonu ile sürecine eşlik etmeniz, hiçbirini istemiyorsa sessizce beklemeniz sağlıklı olacaktır. Küsmeyin, odasına yollamayın “Ağlama krizlerinde çocuğa küsmek, onu odaya yollamak ve bağırmak kesinlikle olmasını istemediğimiz tepkilerdir” uyarısında bulunan Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz, bunun nedenini şöyle açıklıyor “Çocuğu yalnızlaştırarak sakinleşmeye zorlamak ileride güvensiz hisseden ve zor zamanlarında yardım isteyemeyen birey olmasına sebep olabiliyor. Dolayısıyla sakinleşinceye dek yanında kalmanız bu anlamda önemli olacaktır.” İnat ediyorsa, seçenek sunun Bu dönemde çocuğunuzun tepkilerinin arkasındaki duyguyu yakalayabilmeniz büyük önem taşıyor. Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz, 2 yaş sürecinin çocukların sınır algısının oluşmaya başladığı bir dönem olduğunu belirterek, şöyle devam ediyor “Anne ve baba olarak ne çok serbest olmalı ne de çok katı durmalısınız. Çocuğunuza seçenek sunarak, kararı o veriyormuş gibi hissettirmeniz kişilik gelişimine fayda sağlayacaktır. Bunun yanında seçenek sunulamayacak bir durum ise yaşadığı hayal kırıklığına eşlik etmeniz yeterli olacaktır. Çocuğunuz yediği yemeye itiraz edebilir ya da sizin seçtiğiniz pijamayı giymek istemiyor olabilir. Böylesi anlarda onun sınırlarına bir adım geri çekilerek alan açmanız gerekiyor. Bunu şimdi yemek istemiyorsun, ben yanlış anlamışım’ diyerek birkaç saat sonra yemek teklif edebilirsiniz. Giymek istemediği pijama yerine makul bir şeyler giymesi için seçenek sunabilirsiniz” “Beni üzüyorsun, canımı acıttın” demeyin! Çocuğunuzun vurma davranışı varsa, canımı acıttın’, bak beni üzüyorsun’ gibi cümleleri kesinlikle sarf etmeyin. Zira, bu tür söylemlerin çocukta suçluluk hissinin artmasına neden olacağına işaret eden Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz, “Suçlanan çocuk da bu davranış döngüsünü devam ettirme eğiliminde olacaktır. Bunların aksine çocuğunuz size vurduğunda durdurmalı ve bana vuramazsın, birbirimize vuramayız’ cümleleriyle bunu size yapmaması gerektiğini hatırlatmalısınız. Sizin yıkılmadan, ona suçluluk hissettirmeden olumsuz tepkilerini göğüslüyor oluşunuz, bu süreci daha sağlıklı geçirmesine büyük katkı sağlayacaktır. Bana değil yastığa vurabilirsin, topa vurabilirsin’ gibi sonrasında yönlendirmeler yapabilirsiniz. Onun size kızdığını ve bu sebeple böyle davrandığını, bunu gördüğünüzü ama çözümün vurarak olmaması gerektiğini kriz anlarından sonra çocuğunuza söyleyebilirsiniz.” bilgisini veriyor. Birlikte oyun oynayın Evinizde duyusal oyunları ve oyuncakları arttırmanız, çocuğunuzun sakinleşmesini kolaylaştıracaktır. Hamurlar, su oyunları, yumuşak toplar ve sesli müzik aletleri gibi bedenden gelen zorlayıcı duyguları boşaltabileceği bir alan yaratmanız, gün içinde yaşadığı stresi oyuncaklar aracılığıyla bırakmasını sağlayacaktır. Bedensel hareketli oyunları ev içinde çocuğunuzla birlikte oynayarak onun işbirliğine daha açık hale gelmesini sağlayabilirsiniz. BHA - Beyaz Haber Ajansı
- 1300 Güncelleme - 1300 Çocuklarda '2 yaş sendromu'nun ebeveynler tarafından dikkatle yönetilmesi gereken önemli bir süreç olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz, "Sendrom adıyla duyduğumuz bu süreç aslında bebeklikten çocukluğa geçişin yansımasıdır ve özerkleşme çabasıyla çok sağlıklı bir gelişimin parçasıdır. 2 yaş sendromunu ergenlikten önceki ilk bireyselleşme süreci olarak da nitelendirebiliriz" dedi 2 yaş sendromuna karşı 5 etkili öneri! Aniden oluşan öfke patlamaları, kendi dediğini yaptırma konusunda inatlaşmalar, her şeye 'hayır' demeler, kendini yerden yere atmalar, durdurulamayan ağlama krizleri, çok hızlı değişen duygu geçişleri... Oyuncak için ağlama krizleri yaşarken bir anda başka bir şeye yönelerek susmak... Hiç beklenmedik bir şeye yoğun öfke krizleriyle karşılık vermek... Ebeveynleri oldukça yoran ve kaygıya sürükleyebilen bu davranışlar, çocukların bebeklikten çıkıp kendilerini birey olarak kabul ettirmeye çalıştıkları '2 yaş sendromu'nun tipik belirtilerini oluşturuyor. Bu dönemde kişiliklerini ispat etmek isteyen çocuklar inatçı ve saldırgan tavırlar sergileyebiliyor, ebeveynleriyle zıtlaşabiliyorlar. Gelişimsel olarak 18 ayda başlayan ve 36 aya kadar devam eden '2 yaş sendromu' her çocukta görülse de aynı şiddette seyretmiyor. Bunun nedeni ise her çocuğun mizaç olarak farklı olmalarının yanı sıra ebeveynlerinin da farklı tutumlar sergilemeleri. BU SÜRECİ REKABET VE GÜÇ SAVAŞINA DÖNÜŞTÜRMEYİN Uzman Klinik Psikolog Mine Şahbaz, "Ebeveynlere itiraz etmeden onlardan ayrışmak, bireyselleşmek mümkün değildir" diyerek, sözlerine şöyle devam etti "Çocuğun ağlaması, öfkelenmesi veya inatlaşması değil anne ile babanın verdiği davranışsal tepkiler süreci daha zorlayıcı hale getirebiliyor. Çocuklardaki bu süreci rekabet ve güç savaşına dönüştürmemek gerekiyor. Aksi halde çocuğun bireyselleşme süreci sekteye uğrayabiliyor ve çocuk ebeveynlerinin sevgisini kaybetmemek için bebeksi pozisyonda kalma çabasına girebiliyor. ÖFKE PATLAMALARINI YARIDA KESMEYİN Çocuklarda '2 yaş sendromu'nda ağlama krizlerine ve öfke patlamalarına alan açmak, bir başka deyişle içinden gelen yoğun duyguyu dışarı yansıtabilmesine gerek ağlama gerek bedensel tepkilerle izin vermek ve bu duyguları kesmemek çok önemli. Zira, dışarı yansıtılamayan duygular kaybolmuyor, aksine bastırıldıkları için psikosomatik olarak beden üzerinden ifade yolu buluyorlar. Bu duyguları yaşadığında sakinleşinceye dek yanında beklemeniz, ona iyi geliyorsa sarılmanız, tıpkı bebeklik dönemlerinde yaptığınız gibi 'hımm hımm' gibi yumuşak bir ses tonu ile sürecine eşlik etmeniz, hiçbirini istemiyorsa sessizce beklemeniz sağlıklı olacaktır." KÜSMEYİN, ODASINA YOLLAMAYIN "Ağlama krizlerinde çocuğa küsmek, onu odaya yollamak ve bağırmak kesinlikle olmasını istemediğimiz tepkilerdir" uyarısında bulunan Şahbaz, bunun nedenini şöyle açıkladı "Çocuğu yalnızlaştırarak sakinleşmeye zorlamak ileride güvensiz hisseden ve zor zamanlarında yardım isteyemeyen birey olmasına sebep olabiliyor. Dolayısıyla sakinleşinceye dek yanında kalmanız bu anlamda önemli olacaktır." İNAT EDİYORSA SEÇENEK SUNUN Bu dönemde çocuğunuzun tepkilerinin arkasındaki duyguyu yakalayabilmeniz büyük önem taşıyor. Şahbaz, 2 yaş sürecinin çocukların sınır algısının oluşmaya başladığı bir dönem olduğunu belirterek, "Anne ve baba olarak ne çok serbest olmalı ne de çok katı durmalısınız. Çocuğunuza seçenek sunarak, kararı o veriyormuş gibi hissettirmeniz kişilik gelişimine fayda sağlayacaktır. Bunun yanında seçenek sunulamayacak bir durum ise yaşadığı hayal kırıklığına eşlik etmeniz yeterli olacaktır. Çocuğunuz yediği yemeye itiraz edebilir ya da sizin seçtiğiniz pijamayı giymek istemiyor olabilir. Böylesi anlarda onun sınırlarına bir adım geri çekilerek alan açmanız gerekiyor. 'Bunu şimdi yemek istemiyorsun, ben yanlış anlamışım' diyerek birkaç saat sonra yemek teklif edebilirsiniz. Giymek istemediği pijama yerine makul bir şeyler giymesi için seçenek sunabilirsiniz" dedi. "BENİ ÜZÜYORSUN" DEMEYİN! Çocuğunuzun vurma davranışı varsa, 'canımı acıttın', 'bak beni üzüyorsun' gibi cümleleri kesinlikle sarf etmeyin. Zira, bu tür söylemlerin çocukta suçluluk hissinin artmasına neden olacağına işaret eden Şahbaz, "Suçlanan çocuk da bu davranış döngüsünü devam ettirme eğiliminde olacaktır. Bunların aksine çocuğunuz size vurduğunda durdurmalı ve 'bana vuramazsın, birbirimize vuramayız' cümleleriyle bunu size yapmaması gerektiğini hatırlatmalısınız. Sizin yıkılmadan, ona suçluluk hissettirmeden olumsuz tepkilerini göğüslüyor oluşunuz, bu süreci daha sağlıklı geçirmesine büyük katkı sağlayacaktır. 'Bana değil yastığa vurabilirsin, topa vurabilirsin' gibi sonrasında yönlendirmeler yapabilirsiniz. Onun size kızdığını ve bu sebeple böyle davrandığını, bunu gördüğünüzü ama çözümün vurarak olmaması gerektiğini kriz anlarından sonra çocuğunuza söyleyebilirsiniz" diye konuştu. BİRLİKTE OYUN OYNAYIN Evinizde duyusal oyunları ve oyuncakları arttırmanız, çocuğunuzun sakinleşmesini kolaylaştıracaktır. Hamurlar, su oyunları, yumuşak toplar ve sesli müzik aletleri gibi bedenden gelen zorlayıcı duyguları boşaltabileceği bir alan yaratmanız, gün içinde yaşadığı stresi oyuncaklar aracılığıyla bırakmasını sağlayacaktır. Bedensel hareketli oyunları ev içinde çocuğunuzla birlikte oynayarak onun işbirliğine daha açık hale gelmesini sağlayabilirsiniz.
Bu süreç doğal bir süreç olup sendromlu geçen bir dönemdir çocuğunuzda bir problem olduğunu düşünmeyin. Öncelikle bu durumu kabul edip rahatlayın. Çocuklar bu dönemde kendilerini yeni yeni ifade etmeye başlamaktadır. Sizler de bilinçli yetişkinler olarak durumu büyütmeden olağan bir şekilde karşılayın. Bu süreçte çocuklar sizinle inatlaşabilir ve istediklerini yaptırmak için ağlayabilirler. 2 yaşına gelen çocuklar artık bebeklik döneminden çıkarak kendilerini ifade etmeye çalışarak çocukluk dönemine geçerler. Genellikle geçiş dönemlerinde birtakım sorunlar yaşanır. Bu süreç zarfında da hem anne, babanın hem de çocukların yaşadıkları sıkıntılar oluşacaktır. 2 Yaş Çocuk Gelişimi 2 Yaş Çocuk Gelişimi 0-2 yaş arası dönem bebeklik dönemdir. Bu dönemdeki çocuklar ebeveynlerle özellikle anneleriyle duygusal bağları oldukça kuvvetlidir. Bebeklik dönemi en acziyet içeren dönemdir. Çünkü istediklerini anlatamama ve muhtaç durumda olarak kendine hareket ettiremeyeceğinden bu süreç muhtaçlık dönemidir. Anne ve babalar bebeklerin bu dönemlerinde her ihtiyaçlarıyla ilgilenir. Bebeklerin öncelikli ihtiyaçları bebeğin karnını doyurmak daha sonra gazını çıkarmak, altını değiştirmek, temizliğini yapmak, giysilerinin yıkanması, odasını hijyen hale getirmek bunlar bebek için yapılan bakım şekilleridir. Bebekler 0-2 yaş arası dönemde gelişim gösterirler. Özellikle bu zamanlarda duygusal gelişimleri çok önemlidir. Onlarla kurulan duygusal bağ sayesinde bebekler bu dönemde sevgi dolu büyüyeceklerdir. Bakım sağlamakla bebek büyütülmez ona duyulan ilgi ve sevgi, şefkat, duyarlılık, her işini zamanında yapmak, onu ihmal etmemek oldukça önemlidir. Anneler ve babalar bu süreçte onlarla ilişki kurmak için birtakım oyunlar oynayabilir, şarkılar söyleyebilir, ninnilerle uyutabilir. Bebeğin bu dönemde oldukça açık olan duyu organları böylelikle harekete geçer ve gelişimine katkı sağlar. Bebeğinizin daha sonraki dönemlerinde sağlıklı ve doğru bir birey olması için sevgi ortamında büyümesi oldukça önem teşkil etmektedir. Anne ve babalar bebekleriyle doğru zaman geçirirse, duyarlı yetişkinler olup sevgiyle çocuklarını büyütürse güvenli bağ kurup onlara bunu aktarırsa bebekleriyle doğru iletişim kurarlar ve ileride sağlıklı, düzgün düşünen bir birey olur. Bu süreçten sonra çocuklar her ne konuda beceri gösteriyorsa o desteklenmelidir çocukları doğru yönlendirip böylelikle onlara özgüven kazandırılmış olur. Verilen tutarlı konulan kurallar eşliğinde onlara uyum sağlanarak belli çok sıkı olmayan bir disiplin içinde büyümeleri hayatta her zaman başarıya ulaştırır. Çocuklar bebeklik döneminden çocukluk dönemine geçerken artık yavaş yavaş kendi ihtiyaçlarını karşılamaya başlarlar. Bu süreçte belli başlı beceriler kazanırlar. Yürümek, yemek yemek, anlamak, konuşmak, isteklerini anlatmak gibi beceriler kazanır. Bu da çocuklar için büyük bir şey olup bağımsızlık kazandıklarını düşünürler. Bunun sonucunda bir zaman sonra kendisi yemek ister, suyunu kendisi içmek ister, kıyafetlerini kendisi giyip çıkarmak isteyebilir. Ama bunları başaramadığında da kendisi istediği sürece sizden yardım talebinde bulunabilir bu talebin hemen gerçekleşmesin isteyeceklerdir. Yaptıkları ve başardıkları zaman içerisinde de müdahale edilmesinden hoşlanmazlar. Anne ve babalar onlara sürekli olarak yardım etmek isteyecektir. Ama artık kendi motor gelişimine adım atan çocuklar istemedikleri durumlarda bunlara taktikler geliştirerek yapılana engel olmaya çalışırlar. Örneğin, yemek yemek istemiyorlarsa ya ağızlarını kapatır yada geri çıkarırlar veya çorap ve ayakkabı istemedikleri zaman hemen çıkarırlar bunun gibi birçok sorunla karşılaşılabilir. Anne ve babalar artık her istediklerini yapamazlar onların karşısında aklındakini yapmak isteyen ve buna direten çocuklar vardır. 2 yaş sendromu denilen dönem işte burada başlamaktadır. Çocuklar artık büyüklerin her isteklerini yapmayacaklarından negatif bir süreç yaşanacaktır. Bu süreçte anne ve babalar oldukça dikkatli ve sabırlı olmaları gerekir. 2 Yaş Süresince Yaşanan Zorluklar 2 Yaş Süresince Yaşanan Zorluklar Bebeklikten çocukluğa geçiş olan bu dönemde birtakım krizler yaşanabilir. Artık bağımsız olduğunu düşünen çocuklar kendi istekleri doğrultusunda hareket edeceklerdir. Özgürlüklerinin elinden alındığını düşündükleri zamanlarda da şikayet edip kriz oluşacaktır. Bunların birçok örneği mevcuttur işte bazıları Çocuğunuzu parka götürdünüz ve arık eve dönüş vakti gelmiştir ama eve dönmek istemiyorsa ısrarla orada kalmaya çalışacak hatta bağırarak ağlayacaktır. Gittiğiniz yerlerde eğer ilgisi çeken bir şey varsa bunu size aldırmak için oldukça ısrarcı olacaktır. Bez değiştirmek istemeyebilir bunun için yatmayacak kaçmaya çalışacaktır. Özellikle banyo yapmayı sevmiyorsa bu durumda size zorluk çıkartıp banyo yapmak istemeyecektir. Yatağa yatarken kıyafetlerini değiştirmek istemeyebilir hatta bazı çocuklar sevdikleri bir kıyafet varsa onları çıkarmak istemez ve sürekli o kıyafeti giymek isterler. Uyku saati geldiğinde yatağa yatmak istemeyebilirler. Televizyonu belli süre izlemesi gerekirken siz kapattığınızda daha fazla izlemek istediklerinde ağlayabilirler. Dışarıdasınız ve elleriniz dolu bu onlar için önemli değildir ne zaman kucağa alınmak isterlerse onu kucağınıza almanızı Bu durumlar yaşanırken çocuklarınız da ısrarlı durumlarla karşı karşıya kalabilirsiniz ve ağlama krizleri gerçekleşebilir. İşte burada 2 yaş sendromu gerçekleşir. Kriz Neye Denir ? Kriz Neye Denir ? Çocuklar bu süreçte isteklerinin yapılmaması durumunda birtakım tepkiler vermeye çalışır. Bunlar başta hafif tepkiler olsa da zaman geçtikçe artabilir. Karşısında bir engelle karşılaşan çocukların yaptıkları tepkiler kriz olarak değerlendirilir. Başta ilk verdikleri tepkilerden biri ağlamaktır sürekli bir şekilde ağlayabilirler ilk mızıldanmayla başlar ve siz isteğini yerine getirmediğiniz taktirde ağlamaya dönüşür ve daha da gerçekleşmiyorsa bağırarak ağlayabilirler. Tepinmeye başlayabilirler, başını yere veya duvara vurabilirler, ellerinde her ne varsa sinirlendiklerinde gelişi güzel bir şekilde fırlatabilirler, kendilerini yere atabilirler, bazılarında karşısındakine vurma ve ısırma bile olabilir. Bunlar zaman içerisinde artış bile gösterebilir. Anne ve baba nasıl tutum sergiliyor, tepkileri nasıl bu durumda önem teşkil eder. Bireylerin ilk öncelik olarak bunun geçici bir durum olduğunun farkında olmaları gerekir. Çocuklar en sonunda kabullenme gerçekleştireceklerdir. Her çocuk için bu süreç farklı olacaktır. Kimisinde daha kolay kimisinde ise daha zor. Çocukların direnci ne kadar fazla ise kriz de o kadar çok yaşanacaktır. İstediği elde etmeye çalışarak sahip olduğu dirençle bu süreci uzatabilirler. Krizlerin sürekli olmaması için anne ve babalar sakin, sabırlı, kararlı olmalıdır. 2 Yaş Sinir Krizleri Nasıl Önlenir? 2 Yaş Sinir Krizleri Nasıl Önlenir? İlk önce anne ve baba olarak aldığınız kararlarda tutarlı olun onların yaşadığı krizlerde isteklerini hemen gerçekleştirirseniz buna göre hareket edeceklerdir. Sabırlı olmak oldukça önemlidir bu krizlere karşı büyük tepkiler vermeyin sakinliğinizi koruyun ve yumuşak davranın. Yaşanan durumlarda ve gerçekleşen olaylarda soğuk kanlılığınızı koruyun. Onun istediği bir durumu eğer engelliyorsanız ona bunu anlatın anlatırken de çok uzun tutmayın net bir şekilde aktarın. Sizinle yaptırmak istediği şeyi pazarlığa dökmeyin kesin tavizsiz kurallar disiplini getirir tabi bu kurallar yumuşak sert olmayan kurallardır. Aynı zamanda yaşanan bu durumların bilincinde olan bireyler olarak çocuklarınıza anlayışla yaklaşın. Size yaşayacağınız bir krize örnek verelim. Birlikte parka gitmişsiniz ve eve dönmek istiyorsunuz ama çocuğunuz oynamak istiyor sizde ona eve dönmeniz gerektiğini babasının geldiğini anlattınız. Ama bu durumu anlamak itmeyen çocuğunuz kendini yerden yere atmaya başladı. Elinde ne varsa fırlatmaya başladı. Bu durumda sizlerin yapması gereken ilk şey soğukkanlı olmak. Sakin kalmaya çalışın onu anladığınızı söyleyin ama eve dönmeniz gerektiğiniz babasının geleceğini ve havanın karardığını söyleyebilirsiniz. Parkta oynamak istediğini anlayabiliyorum bunun için bana kızgınsın. Annelere vurulmaz ve bağırılmaz. Ellerindekini yere atarsan buralar kirlenir ve bir daha onları evimize götüremeyiz gibi konuşmalar yapabilirsiniz. Orada onu sakinleştirmeye derdini anladığını ifade etmeye çalışın. İkinizin de sakinleşmesi için biraz daha orda kalabilirsiniz. Beklerken olan süreçte onu daha da sıkıştırmayın. Sakinleşme süresinden sonra ona artık bana vurmayacağını biliyorum ve eşyalarını da etrafa atmadığını da. Ona sevgi gösterin ama çok da ilgi göstermeyin öpüp sakinleştirebilirsiniz. Ona küsmeni uygun olmadığını söyleyebilirsiniz. Yaşanan öfke nöbetleri bazen çok küçük sebeplerden gerçekleşebilir. Bu süreci yaşayan çocuklar kendisine, bir başkasına veya etrafa zarar vermenin yanlış olduğunu öğrenmeleri gerekir. Bu duruma hazır olmayan aile yaşanan öfke karşısında şaşırabilir. Yaşana kriz sonunda verilen ceza yanlış olabilir. Ona karşı yapılan gülmek, alay etmek onu daha da sinirlendirebilir, sıkıştırıp öpmeye çalışmayın, hele de şiddet en kötü sonuçtur denemeyin bunlar yaşanan krizleri arttırır ve tekrarlanmasına vesile olur yukarıda da dediğimiz gibi sabırlı olun. Siz bir kural koymuşsunuz ve hayır demişsiniz bunun sonucunda da çocuğunuz tepki göstererek kriz gerçekleştirmiş. Daha sonra evet derseniz o da derdini hep bu şekilde aktarır o yüzden düşünmeden hareket etmeyin. Ona sevgi dolu, şefkatli bir aile ortamı sağlayın aynı zamanda koyduğunuz kurallarda tutarlılık gösterin. Krizler ve Tepkiler 2 Yaşında mı Görülür? Krizler ve Tepkiler 2 Yaşında mı Görülür? Bebekler kendi dertlerini anlatamadığından yaşadıkları muhtaçlık döneminde anne ve babalar onlar acıktığında ya da ağladıklarında vb. durumlarda yaptıkları şeyler kriz olarak bile sayılmaz. Ne zamanki bağımsız olmaya başlayan çocuklar 2 yaşa adım attıklarında kendi istekleri doğrultusunda hareket ederlerse krizler çıkabilir. Bu durum her yaşta yaşanabilir. Ama 2 yaş geçiş dönemi olduğundan en şaşırtıcısı bu dönemdir. 2 yaşına geçen çocuklar kendi gelişimleri doğrultusunda hayırı kabul etmezler ve isteklerini gerçekleştirirler. Anne ve babalar bu durum karşısında şaşırabilir ve zorluk yaşayabilir. Hayır kelimesini kabul etmeyen çocuklar için hayır dokunma, elleme, yapma, atma, kalk gibi ifadeler yerine onları daha olumlu bir şekilde yapmasan daha iyi olur elersen kırılabilir gibi anlatımlarla ona doğru olanı aktarabilirsiniz. Böylelikle yapması gerekeni öğrenir. Sonunda doğru olanı yaptığında ona teşekkür edebilirsiniz oda yaptığı davranışın doğruluğuna daha da inanır. Çocuklarda Görülen Özellikler Sonucu Krizlerin Görülmesi Çocukların özellikleri birbirinden farklılık gösterebilir. Kimi çocuklar ısrarcı ve inatçı olur onları istekleri doğrultusunda vazgeçirmek zor olabilir. Kimileri ise kural sevmeyen, sabırsız hemen her isteği olsun isterler. Kriz çıkardıklarında isteklerinin gerçekleşeceklerini düşünürler. Anne ve babalar çocuklarının her isteklerini yerine getirirse ve onlarda hayır demenin ne olduğunu bilmezler ise kriz yönetimi gerçekleştirilemez ve git gide artış gösterir. Bireyler aldıkları kararlarda tutarlılık gösterirse bu süreç daha kolay geçer ve krizler daha az yaşanır. 2 yaş krizi çocuklarınızla beraber kurduğunuz sevgi dolu, şefkatli ve tutarlı bir aile ortamında kolay bir şekilde başarıyla geçilir.
2 5 yaş ağlama krizleri