HerLYS oturumunda (LYS-1, LYS-2, LYS-3, LYS-4 ve LYS-5) 3 adet kısa cevaplı açık uçlu soru sorulacak olup LYS-1 de 3 adet sayısal açık uçlu soru, (LYS-1’de yalnızca Matematik Testi yer alacaktır; Matematik ve Geometri testleri ayrı değil, tek test olacaktır), diğer oturumlarda ise sözel açık uçlu sorular sorulacaktır.
AÖF vizelerinde açık uçlu sorular ile ilk kez karşılacak olanlar açık uçlu soru nedir? sorusuna yanıt aramaya başladı. AÖF açık uçlu soru örnekleri sizlerle. HER DERS İÇİN 30 SORU. 12 Aralık Cumartesi günü, tek gün olarak uygulanacak vize sınavlarında 30 soru sorulacak, 40 dakika süre verilecek.
ZAMİRLER İLE İLGİLİ UYGULAMA SORULARI. UYGULAMA : 1. A. Aşağıdaki cümlelerde ad yerini tutan sözcüklerin (adılların) altını çiziniz ve ne tür bir adıl olduklarını yazınız.
Açıkuçlu soru, Cevaplanması güç sorular, Endişe edici sorular sorulmaz. Hassas sorular bazı sorular sorulduktan sonra sorulmalıdır. 17 Ayırma Soruları : Belirli soruların kimler tarafından cevaplanacağını belirlemek için kullanılır. Soru. Bilgisayar eğitimi aldınız mı? 1. Evet 2.
MEB https://odsgm.meb.gov.tr adresinden açık uçlu soru örneklerini yayımladı. Öğrenciler için tüm derslerden açık uçlu teog soruları ve teog sınavında öğrencilerin kullanacakları cevap kağıdını yayınladı İşte meb teog açık uçlu soru örnekleri
2. Divan edebiyatında bir şairin şiirine, başka bir şair tarafından aynı ölçü, uyak ve redifle şaka yollu yazılan benzeri ---- olarak adlandırılır. Parçadaki boşluğa ne getirilmelidir? 3. Türk ve İran edebiyatını çok iyi bilen şair, eski mazmun ve mecazlar›, sembolizmi hatırlatan bir kapalılık içinde yenilemeyi
faMoV. Sevgili Gençler, Dil ve Anlatım derslerinin sınav yönetmeliğinde yapılan değişikliğin ardından üniversiteye giriş sınavı da değişmeye başladı. 28 Ekim 2016 tarihli, 29871 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğe göre yeni sınav uygulamaları şöyle yapılıyor MADDE 16 – Aynı Yönetmeliğin 45 inci maddesinin birinci fıkrasının a, f ve h bentleri ile ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “h Dil ve anlatım ile yabancı dil derslerinin sınavları dinleme, konuşma, okuma ve yazma becerilerini ölçmek için yazılı ve uygulamalı olarak yapılır.” “2 Yazılı sınavların açık uçlu maddelerden oluşan yazılı yoklama şeklinde yapılması esastır. Ancak her dersin sınavlarından biri kısa cevaplı, doğru-yanlış, eşleştirmeli veya çoktan seçmeli testlerle de yapılabilir.” Yazılı sınav uygulamalarının ölçekleri, değerlendirme usulleri kesin çizgilerle belirtilmediğinden soru işaretleri oluştu. Bazı toplantılar düzenlenerek uygulama örnekleri öğretmenlerle paylaşıldı. Ölçümlerin nesnelliği ile ilgili tartışmalar sürerken sınav sisteminin bu uygulamanın kazanımlarına uygun olup olmadığı da gündeme geldi. MEB ve ÖSYM yaptıkları açıklamalarla üniversiteye geçiş sınavlarının da kademeli olarak bu ölçme sistemine dönüşeceğini duyurdu. İşte artık 9. sınıftan 12. sınıfa kadar Türk Dili ve Edebiyatı, Dil ve Anlatım, Türk Dili ve edebiyatı derslerinde esas olarak belirlenen; 2017 LYS 'de ilk defa yapılacak olan uygulama ile ilgili detaylar Matematik Testinde 3 soru, kısa cevaplı soru olacaktır. Adaylar sorunun cevabı olan rakamı cevap kâğıdının ilgili alanında yazacak ve kodlayacaklardır. Cevap kâğıdının değerlendirilmesinde kodlanan bilgiler optik okuyucu tarafından okunacaktır. Doğru olarak yazılan ancak, kodlanmayan veya yanlış/eksik kodlanan cevaplar işleme alınmayacaktır. Fizik, Kimya, Biyoloji Testinin her birinde 1’er soru, kısa cevaplı soru olacaktır. Adaylar soruların cevabını cevap kâğıdının ilgili alanında cevap kâğıdının ön ve arka yüzünde yazacak ve kodlayacaklardır. Cevap kâğıdının değerlendirilmesinde kodlanan bilgiler optik okuyucu tarafından okunacaktır. Doğru olarak yazılan ancak, kodlanmayan veya yanlış/eksik kodlanan cevaplar işleme alınmayacaktır. Türk Dili ve Edebiyatı Testinde 2 soru, Coğrafya-1 Testinde 1 soru, kısa cevaplı soru olacaktır. Adaylar bu soruların cevabını cevap kâğıdının ilgili alanında cevap kâğıdının ön ve arka yüzünde yazacak ve kodlayacaklardır. Cevap kâğıdının değerlendirilmesinde kodlanan bilgiler optik okuyucu tarafından okunacaktır. Doğru olarak yazılan ancak, kodlanmayan veya yanlış/eksik kodlanan cevaplar işleme alınmayacaktır. Tarih Testi ve Coğrafya-2 Testinin her birinde 1’er soru, Felsefe Grubu ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Testinde tüm adaylar için ortak olan 1 soru, kısa cevaplı soru olacaktır. Adaylar bu soruların cevabını cevap kâğıdının ilgili alanında cevap kâğıdının ön ve arka yüzünde yazacak ve kodlayacaklardır. Cevap kâğıdının değerlendirilmesinde kodlanan bilgiler optik okuyucu tarafından okunacaktır. Doğru olarak yazılan ancak, kodlanmayan veya yanlış/eksik kodlanan cevaplar işleme alınmayacaktır Yabancı Dil Testinde 3 soru, kısa cevaplı soru olacaktır. Adaylar soruların cevabını cevap kâğıdının ilgili alanında cevap kâğıdının ön ve arka yüzünde yazacak ve kodlayacaklardır. Cevap kâğıdının değerlendirilmesinde kodlanan bilgiler optik okuyucu tarafından okunacaktır. Doğru olarak yazılan ancak, kodlanmayan veya yanlış/eksik kodlanan cevaplar işleme alınmayacaktır YÖK Başkanı Saraç “Üniversiteye girişteki ikinci aşama olan LYS’de öğrencilerin açık uçlu sorularla tanışmasını sağlayacak şekilde az sayıda soru sorulacağını ifade edebilirim. Öğrencilerimizi hiçbir şekilde tedirginliğe sevk etmemiz lazım. Açık uçlu soruya yavaş yavaş geçilecek. Bu bağlamda öğrencilerimizin açık uçlu sorularla tanışmasını istiyoruz.”
Reklamlar AÇIK UÇLU SORU NEDİR ?,AÇIK UÇLU SORU ÖRNEKLERİ Açık uçlu soru türü basitçe evet ya da hayır olarak cevaplanamayan, şıkları bulunmayan klasik, yazılı soru tipidir. Açık uçlu soruda soruyu cevaplayanın duygu ve düşüncelerine analiz, sentez, değerlendirme yetenekleri ulaşılmak istenir. Açık uçlu sorular genellikle öğretmenler tarafından klasik sınavların son sorusu olarak sorulur. Çeşitli çoktan seçmeli testlerde de son sorular açık uçlu olarak yapılabilir. Sevgili takipçilerimiz , 2017-LYS'de kısa cevaplı sorular yer alacaktır. Kısa cevaplı sorular; cevabı bir sözcük, bir sayı veya bir cümle ile adaylar tarafından cevap kâğıdına yazılan ve/veya kodlanan sorulardan oluşacaktır. Türk Dili ve Edebiyatı Testinden 2 açık uçlu soru sorulacak. LYS EDEBİYAT AÇIK UÇLU SORU ÖRNEKLERİ 1 Kasidede şairin kendini övdüğü bölüme ne ad verilir ? CEVAP FAHRİYE 2Gazel ve kaside nazım biçimlerinin ilk beyitlerine ne denir ? CEVAP MATLA 3 Divan edebiyatınının en uzun nazım şeklinin adı nedir ? CEVAP MESNEVİ 4 Divan edebiyatının yaşayan en önemli hiciv üstadı kimdir ? CEVAP NEF'İ 5 Bütün beyitleri aynı tema etrafında şekillenmiş gazellere ne ad verilir ? CEVAP YEK-AHENK 6 Gâhi Feyz-âbâda doğru azmedüp eyle safâ Âsaf-âbâda gelüp gâhî salın ey meh-likâ Gel hele gör sahn-ı Sa'dâbâda hiç olmaz behâ Îyddir çık nâz ile seyrâna kurbân olduğum Bu dörtlüğün ait olduğu Klasik Türk edebiyatı nazım şekline ne ad verilir ? CEVAP ŞARKI 7 Divan sahibi olan ilk Divan şairi kimdir ? CEVAP AHMEDİ 8 Fuzuli’nin sosyal aksaklıkları dile getiren ve ilk edebî mektup sayılan eserinin adı nedir ? CEVAP ŞİKAYETNAME 9 Fatih Sultan Mehmet'in yazdığı şiirlerde kullandığı mahlas nedir ? CEVAP AVNİ 10 İslamiyetteki Vahdet-i Vücud inancı, çeşitli türden kuşların, Hüdhüd kuşunun başkanlığında padişahları Sîmurg kuşunu aramalarını konu edinen mesnevinin adı nedir ?
HALK EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ ÇALIŞMA KAĞIDI, HALK EDEBİYATI ÇALIŞMA KAĞIDI, ÇALIŞMA KAĞITLARI, HALK EDEBİYATI NAZIM ŞEKİLLERİ ÇALIŞMA KAĞITLARI, DEĞERLİ ZİYARETÇİLERİMİZ DEĞİŞEN SINAV SİSTEMİNE UYGUN ŞEKİLDE SİTEMİZDE AÇIK UÇLU SORULAR YAYINLAYACAĞIZ.. TAKİP ETMENİZ LYS Yİ KAZANMANIZ AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ... LÜTFEN KOPYALAMA YAPMAYINIZ !!! LİNK VERİNİZ . . .LYS EDEBİYAT AÇIK UÇLU SORU ÖRNEKLERİ İÇİN TIKLAAAA Halk Edebiyatı Nazım Biçimleri TEST SORULARI 1 I. Anonim halk edebiyatı nazım ürünüdür. II. Genellikle 7’li hece ölçüsüyle söylenir. III. İlk iki dize doldurmadır, asıl olan son dizelerdir. IV. Son dörtlükte şairin mahlası bulunur. V. Yalnızca aşk üzerine söylenir. Yukarıda mani için verilen bilgilerden hangisi ya da hangileri yanlıştır?A I ve IV B II ve IV C I ve II D I ve III E IV ve V 2 “……. , şekil olarak koşmaya benzer. Maniye benzeyenler de vardır. Genellikle 11’li hece ölçüsüyle yazılır. Anonimdir. Ezgiyle söylenir. Aşk, savaş, kahramanlık konuları işlenir.” Yukarıdaki parçada bahsedilen nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir?A Semai B Türkü C Ninni D Tekerleme E İlahi 3 I. Koşma Aşık edebiyatı nazım biçimlerindendir. II. Uyak şeması abab, cccb, dddb şeklindedir. hece ölçüsüyle yazılır. IV. Taşlama, güzelleme, koçaklama, ağıt gibi türleri vardır. V. Söyleyeni belli değildir. Yukarıda koşma için verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?A I B II C III D IV E V 4 I. Devriye II. İlahi III. Semai IV. Nutuk V. Koşma Yukarıdakilerden hangileri Tasavvuf TekkE edebiyatı nazım biçimleri arasında yer almaz? A III ve V B I ve IV C I ve II D II ve III E IV ve V 5 Allah ve din sevgisi işlenir. Duygusallık ön plandadır. Bu şiir türünü Yunus Emre geliştirmiştir. Yunus Emre’nin yazdığı bu tür şiirler günümüzde de söylenmektedir. Yukarıda bahsedilen nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir? A Kaside B Şathiye C Semai D İlahi E Nutuk 6 Aşık tarzı Türk halk edebiyatında, bir kişiyi ya da toplumsal düzeni eleştiren yergi konulu şiirlere ”’ denir. Bunun yanı sıra doğa güzelliklerini ya da kadın, at gibi sevilen varlıkları övmek için söylenen şiirlere ” denir. Yukarıdaki parçada boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangileri getirilmelidir? A Hicviye-güzelleme B Güzelleme-koçaklama C Taşlama – şarkı D Taşlama-güzelleme E Taşlama-gazel 7 I. Mani II. Hikmet III. Ninni IV. Tekerleme V. Türkü Yukarıdakilerden hangisi anonim Türk halk edebiyatı nazım şekillerinden biri değildir? A I B II C III D IV E V 8 Aşağıdakilerden hangisinde aşık edebiyatı nazım biçimleri birlikte verilmiştir? A mani-koşma-varsağı B koşma-ninni-türkü C türkü-semai-koşma D varsağı-koşma-semai E ilahi-türkü-koşma 9 Aşağıdakilerden hangisinde tasavvuf tekke edebiyatı nazım şekilleri birlikte verilmiştir? A ilahi-nutuk-ağıt B nefes-koşma-devriye C şathiye-ilahi-devriye D nutuk-destan-na’at E hikmet-mani-nefes 10 Vay beni eyle beni Elekten ele beni Alacaksan al artık Düşürme dile beni Yukarıdaki dörtlüğün nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir? A Ağıt BKoşma C Varsağı D Mani E İlahi CEVAPLAR *1E *6D *2B *7B *3A *8D *4A *9C *5D *10D DOĞRU YANLIŞ SORULARI 1-Devriye ilahi nutuk tasavvuf tekke edebiyatı nazım biçimleridir. D-Y 2-1-Allah’ın ve din sevgisinin işlendiği duygusallığın ön planda olduğu şiir türüne semai denir. D-Y 3-Şarkı ve tuyuğ halk edebiyatı nazım biçimidir. D-Y 4-Mani, tekerleme, türkü, halk edebiyatı nazım biçimlerindendir. D-Y 5-Mani yalnızca aşk üzerine söylenir. D-Y 6-Klasik Türk Edebiyatında bütün şairler tarafından ortak olarak kullanılan kalıplaşmış sanatlı sözlere manzum denir. D-Y 7-Halk hikayeleri daha çok trajedi, meddah hikayeleri ise komedi yanı ağır basan anlatımlardır. D-Y 8-Cönkler, halk şairlerinin şiirlerini topladığı eserlerdir. D-Y 9-Fuzuli 15. yüzyıl, lirik, divan şairidir. D-Y 10-”Savaşta aslanlarımız düşmanlarla kahramanca çarpışıyorlardı” cümlesinde altı çizili kelimede açık istiare vardır. D-Y CEVAPLAR *1D *6Y *2Y *7D *3Y *8D *4D *9Y *5Y *10D KLASİK SORULAR S-1 Geleneksel Türk Tiyatrosundaki türleri yazınız. S-2 Karagöz ’ün kişilik özelliklerini yazınız. CEVAPLAR C-1 Geleneksel tiyatro başlığı altında genellikle kukla, meddah, Karagöz, ortaoyunu ve köy seyirlik oyunu gibi gösteri türleri yer alır. C-2*Her işe burnunu sokar,her işe karışır, sokakta olmadığı zaman da evinin penceresinden uzanarak, ya da içerden seslenerek işe karışır. *Dobra, zaman zaman patavatsız yapısından dolayı ikide bir zor durumlarda kalırsa da bir yolunu bulup işin içinden sıyrılır. *Çoğu zaman işsiz, geçim derdindedir . *Hacivat’ın bulduğu işlere girip çalışır. *Başında ışkırlak adı verilen oynak bir şapka vardır ve Karagöz de böyle tanınır.
Deyimler ve Atasözleri İle İlgili Açık Uçlu Sorular ve Cevap Anahtarı 1. " Adam kızgınlıkla bir anda arabanın gazına yüklendi ve çok geçmeden de bir direğe çarparak durabildi. " Yukarıdaki cümleyi en iyi özetleyen atasözü nedir ? ....................................... 2. "O gün heyecanla uyanmıştı. Dayısının geleceğini duyunca etekleri zil çalmıştı. Dayısı yurt dışındaydı ve onu çok uzun zamandır görmüyordu. Bu yüzden çok heyecanlıydı. " Yukarıdaki parçada kullanılan deyim ve anlamını yazın. ........................................ 3. - Bir anda kulağı , arı soktuğu için kabardı. - Yakalandığı hastalık kulağının kabarmasına yol açtı. - Konuşulanları anlamak için kulak kabarttı. Yukarıdaki cümlelerin hangisinde kulak kabartmak deyim olarak kullanılmıştır ve anlamı nedir ? ......................................... 4. " Ateş olmayan yerden duman çıkmaz " atasözünün anlamı nedir ? ....................................... 5. Ahmet, benimle arkadaşlık kuracaksan "gülü seven dikenine katlanır" atasözünü aklından çıkarmayacaksın, dedi. Ahmet'in kullandığı atasözünün anlamı nedir ? ...................................... ............. Yukarıdaki deyim nasıl tanımlanırsa birisinin artık eski değerini ve saygısını kaybettiği anlamına gelir . ...................................... 7. " Sinirden gözü çevrilmişti. " cumlesinde yanlış kullanılan deyimi ve doğrusunu yazın . ..................................... 8. - Uzun deneyimler sonucunda ortaya çıkmıştır . - İlk kim tarafından söylendiği belli değildir . - Genellikle öğüt bildirmektedir . Yukarıda özellikleri verilen kelime grubu nedir ? ..................................... 9. kulak ....... Yukarıdaki deyim hangi kelime ile tamamlanırsa deyimin anlamı " bir konuşmayı gizlice dinlemek " anlamına gelir . ........................................ 10. "Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur" atasözü insanların hangi yönünü eleştirmektedir . ....................................... Cevap Anahtarı 1. Keskin sirke küpüne zarardır ya da öfkeyle kalkan zararla oturur 2. Deyim etekleri zil çalmak , anlamı çok mutlu olmak 3. Kulak kabartmak deyim olarak kullanılmıştır . Anlamı bir konuşmayı gizlice dinlemektir . 4. Bir olay ile ilgili söylentiler varsa mutlaka bu sözlerin bir doğruluk payı vardır . 5. Sevilen insanın bazı olumsuz özelliklerini hoşgörmek gerekir . 6. -den düşmek 7. Gözü dönmüştü 8. Atasözleri 9. Kabartmak 10. Açgözlülük
Sefer YürükOkullar arasındaki geçişte yaşanan en önemli sorun, soruların türünde veya biçiminde değil, değerlendirme aşamasıyla ilgili kaygıda… Ayrıca, merkezi sınavların ortaokul ve liselerdeki eğitim ve öğretimi kendisine köle yapmasında… Açık Uçlu Sorularla elde edilecek kazanımlar Çoktan Seçmelilerle elde edilenlerden üstün değil ki… Tam tersine, Açık Uçlu Sorular uygulamadaki nitelikleriyle okullarımızda var olan kökleşmiş/gelenekselleşmiş ezberci öğretimin saltanatını adeta taçla onurlandırıyorlar. Zaten okullarımızda ölçme ve değerlendirmenin ağırlığı büyük çoğunlukla Açık Uçlu sorulardan oluşuyor. Böyle olduğu halde şimdiye kadar hangi başarıyı elde ettik de şimdi merkezi sınavları da Açık Uçlu soru temeline dayandırmaya çalışıyoruz? Bu olsa olsa kamuoyunun beklentisini ötelemeye yarar. Açık Uçlu Soruların gündeme geldiği ilk yıllardan bu yana ÖSYM yetkilileri büyük umutlar üretti. Önce örnek sorular yayınladı, sonra da merkezi sınavlarda sembolik denecek ölçüde Açık Uçlu Sorulara yer verdi. Zaman zaman yetkililerin kişisel açıklamalarıyla da 2003’ten bu yana gündemde kalmasını sağladı. Şimdi de TEOG, YGS ve LYS kaldırılınca, onların yerine getirilecek sistem arayışıyla birlikte Milli Eğitimin gündemine girdi. Ardı arkasına yorumlar gelmeye başladı; eğitimcilerden, öğretmenlerden, velilerden… Öğrenciler ise merak ve endişe içinde… Siyasiler de sanırım yerli yersiz yorumların önünü kesmek amacıyla, mangalın altındaki kömürü karıştırır gibi demeçler vermeye başladı. Eğitim yayıncısı kuruluşların deneme kitapçıklarında Açık Uçlu Soru örnekleri şimdiden çoktan yerini aldı. Ortaokullarda, liselerde yazılı sınavlara girenler, hele hele bu sınavlarda haksızlığa uğurladığını düşünenler Açık Uçlu soruların ne getirip ne götüreceğini iyi bilirler. Bu yüzden geçmiş yazılılara dönmek yerine ÖSYM web sitesinde yayınlanan Açık Uçlu sorulardan örnekler veriyorum ÖSYM TARAFINDAN YAYINLANAN AÇIK UÇLU SORU ÖRNEKLERİ EDEBİYAT “1. Bu dörtlüğün ait olduğu halk edebiyatı nazım türünün adı nedir? Bu parçada sözü edilen eserin adı nedir? BİYOLOJİ Sürekli bölünebilme yeteneğiyle bitkinin enine ve boyuna büyüyebilmesini sağlayan dokunun adı nedir? Karboksilik asitlerin uygun koşullarda alkollerle tepkimesi sonucu oluşan organik bileşik sınıfının adı nedir? KİMYA Sistematik adı sodyum hidroksit olan NaOH bileşiğinin yaygın adı nedir? Organik bileşiklerin fonksiyonel gruplara göre sınıflandırılmasında R-NH2 genel formülüyle gösterilen grubun adı nedir? MATEMATİK Bütün ayrıtları eşit uzunlukta olan bir üçgen dik prizmanın hacmi 18 birim küptür. Bu prizmanın yanal alanı kaç birim karedir? FİZİK Bu devreden geçen akımın, Şekil I’deki hâlden Şekil II’deki hâle gelmesi için, devreye seri olarak bağlanması gereken devre elemanı nedir? TARİH Karahanlılar Dönemi’nde fermanlarda kullanıldığı bilinen ve Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonraki ilk edebi eserlerden olan Kutadgu Bilig’in de yazıldığı alfabenin adı nedir? III. Selim Dönemi’nde yapılan yeniliklerde daha çok hangi devlet örnek alınmıştır? 1933 yılında kurulan; ayakkabı, tekstil, kâğıtçılık gibi farklı alanlardaki fabrikaları da bünyesinde toplayan ve aynı zamanda bankacılık faaliyetlerinde bulunan kuruluşun adı nedir? COĞRAFYA Güneydoğu Asya’da karalar ile Hint Okyanusu arasında yaz ve kış mevsimlerine göre yön değiştiren sürekli rüzgârlara ne denir? Hava olaylarının büyük bir bölümünün gerçekleştiği ve atmosferin en alt katını oluşturan katmanın adı nedir?” Soruların asılları Bana göre bunlar Açık Uçlu soru olmaktan epeyce uzaklar, Çoktan Seçmeli soruların adeta budanmış biçimleri, resmen Çoktan Seçmelilerin seçenekleri düşürülmüşleri... “…adı nedir, …ne denir, …hangi devlet örnek alınmıştır, …kaç birim karedir, …devre elemanı nedir” sözleriyle sonlanan soruları Açık Uçlu soru olarak nitelemek, Açık Uçlu sorulara büyük haksızlık olur. Çünkü bu tür soruların bir ya da iki kelimelik yanıtı vardır, bu yüzden düşünmeye/yorumlamaya geçit vermeyen ezber gerektiren sorulardır. Yanıtları öğrenciden öğrenciye değişmez, aynıdır. Soran, sorgulayan, düşünen ve yorumlayan bir gençlik yetiştirmekten çok uzaklar. Tam tersine ezbere yönelişi körüklerler. Şunu da unutmamak gerekir ki Açık Uçlu Sorulara tek veya birden çok sözcükle verilecek yanıtlar hem öğretmenleri hem de öğrencileri belli bir kalıp içine sokar. Öğretmenler öncelikli terimleri ezberletme yoluna gitmek zorunda kalır. Yorum gerektiren sorularda ise milyonlarca öğrencinin benimseyeceği ortak cümleler kurmaya ve ezberletmeye yöneltir. Alternatif cümleler ürettirir. Nitekim eğitim yayıncıları, ezberi isteklendirme menülerine ister istemez yeni yeni kitaplar servis etmeye başladılar bile… Paragrafla ilgili bir sorunun doğru yanıtını beş seçenek arasından seçmeyi ne kadar sakıncalı buluyorsak, aynı paragraf hakkında milyonlarca öğrencinin tek bir cümlede birleşmesini, onu kodlamasını beklemek ondan daha büyük yanlış olur. Doğru yanıta yakın olanlara teselli puanı verileceği söyleniyor, çözüm olmaz. Aynı yöntem Çoktan Seçmeli soruların birbirine yakın seçenekleri için de mümkündür. Değişen bir şey olmaz. Açık Uçlu Sorularla ilgili bu uygulama sembolik nitelikte olsa bile, ikna etmesi mümkün olmayan itirazlara kaynak olmaktan kurtulamaz. Bununla kalsa iyi, ister istemez merkezi sınavlar ile okullarımız arasında Çoktan Seçmeli sorularla başlayan uçurum iyice artar. Öğretmen ve öğrencilerimiz üzerindeki merkezi sınav baskısı azalmaz, daha da büyür. Nitelikli öğretimin önündeki engellere yeni engeller ekler. Uygulamadaki yönetmelik yazılı sınavlarda Açık Uçlu Soru emrediyor. Çoktan Seçmeli sorulara her dönemde sadece bir sınavda izin veriyor. Okullarımızdaki durum böyle olduğu halde neden istediğimiz verimi alamıyoruz? Bu sorunun yanıtını soru biçimleriyle açıklamaya çalışanlara katılmak mümkün değil, böyle çözüm gerçekçi olmaz, üstelik güncel sorunları gölgede bırakır, çözüm yollarını unutturur. Bir de şu sorulara bakınız. Yukarıda verdiğim sorularla karşılaştırma yapınız. Geçmiş yıllarda yaptığım yazılı sorularından alınmış Açık Uçlu soru örnekleri Göktürk Yazıtları gibi anlatım gücü yüksek metinlere sahip olan Türkçenin Öykü, Roman, Tiyatro, Makale ve benzeri türlerde örnek vermemesinin nedenleri hakkında düşüncelerinizi yazınız. Tasavvuf şiirinin doğuşuna halk ozanlarının nasıl bir katkısı olmuştur? Görüşlerinizi maddeler halinde yazınız. Mevlâna ile Yunus Emre aynı dönemde yaşamadıkları halde, Anadolu halkının belleği onları aynı mekânda buluşturmuş ve konuşturmuştur. Bu yakıştırmanın nedeni ve amacı ne olabilir? Kısaca açıklayınız. Çalıkuşu, Aşk-ı Memnu, Eylül gibi romanları dünya çapındaki klasikler arasında göremiyoruz. Bunun nedenini okuduğunuz bir romandan hareketle açıklayınız. Türkçe’nin ses ve yapı bakımından uygun olmadığını bildikleri halde, Türk şairlerin Aruz vezniyle yazmaya özenmelerinin nedeni ne olabilir? Görüşlerinizi anlatınız. Bulunduğu ortamlarda Türkçe konuştukları, Türkçe sohbet ettikleri halde Mevlâna, Mesnevi’yi Farsça; Hacı Bektaş Veli, Makalat’ı Arapça yazmıştır. Türkçe yazmayışlarının nedeni ne olabilir? Kısaca açıklayınız. Uluslararası bir dergi, sizden İstanbul’u tanıtan bir yazı yazmanızı istese, İstanbul’un hangi yönünü anlatırdınız? Neden? Düşüncelerinizi planlı bir kompozisyon biçiminde yazınız. Açık Uçlu soruların bunlar gibi veya benzer nitelikte olduğunu var sayalım, öyleyse; Bu soruların yanıtları yanıt anahtarında birkaç kelimeyle sabitlenebilir mi?Milyonlarca öğrencinin aynı cümle veya sözlerde birleşmesi sağlanabilir mi?Optik cevap kağıtları öğrencilerin düşüncelerini yazacak kadar hacimli olabilir mi?Okumakla görevli eğitmenler öğrencilerin yanıtlarına nasıl puan takdiri yapabilirler?Okunamayan yazılar yanlış mı/doğru mu sayılır? Okullarda öğrenciler yazılı kağıtlarını görme hakkına sahip oldukları için, beklentiler önemli ölçüde karşılanabiliyor. Bu durum merkezi sınavlarda mümkün olacak mı? Milyonlarca öğrenci kağıtlarını görebilecek mi? Yine tekrar etmek istiyorum, okullar arası geçişteki çıkmazımız soruların türünde veya biçiminde değil, merkezi sınavların ortaokul ve liselerdeki eğitim ve öğretimi adeta kendine köle yapmasında… Elbette ki Açık Uçlu sorular benim de gözdem. Bir şartla ki, sadece SORULARI HAZIRLAYANLARIN, YANITLAYANLARIN ve OKUYANLARIN yüz yüze gelebildiği ortamlarda olması koyşuluyla... Aksi halde eğitimde büyük hasarlar oluşur, okulları sevimli kılan değerler onarımı zor yaralar alır. Kaç kişi tarafından okunursa okunsun, okuyanların çok olması haksızlığa uğradığını düşünenleri ikna etmeye yetmez. Düşünün bir kere, merkezi sınavlarda soruyu yanıtlayanla okuyanlar yüzleşebilir mi? Yöneticilerin öğretmenlere, öğretmenlerin öğrencilere, öğrencilerin öğretmenlere, velilerin okullara güvenmede büyük yaralar bulunan bir sistemde Açık Uçlu sorular eğitimdeki sorunları çizmek bir yana, onların daha da büyümesine/çoğalmasına neden olur, yeni olumsuzluklar yaratır, Çoktan Seçmeli soruların adaletini aratır hale gelir. ÖYLEYSE SORUN NEREDE? Çoktan Seçmeli Sorular her ne kadar beklentilerimize arzu ettiğimiz nitelikte yanıt vermese de tartışma gerektirmeyen sonuçlarının toplumumuz tarafından kabul görmüşlüğü var; elektronik ortam değerlendirmeleri kişi değerlendirmelerinden daha objektif olduğu içindir ki, kuşku yaratmamaları var. Çoktan Seçmeli Soru bazında yakınan ne bir öğrenci ne de bir veli gördüm… Oysa okullarda Açık Uçlu Sorularla yapılan sınavlarda itirazlar eksik olmuyor. En basitinden 98 puan almış bir öğrenci bile iki puanın nereden kırıldığını görmek ve bilmek istiyor. Doğal hakkı da… Öğretmenine güveni bir yana, yönetmeliğin emredici hükmü gereği öğretmen her öğrenciye yazılı kâğıdını göstermek zorunda. Öğretmen öğrencileri dinliyor, yanıt anahtarı doğrultusunda itiraz gerekçelerini değerlendiriyor. Ancak her zaman öğrenci ikna edilemiyor, haklı veya haksız olarak sesini yükseltiyor, bazen bu öğrenciler seslerini okul yönetiminin duymasını sağlayabiliyorlar, öğretmenle öğrenci arasındaki güveni zedelemekle kalmıyor, velilerle öğretmenlerin karşı karşıya gelmelerine neden olabiliyor. Burada bitmiyor, Açık Uçlu Soruların değerlendirmesiyle ilgili anlaşmazlıklar bölge idare mahkemelerine kadar uzanabiliyor. Öğretmen tarafından Açık Uçlu sorularla yapılan yazılı sınavlarda haksızlığa uğradığını düşünen öğrencilerin sesi öğretmenler odasına kadar gidebiliyor, yönetici odalarından bile duyulabiliyor. Velilerin hışımla okula geldiği yaşanan bir gerçek. Düşünebiliyor musunuz? Açık Uçlu sorularla yapılan merkezi sınav sonuçları açıklandıktan sonra, haksızlığa uğradığını düşünenlerin sesi, sonuçtan memnun olmayanların sesi ülke genelinde birleşirse, nerelerden duyulur, kimler duyar? MEB/ÖSYM bu ihtimali gözden ırak tutmamalı… AÇIK UÇLU SORULARIN KAZANIMI VAR MI? Üniversiteye giden öğrencilerin sayısında artış olacak mı? Yükseköğretim kurumlarının niteliklerine göre isabetli öğrenci yerleştirmesi sağlanacak mı? İyi ki değiştirildi, iyi ki Açık Uçlu sorular geldi diyebilecek miyiz? Okullarımızda Öğretmen Merkezli Öğretimden vazgeçmedikçe, hangi soru türü sorulursa sorulsun başarı sıralaması aynı olacaktır. Belli öğrenciler yine üst sıraları paylaşacaktır. Nitekim bunu zaten okullarımızda görüyoruz. Hem Açık Uçlu hem de Çoktan Seçmeli sorularla yaptığımız sınavlarda yine hep aynı öğrenciler ilk sıralarda yer alıyor. Eğitim sistemimizde nihai verimsizliğin nedeni olarak gösterilen Çoktan Seçmeli sorulara haksızlık edildiği kanısındayım. Bu tür sorulara ben de karşıyım, ancak –yukarıda da belirttiğim gibi– başarısızlığın nedeni olarak gösterilmesini kabul edemiyorum. Çünkü okullarımızdaki başarısızlığın nedeni başka… Çünkü sınıfların dört duvarları arasında yapılanlarla öğretmenlerden beklentilerimiz üniversitelerin öğretmenlere yükledikleriyle, öğretmenlerin öğrencilere verdikleri arasında çok büyük farklar akademisyenlerin öğretmenlere vermek istedikleriyle öğretmenlerimizin akademisyenlerden beklentileri çok farklı. Eğitim gerçeğimizin bu yönlerini göz önünde bulundurmayanlar hemen öğretmeni suçluyorlar; öğretmenlerin eğitim eksikliğine, akademik bilgi yetersizliğine, daha da ileri gidenler tembelliğine yoruyorlar. Bilmiyorlar ki her öğretmen her öğretim yılı için en az 36 ile 144 arasında senaryo üretmek zorundadır... Bazı branşlarda bu sayı kat kat artıyor. Üstelik o senaryolardan bir o kadar film üretmek zorunda kalıyorlar. Sonra da öğrencilerin filmleri sevmediklerini, istekli izlemediklerini görünce, sorunlar başlıyor. Hemen öğretmene saldırılıyor, suçlanıyor. Suçlamak hangi sektörde çözüm oldu ki, eğitim ve öğretimde de olsun? Sınıf yönetiminde istediğimiz verimi neden alamıyoruz, biliyor musunuz? Şu örneği iyi düşünün Bir binanın projesini mimar çiziyor, yüklenici yapıyor, mühendis kontrol ediyor. Bir dersin Konu Anlatım Planı da tıpkı bina projesi gibidir, eminim ondan daha değerlidir. Oysa sınıf yöneteninde ders planını ÇİZEN de, İNŞA EDEN de, DENETLEYEN de öğretmenlerimiz… Durum böyle olunca, günlük plan ya hiç yapılmıyor ya da yapılanlar göstermelikten öteye geçmiyor. Öğretmenlerimiz adeta gelenekselleşmiş bir alışkanlığın sonucu olarak sınıfa ya hiç plansız giriyorlar, doğaçlamaya sırtını yaslıyorlar, ya da gelişigüzel bir taslak çiziyorlar. Doğal olarak plansız ya da gelişigüzel yapılmış bir planla inşa edilen bina ne kadar sağlam olur? Öğretmen sadece sınıf yönetiminin yüklenicisi olmalı ve öyle kalmalıdır. 1 Ekim 2012 tarihli Milliyet gazetesinde, “Ders Planlarını Satarak Milyoner Oldu” başlıklı bir haber ilgimi çekti. Haberde, işsiz kalan Amerikalı bir öğretmenin geçim sıkıntısı nedeniyle öğretmenlik yaptığı yıllarda hazırladığı Konu Anlatım Planlarını internet ortamında satarak bir öğretim yılında bir milyon dolardan fazla kazandığı anlatılıyordu. Aynı haber başka gazetelerde de yayınlandı, televizyonlarda da haber olarak verilmişti. Gelişmiş ülkelerde öğretmenlerin konu anlatım planına gerek duymadıklarını sanıyordum. Bu yüzden pek çok ulusal gazete ve televizyonda yer alan bu haberi okuyunca önce şaşırdım, sonra da çok etkilendim. Demek ki, bizim okullarımızda üvey evlat muamelesine bile layık görülmeyen konu anlatım planı, meğer Amerikalı öğretmenler için satın alınacak kadar değerliymiş. Eğitimden kaliteli ve nitelikli verim almak için konu anlatım planına olan acil ihtiyacımızı o habere isnatla daha iyi anladım. Amerikalı öğretmenler sıradan bir planla derse giriyorlarsa, şimdi aradaki açığı kapatabilmemiz bize sıradan planlar yetmez; bizim öğretmenlerimiz olağanüstü planlarla, zenginleştirilmiş -senaryolaştırılmış planlarla derse girmeli ki aradaki açığı kapatabilelim. Ancak bu tür nitelikli bir planı kesinlikle öğretmenlere yüklemeyelim, onların yapmasını istemeyelim. Plan bazında öğretmenlerimize destek verelim, onların yanında olalım… Hem de hiç zaman kaybetmeden… Sefer Yürük
edebiyat açık uçlu soru örnekleri